Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) ekim ayında tüketici fiyatlarında beklentilerin üzerinde bir artış görüldü. Ülkede tüketici fiyat endeksi ekimde bir önceki yılın aynı dönemine göre, yüzde 6,2 arttı. Böylece enflasyon 1990’dan bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Ekonomistlerin beklentisi yıllık enflasyonun yüzde 5,9 olarak gerçekleşmesi yönündeydi.

Covid-19 salgınından büyük hasar gören ABD ekonomisi, karantinaların yürürlüğe girmesi, işletmelerin kapanması veya çalışma saatlerinin kesilmesi ve tüketicilerin sağlık önlemi olarak evde kalması nedeniyle 2020 baharında adeta çöküş yaşadı. 22 milyon kişiyi işten çıkarıldı, ülkede büyük bir durgunluk başladı. Yine de ekonomi, devasa hükümet harcamaları ve Fed’in bir dizi acil hamlesiyle beklenmedik bir toparlanma sahneledi. İlkbaharda aşıların piyasaya sürülmesi, tüketicilerin “normal hayatlarına” bir nebze de olsa dönmesini sağladı.

Bu ani gelişme karşısında işletmeler talebi karşılamak için mücadele etmek zorunda kaldı. İyi hizmet verebilmek için yeterince kişiyi hızla işe alamadılar. İşler normal seyrine girmeye başlayınca limanlar ile yük depoları trafiği kaldıramadı, küresel tedarik zincirlerinde sorunlar yaşandı. Diğer yandan artan maliyetler, pandemi sırasında tasarruf etmeyi başaran tüketicilere yüksek fiyatlar olarak yansıdı. Eylül ayında ABD’de rekor sayıda kişi işini bırakırken 10,4 milyon yeni iş açıldı. Joe Biden yönetiminin ABD’de petrol arzına getirdiği kısıtlamalar de arz talep dengesini etkiledi.

İŞLETMELER ÜRETİMİ ARTIRMA KONUSUNDA TEMKİNLİ

Ekonomistlerden gelen açıklamalara bakarsak, daha cesaret kırıcı bir mesaja vurgu yapıldığını görüyoruz; “yüksek fiyatlar muhtemelen önümüzdeki yıla kadar devam edecek.” diyenler olduğu gibi, “Enflasyon tablosunun iyileşmeden önce iyice kötüleştiğini göreceğiz.” diyenler de var.

Daha yüksek enflasyon aynı zamanda işletmelerin canlanan talebe yanıt olarak üretimi yalnızca yavaş yavaş artırmasının da bir sonucu. İşletmeler, talebin kalıcı olup olmadığından emin değil ve üretimi artırma konusunda temkinli. Talep, arz ve dolayısıyla enflasyon arasındaki uçurumun pandemiden sonra çok daha kalıcı olacağına şüphe yok çünkü ekonomi pandemiye bağlı kalmaya devam ediyor. Örneğin, bu yaz döneminde Delta varyantı büyümeye zarar verdi ve enflasyonu artırdı ancak enfeksiyonlar azaldıkça büyümenin hızlandığı da unutulmamalı.

Başkan Joe Biden, açıklanan ekonomik verilere ilişkin değerlendirmesinde, enflasyon eğilimini tersine çevirmenin en önemli öncelik olduğunu söyledi. Biden ayrıca fiyat artışlarında en büyük payın enerji fiyatlarında olduğuna işaret ederek, “Enflasyonun izlenmesi ve mücadele edilmesi için gerekli adımların atılması konusunda ABD Merkez Bankasının (Fed) bağımsızlığına olan bağlılığımı yeniden vurgulamak istiyorum.” dedi.

Dört yıllık görev süresi şubat ayında dolacak olan Fed Başkanı Jerome Powell ise, “Yüksek bir enflasyona sahibiz ve bunu istihdam piyasasında olanlarla dengelememiz lazım. Faizleri artırmak için doğru zaman olduğunu düşünmüyoruz. İş gücü piyasasında daha fazla iyileşme görmek istiyoruz.” değerlendirmesini yapmıştı. Enflasyondaki yüksek seyrin gelecek yıl devam etmeyeceği öngörüsünde bulunan ABD Hazine Bakanı Janet Yellen da Fed’in 1970’lerdekine benzer çift haneli enflasyona izin vermeyeceğinin altını çizdi.

ABD ENFLASYONUNDAKİ ARTIŞIN SEBEBİ NE?

ABD enflasyonu şüphesiz politika tercihlerinin bir sonucu. Başkan Joe Biden’a güven dramatik bir şekilde düştü ve üstelik ara seçimler çok uzak değil. Yakın zamanda paylaşılan anket sonuçları, Biden’a olan desteğin azaldığını gösteriyor. Covid-19 sürecinde eski başkan Donald Trump’ın yönetimdeki başarısızlığının ardından ülkede yaşanan ekonomideki gidişat başta olmak üzere sağlık sektöründeki olumsuzluklar gibi pek çok alana sirayet eden düşüş grafiği Biden ile birlikte istikrara kavuşamadı. Benzin fiyatlarındaki artış ve tedarik zinciri gibi konular da Demokratlara ciddi anlamda kan kaybettirdi. Pek çok uzman, Demokratların 2022’de Senato’da çoğunluğu Cumhuriyetçilere kaptırma ihtimalinin yükseldiğine inanıyor.

Enflasyonun son yılların en yüksek seviyelerine ulaşması Biden’ın üzerindeki baskıyı her geçen gün artırırken, Biden’ın ekonomik danışmanları enflasyonun artmasında Başkan’ın politikalarının değil, Covid-19’la bağlantılı küresel sorunların etkili olduğunu belirtiyor. Ayrıca ABD ekonomisinin yeni yıla yükselen enflasyonla girmeye hazırlandığı şu günlerde son veriler ise, küresel tedarik zincirinde sorunların yaşandığı bir ortamda, fiyat baskılarının ekonomide beklenenden daha uzun süre etkili olabileceğine ilişkin endişeleri de artırıyor. Özetle, ABD’de pandemi sırasında yaşanan istihdam kayıpları göz önüne alındığında ekonominin ciddi bir desteğe ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.

Tuğçe Akkaş