Haber: Samet Demir

Türkiye’deki otomobil ve yarışseverler için haftanın en önemli haberi, Formula 1 (F1) yarışının İstanbul’da düzenleneceği haberi oldu. F1 yönetiminin açıklamasına göre, Kanada’daki Montreal yarışı son dakikada takvimden çıkartıldı ve yerine İstanbul Park etabı eklendi.

Açıklamaya göre, İstanbul Grand Prix’si 11-13 Haziran’da gerçekleştirilecek. Geçen yıl kasım ayında gerçekleştirilen yarışta hava şartlarının yağmurlu olması yarışa üst düzey heyecan katmış ve yarış uluslararası kamuoyunda büyük ilgi görmüştü. Bu yıl haziran ayında düzenlenecek yarışın ise yaz sıcakları nedeniyle çok daha sıcak bir günde yapılması bekleniyor.

Otomotiv sektörünün nabzını tutan tecrübeli gazeteci Emre Özpeynirci, yarışın sürpriz bir biçimde İstanbul’a gelmesi ve F1 yarışlarının İstanbul’da kalıcı olması konularında CRI Türk’e değerlendirmelerde bulundu.

Gazeteci Emre Özpeynirci

“UZUN SÜRELİ F1 KONTRATI GÜNDEME GELEBİLİR”

İstanbul Park’ın pilotlar tarafından çok sevildiğini belirten Özpeynirci, şu ifadeleri kullandı:

“Öncelikli olarak İstanbul Park en başından bu yana pilotların çok sevdiği bir pist. Çünkü saat yönünün tersine olduğu için ayrı bir rekabet yaratıyor. Pilotlara kalsa İstanbul bugüne kadar hep olurdu ama ortada yıllık ödenen bir F1 ücreti var. Devlet desteği olmadan bunun ödenmesi çok zordu. O yüzden uzun süre takvime giremedik. Pandemi geçen sene bir fırsat oldu ve yapılan girişimlerle oluşan boşluklarda İstanbul’u takvime sokabildik. Kısa sürede pistin hazır hale getirilmesi F1 yönetimi tarafından beğeniyle karşılandı. Ardından yarışın çok iyi geçmesi, pilotların rekabeti ve açıklamaları İstanbul Park’ı dünyada öne taşıdı. Ardından da 2020’nin en iyi yarışı seçilmesi şansını yükseltti.

F1’de takvimler önceden belirlendiği için ilk etapta İstanbul Park yer almadı fakat alacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Çünkü pandemi sürecinde birçok ülke net kararını vermemişti. İşte bu noktada Intercity’nin sahibi Vural Ak’ın da çabalarıyla bir kez daha takvime girme başarısı gösterdik. Umarım 11 Haziran’a kadar pandeminin etkisi azalır ve aşılanma artar da seyircili yarış olur. Ama olmasa da böylesine zor bir dönemde Türkiye’nin tanıtımı adına çok olumlu bir gelişme. Ayrıca İstanbul’un bu yıl da yarışın altından başarıyla kalkması uzun süreli kontratı gündeme getirebilir. Ama unutulmaması gereken konu, pandemi sürecinde yarış ücretleri bundan 2 yıl önceye göre çok daha düşük. Dolayısıyla geçen sene ve bu sene bunu pistin işletmecisi karşılasa da, devlet desteğinin bundan sonrası için gelmesi şart.”

YARIŞA EV SAHİPLİĞİ YAPMANIN MALİYETİ PANDEMİYLE DEĞİŞTİ

Intercity Yönetim Kurulu Başkanı Vural Ak, geçen yıl yapılan yarışın tüm bedellerinin şirket tarafından karşılandığını, hiçbir kamu kurumundan maddi destek alınmadığını açıklamıştı. Ak, bu yıl haziran ayında yapılacak yarış için de kamudan destek alınmayacağını bildirdi.

Forbes dergisine göre, pandemi öncesi F1’e ev sahipliği yapmanın ortalama maliyeti yaklaşık 30 ile 50 milyon dolar arasında değişiyordu. Ancak pandemi nedeniyle seyircisiz yapılan yarışların maliyetinin artmasının ardından devlet destekli yarışların birçoğunda ücret indirimi yapıldığı iddia ediliyor.