Facebook, kendi içinden sızıntılarla bir dizi suçlamayla karşı karşıya kaldı. Ortaya çıkan belgeler, çalışanların platformun kötü etkilerini defalarca tespit ettiğini ve en üstteki yöneticiye kadar sorunların bilinmesine rağmen düzeltilmediğini gösterdi.

The Wall Street Journal gazetesi, hafta boyunca “The Facebook Files” adıyla Facebook içinden sızan belgelere dayanarak önemli haberler yayımladı. “The Facebook Files” araştırması kapsamında beş haber yayımlandı. Şirket içinden sızan bu belgelerde de Instagram’ın genç kızların psikolojisini kötü etkilediği, Platformun uyuşturucu ve insan kaçakçılığı trafiğinde kullanılmamasına yönelik tedbir almadığı, çok takipçili ünlü hesaplarına kuralların işletilmediği, platformun algoritmasının insanları daha agresif yaptığı ve aşı karşıtı içeriklerin kontrol altına alınmadığı ortaya çıktı.

CRI Türk’te İlkay Akkaya’nın hazırlayıp sunduğu “Yakın Gelecek” programında da “Facebook Dosyaları” ele alındı. Akkaya, ortaya çıkan belgelerin ortak noktasının Facebook şirket yönetiminin tüm bu sorunlardan haberdar olmasına rağmen hiçbir adım atmadığı gibi sümen altı etmesi olduğunu söyledi. Akkaya, platformların kontrolsüz yapılarının kendi şirketlerini bile etkisizleştirdiğini savundu.

Wall Street Journal’ın “Facebook Dosyaları”nda ortaya çıkanlar şunlar:

1- KURALLAR ÜNLÜLERE İŞLETİLMEMİŞ

Facebook’un içinden elde edilen belgelere göre “güçlü kullanıcı” denebilecek 6 milyon kişi, sitenin kurallarını ihlal etmelerine rağmen herhangi bir yaptırımla karşılaşmamış. Facebook’ta takipçisi fazla olanlar bazı kullanıcılar için yasak olan davranışlar tolere edilmiş. Bu torpilden yararlananlar arasında da nefret söyleminde bulunan politikacılardan, müstehcen fotoğraflar paylaşan futbolculara kadar “bir grup elitin” yer aldığı ortaya çıktı.

2- INSTAGRAM’IN GENÇ KIZLARA ETKİSİ GİZLENMİŞ

Facebook’un, Instagram’ın gençleri olumsuz etkilediğine dair önemli bir araştırmayı gizlediği ortaya çıktı. Sümen altı edilen araştırma sonuçlarına göre, Instagram genç kızlarda anksiyete ile depresyonu artırıyor, psikolojilerini ve beden algılarını olumsuz etkiliyor. Ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) gençlerin yüzde 6’sının, İngiltere’de ise yüzde 13’ünün platform yüzünden kendilerini öldürme isteği duydukları belirtiliyor. 2019 yılında yapılan ve gizlenen bu araştırmanın sunumunda da “Her üç genç kızdan birinin olumsuz olan beden algısını daha da olumsuzlaştırıyoruz ve bozuyoruz” ifadeleri yer alıyor.

3- UYUŞTUCU KARTELLERİ, İNSAN KAÇAKÇILARI FACEBOOK’TA ÖZGÜR

Belgeler, Facebook çalışanlarının uyuşturucu kartellerini ve insan kaçakçılarını işaretlediklerini ancak şirketin tepkisinin zayıf olduğunu gösterdi. Facebook içi değerlendirmeler yapmak üzere çalışanlar ocak ayında şirket içi mesajlarla bulgularını paylaştı. Bulgulardan birinde Meksikalı bir uyuşturucu kartelinin ekibini büyütmek için Facebook’u kullandığı belirtildi. Facebook kurallarının açıkça ihlal edilmesine rağmen platform kartelin paylaşım yapmasını engellemedi. Facebook içi belgelerde buna benzer olayların sık sık yaşandığı görüldü. Facebook çalışanlarının pornografi, istismar, suç içeriklerini tespit ederek bayrakladığı, üst birimlere ilettiği fakat üst birimlerin sık sık harekete geçmediği belgelendi.

4- AGRESİFLEŞTİREN ALGORİTMA

Facebook, platformunu geliştirmek ve azalan kullanıcı etkileşiminin üstesinden gelmek için 2018’de algoritmasında bir değişiklik yaptı. Facebook kurucusu Mark Zuckerberg, amacının, arkadaşlar ile aile arasındaki etkileşimleri teşvik ederek kullanıcılar arasındaki bağları güçlendirmek ve onların refahını artırmak olduğunu açıkladı. Ancak yeni algoritmanın düzeltmek yerine daha kötü hale getirdiği belirlendi. Belgelere göre, şirket içinde çalışanlar, değişikliğin ters etki yarattığı konusunda uyardı. Facebook’u ve onu kullananları daha da agresif yaptığını belirttiler. Belgelere göre, Zuckerberg, ekibi tarafından önerilen bazı düzeltmelere direndi, çünkü bunların insanları Facebook ile daha az etkileşime sokacağından endişeleniyordu.

5- ZUCKERBERG AŞI İÇİN FACEBOOK’U KONTROL EDEMEDİ

Şirket belgeleri, aşı karşıtı eylemcilerin, siteyi doldurarak ve Covid-19 aşısı hakkında şüphe uyandırmak için Facebook’un kendi araçlarını kullandıklarını gösteriyor. Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’in ise aksine aşı teşviki yapmak istediğini ancak platformu istediği gibi yönlendirmediği belirtiliyor. Platformun kontrolsüz yapısına işaret ediliyor.