Hüseyin Şuekinci’nin hazırlayıp sunduğu Spor Hikâyeleri’nin bu haftaki konuğu, Korkusuz Yazarı Ümit Zileli’ydi.  

Gazeteciliğe henüz lise 2 öğrencisiyken Tercüman Gazetesi’nde başlayan Ümit Zileli ile bazı dönemleri yurt dışında geçen 43 yıllık meslek hayatında yaşadığı anıları, spora bakış açısını, yazdığı kitapları konuştuk.  

Tecrübeli gazeteciyle yaptığımız söyleşiden öne çıkan bazı başlıklar şöyle:  

GAZETECİLİK, RUHUNDA VARSA YAPILABİLECEK BİR MESLEK   

“11 yaşından beri gazeteci olmayı kafama koymuştum. Gazi Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldum. Aslında sonra da üzüldüm, ‘Niye gazetecilik okudum?’ diye. Çünkü bir siyasi tarih, tarih okumak çok daha iyi olurdu. Gazeteci olmak isteyen gençlere zaman zaman şu tavsiyede bulunuyorum; ‘Gazetecilik bölümünü seçmeyin, gazetecilik ruhunda varsa, eğer gerçekten istiyorsan yapılacak bir meslek.’ Ayrıca, bizdeki gazetecilik okullarında maalesef öyle çok da iyi bir eğitim verilmiyor.  

SPORU KANLI BIÇAKLI HALE GETİRDİLER  

Son 20 yıla baktığımızda iktidarın, kulüpler üzerinde bir tahakküm kurma düşüncesiyle işin içine girdiğini görüyoruz. Ayrıca beraber yürüyoruz dedikleri ortağı, yani şimdiki FETÖ, 2011’de kurduğu kumpaslarla çok açık bir şekilde Fenerbahçe’yi ele geçirmeye çalıştı. Bazı takımlarda bunu becerdiler de. Fakat Fenerbahçe taraftarlarıyla birlikte öyle sıkı durdu ki. Çözemediler takımı.  

FENERBAHÇE’NİN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ÇIKIŞINI DİĞER KULÜPLER DE YAPMALI  

Milyonlarca taraftarı bulunan Fenerbahçe’nin yapısı ilericidir. Fenerbahçe gibi camialar da üzerine düşeni yapmak zorunda böyle konularda. Fenerbahçe’nin İstanbul Sözleşmesi çıkısı son derece doğrudur. Son derece vicdanidir, son derece adaletlidir. Bunu görmeyip de ‘Ne gereği vardı?’ demeyi doğru bulmuyorum. O zaman hiçbir şeyin gereği yok. Bu vicdani bir konu, dolayısıyla diğer kulüplerin de buna katılması gerekir. Bu anlamda Fenerbahçe’yi kutluyorum. Kulüplerimiz, başka toplumsal konularda da hassasiyet göstermeliler.  

TÜRKİYE BİR İĞNE DELİĞİNDEN GEÇİYOR  

Görüştüğüm ekonomist arkadaşların dedikleri, iş ya IMF kapısında dilenmeye ya da moratoryuma (Devletin ödeme süresi gelmiş borçlarını yasayla ertelemesi) gidiyor. Moratoryum ilan eden bir ülkenin belini doğrultması öyle kolay değildir. Türkiye’nin bugün 450 milyar dolar borcu var. Bunun içinde yap-işlet-devretler yok, hazine garantileri yok. Bu 700 milyardan fazla borç demek. Çanakkale Köprüsü, Kanal İstanbul gibi projelerin neden olacağı borç yükü bu rakamlara dâhil değil üstelik. Bindik bir alamete, gidiyoruz felakete…”

Zileli, Spor Hikâyeleri’nde yazdığı kitaplar hakkında anekdotlar da paylaştı.

Zile’nin yazdığı kitaplar:  

Vur Emri – Bir Asteğmenin Tunceli Anıları  

Karanlığa Karşı Yazılar – Irkçı, Şeriatçı, Mandacı Kuşatma  

İş Birlikçiler  

Aydın İhaneti  

Vurgun Demokrasisi  

Cumhurun Trajedisi – Karşıdevrimin Kısa Tarihi (2009)  

Aydınlanmanın Sesi – İlhan Selçuk Anlatıyor (2010)  

Efendiler ve Uşakları (2016)  

Karşı Devrimin Kısa Tarihi – 100 Yıllık Hesaplaşma (2020)