Spor yorumcusu Behçet Üstün, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Üstün, spor gündemindeki son gelişimleri değerlendirdi.

İki gün önce Fenerbahçe takım otobüsünün 4 Nisan 2015’te kurşunlanmasının altıncı yıl dönümü olduğunu hatırlatan Üstün, “Ne yazık ki, bu konuda hiçbir ilerleme sağlanabilmiş değil. Hatta soruşturmanın sürüp sürmediğini dahi bilemiyoruz. Oysa istenen gerçekleşseydi ülkenin nerelere gidebileceğini düşünmek bile istemiyoruz. Bu kadar ciddi bir olayın bu kadar hafife alınması son derece üzücü. Her şey bir yana, olayın yaşandığı gün ‘Hastaneden gelen ilk bilgilere göre, şoföre taş gelmiş, kurşun değil. Taşla yaralanmış. Tedavisi sürüyor.’ açıklaması yapan bir vali vardı. Olayın kurşunlama olduğu ortaya çıktıktan sonra, eğer vali yalan söylediyse bunun nedenini, hastane yanlış bilgi aktardıysa onun nedenini öğrenmeye hakkımız olduğunu düşünüyorum. Umuyorum soruşturma sürüyordur ve geç de olsa bu olay aydınlatılır.” dedi.

OKYANUSLARI GEÇİP DEREDE BOĞULMAK

Milli takım hakkında yaptığı yorumun ne yazık ki, gerçekleştiğini belirten Üstün, “Letonya’ya iki kez iki farklı öne geçmemize rağmen puan bıraktık. Okyanusları geçip derede boğulmaları maalesef daha önce de tecrübe etmiştik. Teknik kadrodan önce futbolcuları bu noktada eleştirmek gerekiyor. Letonya’dan üç gol yiyecek bir kadromuz yok bizim. Kadro, dizilim, taktik sıkıntı olsa dahi bu yenilen goller pek yakışmadı bu takıma. Yine de avantajımızı sürdürüyoruz. Belki de bu tökezlemenin erken olması ilerisi için bir ikaz olmuştur, diye avunmamız gerekiyor.” diye konuştu.

FENERBAHÇE HAFTAYI HİÇ BEKLEMEYECEĞİ BİR KÂRLA KAPATTI

Süper Lig’de oldukça çarpıcı sonuçların alındığı bir hafta olduğunu söyleyen Behçet Üstün, “Haftaya girerken şampiyonluk umutlarını yitirme noktasındaki Fenerbahçe haftayı hiç beklemeyeceği bir kârla kapattı. Hem Galatasaray, hem de Beşiktaş kaybedince bir umut maçına çıkan Fenerbahçe üç puanı almayı bildiyse de şampiyonluk için ilerideki haftalara fazla ışık vermedi. Erol Bulut sonrası reaksiyon merakla bekleniyordu. Ancak özellikle ilk devre biterken herkesin aklındaki soru ‘Aynı şekilde devam edilecekse devam edecekse Erol Bulut niye gitti?’ idi. Kadro, diziliş, oyunculardaki ‘ısırmama hali’ aynen devam ediyordu.

Galatasaray’da da son haftalarda sıkıntılar olduğunu görüyoruz. Haftanın ciddi sürprizi Beşiktaş oldu. Küme düşme hattından kurtulma mücadelesi veren Kasımpaşa’ya mağlup oldu. Çift maç haftasında önümüzdeki birkaç gün zirve için oldukça belirleyici olacak gibi gözüküyor.” açıklamasında bulundu.

MİLLİ TAKIM VE COVID-19

Geçen haftanın ilginç iddialarında birinin de gazeteci Hüseyin Özkök’ten geldiğine dikkat çeken Üstün, “Özkök, 2022 Dünya Kupası grup elemeleri nedeniyle verilen aranın ardından kadroya ilk çağrılan 28 kişiden 16 Milli Takım futbolcusunun korona testlerinin pozitif çıktığını yazdı. Bu gerçekten de ciddi bir yöneticilik skandalıdır. Milli takım kamplarındaki önlemlerin ve bunların uygulanmasında ciddi bir zaafa işaret ediyor. Bu durumun milli oyuncuların takımları için de önemi düşünüldüğünde lig yarışına da etkisi olacaktır. Bu nedenle daha ciddi önlemlerin alınması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

TFF İLE TRABZONSPOR ARASINDA NELER OLUYOR?

