Erken yaşta evlenen çocukların ruh sağlığının bozulduğunu söyleyen Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Ayten Erdoğan, “18 yaşından önce evliliklere aile onayıyla bile izin vermemek gerekiyor. Hapis cezası başta olmak üzere ciddi cezai yaptırımı olması lazım. Erkenden evliliğin, anne ve baba olmanın sorumluluğunu taşıyamayan çocuklarda travma, kimlik ve kişilik bozukluğu meydana geliyor. Aileler, çocuklarının yaşıtlarıyla flört etmesine izin vermelidir. Aksi takdirde küçük yaşta evden kaçmalar, evlenmeler meydana geliyor.” dedi.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women), Türkiye’de erkeklerin çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklere yönelik algı ve tutumlarını ortaya koyan yeni bir rapor yayınladı. Rapor, erkeklerin ve oğlan çocuklarının, davranış değişikliği yaratılmasında, erkek evliliklerin ortadan kaldırılmasında ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında daha güçlü bir rol oynamalarını kolaylaştıracak rehber olmayı amaçlıyor. Rapora göre, Türkiye’de erkeklerin yüzde 25’i, kız çocuklarının en fazla 15 yaşına kadar çocuk sayıldığını düşünüyor.

Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan erkekler ve kadınlarla yürütülen görüşmelerden elde edilen nicel ve nitel verilere dayanan rapor, Türkiye’de çocukluk ve yetişkinlik, evlilik yaşı ve uygulamaları, aile ve ilişkiler, bireysellik, toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsiyet normları ile erken ve zorla evlilik gibi kavramlara dair algı ve tutumları haritalandırıyor.

ERKEN EVLENENLER ÇOCUĞUN SORUMLULUĞUNU KALDIRAMIYOR

Erken yaşta evliliğin, çocuklar ve onların dünyaya getireceği çocuklar açısından çok sakıncalı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Erdoğan, “Çünkü 14,15, 16 yaşındaki çocuklar, anne ve baba olduğundaki gelişmiş ülkeler bu konuda çok sıkıntı yaşamıştı. Binlerce çocuk, evlat sahibi olmanın sorumluluğunu kaldıramadığı için bebeklerini terk etmişti. Ergenler, hayatlarındaki kişiden bir süre sonra sıkılıyor, evliliği bir anda bitirebiliyor.” dedi.

“ERKEN YAŞTA CİNSEL DENEYİM ÇOCUĞUN RUH SAĞLIĞINI BOZUYOR”

Erken yaşta evlenenlerde yaşanan cinselliğin travma etkisi yarattığına dikkat çeken Prof. Dr. Erdoğan, “Çocuğun ruh sağlığını derinden yaralar, bu durum onu kişilik, kimlik bozukluğu gibi her türlü ruhsal probleme açık hale getirir. Daha küçük bir yerde yaşayan hastalarımdan biri 15 yaşında, internet üzerinden tanıştığı 28 yaşında bir adama kaçmış. Ailesi de yapılması gerekenleri danışmak için çocuğu bana getirdi. Kız çocuğu bana ‘köyümüzde herkes o yaşta evleniyor, yaptığım anormal bir şey değil. Hatta annem de benim yaşımda evlenmiş’ dedi. Annesi ile görüştüğümde kızının söylediklerini doğruladı, korkunç bir durum. Kız çocuğu yöresine uygun davranmış.” diye konuştu.

CEZAİ YAPTIRIM OLMALI 

18 yaş altındaki bireyi evlilik veya cinsel amaçlı kullanana ciddi cezai yaptırımlar olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ayten Erdoğan, “Hapis cezası da getirilmelidir. 18 yaşından küçük çocukların evlenmesine izin verilmemelidir. Ülkemizde 16 yaşını bitiren anne ve babasının izniyle evlenebiliyor. Mahkemeler bize, çocuk evlenebilir mi? Ruh sağlığı buna uygun mu, değil mi? Biz bu sorudan çok rahatsızız. Bize göre, hiç kimse 18 yaşından önce evliliğe hazır değil. O yüzden rapora ‘şu anda ruhsal hastalığı yok’ yazıp, geçiştiriyoruz. Asla ‘evlenebilir’ diye yazmıyoruz.” ifadelerini kullandı.

AİLELER ÇOCUKLARININ FLÖRT ETMESİNE İZİN VERMELİ 

Bu yaşlarda flörtlerin yaşanabileceğini belirten Prof. Dr. Erdoğan, “Aynı yaştaki ergenler, el ele tutuşma, yan yana oturma gibi flört edebilir. Aileler, ergen çocuklarının flört etmesine izin vermeyince, bu kişiler karşı cinsel yakınlaşmanın sadece evlilikle olacağını düşünüyor. Bundan dolayı da erken yaşta kaçma, evlilik gibi durumlar yaşanıyor. Anne ve babaların, ergenlik döneminde çocuklarının yaşıtlarıyla kendi kontrollerinde flört etmelerine izin vermesi, kaçıp evlenmelerini engelleyecektir. Toplumda büyümeden flört etmek reddediliyor, böyle bir yasaklama var ama bu kızlarımızın erken yaşta kaçmasına neden oluyor.” dedi.

Kaynak: DHA