Hüseyin Şuekinci’nin hazırlayıp sunduğu Spor Hikâyeleri’nin bu haftaki konuğu, Dr. İlhan Ağırbaş’tı.

Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nden geçen yıl emekli olan Dr. İlhan Ağırbaş, 17 yaşında adım attığı atletizmde 1979’da 110 metre engelli yarışında Türkiye rekorunu kıran bir isim. Bu daldaki rekortmen unvanını 1989 yılına kadar koruyan ve 32 kez Milli olan Ağırbaş’ın, 7 Türkiye şampiyonluğunun yanı sıra ulusal ve uluslararası birçok derecesi bulunuyor.

23. Dönem Milletvekilliği yapan Ayşe Jale Ağırbaş’ın eşi olan 2 çocuk babası İlhan Ağırbaş’la atletizm üzerine konuştuk.

YETERİNCE ATLETİZM SAHASI YOK

 “Bizim zamanımızda yeterince atletizm sahası yoktu.” diyerek sözlerine başlayan Ağırbaş, “Gerçi bugün de çok yok. Bazı sahalar var ancak içine giremiyorsunuz. Eskiden futbol sahalarının birçoğunda atletizm pisti olurdu. Son yapılan statlara bakın, bunu zamanla bitirdiler. Her ilçede bir atletizm pisti olması gerekirken yıllardır bu durum görmezden geliniyor. Aynı konu jimnastik için de, yüzme için de geçerli. 110 Metre Türkiye Engelli rekorunu Bakü’de kırdım. Atletizmde rekorlar şans eseri gelmiyor. Rekorların arkasında uzun yıllara dayanan büyük bir emek ve çalışma var.” diye konuştu.

ANTRENÖR SAYISINDA ÇOK GERİYİZ

20 yıldır eleştirdiği konuların başında antrenör sayısının geldiğini söyleyen İlhan Ağırbaş, “80 milyonluk bir ülkede atletizm antrenörü sayısı 500’ü geçmez. Soru şu. 500 antrenör kaç sporcuyu çalıştırır? Elit düzeydeki bir antrenör en fazla 3-4 sporcuyu çalıştırabilir. Altyapıda 20-30 kişiyi çalıştırabilirsiniz.” dedi. 

İLKOKULDAN BAŞLAYAN BİR TARAMA SİSTEMİ LAZIM

Dr. İlhan Ağırbaş, sporda başarılı olan ülkelerin sistemlerine bakıldığında taramaya 5-6 yaşında başladıklarını belirterek, “Fakat ülkemizde artık ilkokullara beden eğitimi öğretmeni sokmuyorlar. Biz akademide diyoruz ki, ‘7-8 yaşında seçmeye başlamamız lazım çocukları.’ Bu durumda nasıl bir sistem yaratabiliriz ki.” açıklamasını yaptı.

SPORCU KONTENJANI GENİŞLETİLİRSE AİLELERİN İLGİSİ ARTAR

“Eşim milletvekili olduğu dönemde sporun desteklenmesine ve yaygınlaştırılmasına ilişkin önerge verse de her defasında geri çevrildi.”  ifadesini kullanan Ağırbaş, sözlerine şöyle devam etti:

“Sporcu kontenjanı üniversitelerdeki tüm bölümleri kapsayacak şekilde genişletilirse, toplumun büyük bir bölümü, ‘çocuğum spor yapsın, istediği bölüme gitsin’ düşüncesinin hakim olmasının yolu açılır. Branşlarında belli sayıda milli olan sporculara oy hakkı verilmeli. Oy kullanan sayısı genel kurullarda ne kadar fazla olursa, orda hakimiyet kurmak zorlaşır. Dolayısıyla federasyonları, günümüzde olduğu gibi iktidarın işaret ettiği kişiler değil de gerçekten liyakati olan isimler yönetir.”