Spor yorumcusu Behçet Üstün, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile Trabzonspor arasında yaşanan gelişimler için şunları söyledi:

“Medyada yer alan bir başka iddia da TFF’nin Kulüpler Birliği üzerinden Trabzonspor’a sert bir yazı yolladığı yolunda. Bilindiği üzere Trabzonspor Kulübü, kısa süre önce TFF ile kurulların tarafsız ve bağımsız olmadıklarını, bu nedenle FIFA’ya şikâyette bulunduklarını açıklamış ve Kulüpler Birliği’nden de bordo-mavili takıma destek gelmişti. Bu konudan biz de bahsetmiştik.

Kulüpler Birliği’nin destek mektubunda ‘Spor yargı sistemimiz başta olmak üzere TFF ve bağlı kurullarının FIFA tarafından belirlenen ilkeler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2020 ve yine Kamu Denetçileri Kurumu’nun 2021 tarihli kararlarında önerilen sistemsel ve ilkesel değişikliklerin yapılması için gerekli adımlar ivedilikle atılmalıdır. Bu hususta Trabzon’un da FIFA nezdinde yürüttüğü haklı mücadeleyi desteklediğimizi bilginize arz ediyoruz.’ denilmişti ve bu yüzden TFF ile Kulüpler Birliği’nin arası açılmıştı.

TFF Kulüpler Birliği’ne bir yanıt gönderdi: ‘Şayet sizler genel kurulumuza katılma tenezzülü gösterseydiniz bahsettiğiniz konularla ilgili hazırladığımız statü değişiklikleri yapılacaktı. Ama katılma tenezzülü göstermeyip olayı bu duruma siz getirdiniz.’

TFF ayrıca Trabzon’un bu başvurularına karşılık kulüplerin her sezon başı imzalayıp TFF’ye gönderdikleri taahhütnameyi hatırlatarak, ‘Attığınız adımları tekrar gözden geçirmenizi tavsiye ederiz aksi takdirde bunun bedeli ağır olur.’ diye de gözdağı verdi.

Bu taahhütnamenin içeriği şöyle: ‘TFF yargı kurullarının görev ve yetkilerini kabul edip kararlarına uyacağımızı; bu kararlara karşı hiçbir idari ve adli yargıya, temyiz, tashihi karar, yargılamanın iadesi gibi kanun yollarına başvurmayacağımızı; yukarıdaki taahhütlerimize aykırı hareket ettiğimiz takdirde tescilimizin iptalini ve müsabakalara iştirak ettirilmemeyi kabul, taahhüt ve beyan ederiz.”

Karşılıklı tehditlerin sonunun nereye varacağını merakla izlemeye devam edeceğiz.”

1959 ÖNCESİNDEKİ ŞAMPİYONLUKLAR VE TÜRKER ASLAN

1959 öncesindeki şampiyonluklarla ilgili de görüşlerini paylaşan Behçet Üstün, “Geçen haftanın kamuoyunda en çok tartışılan konusu ise Fenerbahçe ve bazı kulüplerin TFF’ye yaptıkları, 1959 öncesindeki şampiyonlukların tanınması yolundaki başvuru oldu. Özellikle Fenerbahçe ve Galatasaray’ı bir kez daha ve oldukça sert bir şekilde karşı karşıya getirdi. Karşılıklı savların neler olduğunu burada özetlesek bile süremizi oldukça aşarız. Bu konuya ayrıca değinmek üzere tek bir konuya girmek istiyorum. Geçmiş yılların Tahkim Kurulu Başkanı Türker Aslan Fenerbahçe’nin kendi dönemlerinde başvurusu olduğunu ve bunu reddettikleri için yeni deliller olmadan yeni bir başvuru yapılamayacağını söyledi. Fenerbahçe Kulübü ise böyle bir başvuru olmadığını, iddia edilen başvurunun belgelerinin TFF tarafından bulunmasını istedi. Şimdi gözler TFF’de. Eğer ki, Türker Aslan bu konuda yalan söylüyorsa Tahkim Kurulu başkanlığı yaptığı bütün o yıllar sorgulanmaya başlanır ve başlanmalıdır da.” değerlendirmesinde bulundu.