Haber: Samet Demir

Fenerbahçe Spor Kulübü daha önce görülmemiş bir tazminat davası ile gündeme geldi. Kulüp, 2011 yılındaki 3 Temmuz sürecinde “Futbolda Şike Kumpası” davası adıyla bilinen ve FETÖ’nün yargıdaki yapılanmasının başlattığı “şike” yargılamalarının yol açtığı zararın tazmini için Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) 250 milyon TL’lik tazminat davası açtığını duyurdu.

Türkiye Süper Ligi’ni 2011 yılında şampiyon olarak tamamlayan ekip, UEFA Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılma hakkı kazanmış ancak kumpas yargılamaları nedeniyle iddialara göre, TFF tarafından Avrupa’ya gönderilmemişti. Fenerbahçe şimdi o dönemde Şampiyonlar Ligi’ne katılamaması nedeniyle uğradığı zararın tazmini için TFF’ye tazminat davası açtı.

“FENERBAHÇE’Yİ ŞAMPİYONLAR LİGİ’NE GÖNDERMEYEN TFF”

Davanın detaylarını, spor hukuku konusunda uzman avukat Dilay Unan, CRI Türk’e değerlendirdi.   

“2011 senesinde UEFA’dan gelen mektup üzerine, Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne göndermemeye kararı veren kurum TFF’dir.” diyen Unan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bu sebeple, Fenerbahçe’nin TFF’ye karşı açmış olduğu tazminat davası haklı bir temele dayanmaktadır. 2011 öncesinde ‘şike’nin 6222 sayılı kanunda bir tanımı bulunmamaktaydı. Dolayısıyla, 2011 senesinde ‘şike’ bir suç olarak kabul edilmediğinden sadece ceza yargılaması yoluna başvurulmuştu. Ceza davası devam ederken de maddi ve manevi tazminat davası açılabilirdi ancak bu durumda mahkeme, ceza davasını bekletici mesele haline getirecekti. Dolayısıyla, ceza davasının sonuçlanmasının ardından tazminat davası açılması taktiksel bir harekettir. Fenerbahçe bu süreçte ‘mağdur’ edildi. Asıl sorumlu olanlar; TFF’nin Fenerbahçe aleyhinde bu kararı vermesine zemin oluşturan kurum ve kişilerdir. Dolayısıyla sorumluluk anlamında Fenerbahçe ilk etapta bu kurum ve kişilere dava yöneltebilirdi. Yaklaşık 10 yıl önce 45 milyon Euro zarar talep ettiğiniz bir dava varken şimdi neden 250 milyon TL olarak talep edilmekte bunu en iyi Fenerbahçe idaresinden öğrenmek lazım.

“DAVANIN EMSALİ YOK”

Daha önce Türkiye’de bu kadar yüksek meblağlı bir tazminat davası benim bildiğim kadarı ile yok. Dolayısıyla emsal teşkil edebilecek bir karardan da bahsetmek mümkün değil. Tabii yargı makamı, dava sonucunda bu denli yüksek bir meblağa hükmeder mi? O kısmı hepimiz ilerleyen süreçte göreceğiz.

UEFA GİBİ ULUSLARARASI KURUMLAR DAVAYA DÂHİL EDİLEBİLİR Mİ?

TFF ile ilgili olarak biliyorsunuz ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin “Ali Rıza ve Diğerleri” kararı verilmişti. İç hukuk yolları tamamen tükendikten sonra ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamına giren bir hakkın ihlal edildiği durumlar söz konusu olur ise (adil yargılanma hakkının ihlali gibi) bu durumda AİHM’ye başvuru mümkün olabilmektedir. Ancak böyle bir durumda da; her ne kadar husumet yöneltilmek istenen kurum TFF dahi olsa, söz konusu davada husumet yöneltilecek taraf Türkiye Cumhuriyeti olacaktır.”