Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) ziyaretlerine değinen Özçelik, “Erdoğan’ın ABD gezisi önemliydi. Özellikle ABD’de yapacağı özel görüşmelerin nasıl sonuçlanacağı ve Bileşmiş Milletler’de (BM) yapacağı konuşma merak ediliyordu. Erdoğan’ın BM konuşmasını izledim, nötr bir konuşmaydı. Oysa çok daha net, çok daha radikal bir konuşma yapabilirdi, diye düşünüyorum. Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Suriye ve dünyanın diğer bölgeleri ile ilgili konularında bir anlamda sıradan diyebileceğimiz ifadeler kullandı. İkili görüşmeler konusunda ise ABD’deki gazeteciler ile görüştüm. Onların izlenimi, beklentinin düşük olduğu noktasında. Bu görüşmelerde pek sürpriz bir hava yok. ABD’lilerde ‘ilişkilerimiz daha da kötüleşmesin, bu yeter’ gibi hava var.” diye konuştu.

ERDOĞAN, ABD’DEN SONRA RUSYA’YA GİDİYOR

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakında bir araya gelecek olmasını da değerlendiren İsmet Özçelik, “Bu ziyaret bana daha önemli geldi. Tarih de açıklandı, 29 Eylül’de Soçi’de liderler bir araya gelecek. Erdoğan, ABD’den kısa bir süre sonra Rusya’ya gidiyor. Rusya bu ziyarete çok önem veriyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un da açıklaması bu yönde. Peskov çok yoğun bir içerik olduğunu belirtti. Türkiye’nin ekonomik ilişkilerinde Rusya’nın büyük önemi var. Bir de bizim Rusya ile beraber yaptığımız pek çok iş mevcut. Suriye konusunda Astana Süreci var. Dağlık Karabağ konusunda birlikte hareket etmek var. Doğu Akdeniz’de de Rusya ile birlikte hareket etmenin altyapısı oluşturulmaya çalışılıyor. Bütün bunlara baktığımızda önemli.” dedi.

PUTİN’İN YENİDEN BAŞKAN OLMA İHTİMALİ ÇOK YÜKSEK

Gazeteci İsmet Özçelik, Rusya Parlamentosunun alt kanadı Duma için yapılan seçimler için de şunları söyledi:

“Rusya’daki seçimler dünyada önümüzdeki günlerde neler olacağını göstermesi açısından önemli. 5 parti girmiş vaziyette. Putin’in partisi Birleşik Rusya Partisi yaklaşık yüzde 50 oy aldı. Ana muhalefet partisi de Rusya Federasyonu Komünist Partisi oldu. O da yüzde 19 oy aldı. Sonuçlara baktığımızda Putin’in partisi bir miktar oy kaybetmiş gözüküyor. Pandemiye rağmen oy kaybı çok ciddi sayılmaz. Dikkat çeken olay ise Komünist Parti’nin oylarını artırması. Bence asıl dikkat çekilmesi gereken nokta, Birleşik Rusya Partisi ile Rusya Federasyonu Komünist Partisi’nin gerek Çin gerek Türkiye gerekse Asya’nın birliği konusunda hemen hemen aynı şeyleri söylemiş olmaları. Yani Putin’in politikalarını Komünist Parti önemli ölçüde destekliyor. Bu da şunu gösteriyor; dünya ölçeğinde izlenen politikalarda Duma’daki yaklaşık yüzde 70 gibi ezici ağır bir kesim ana hatlarıyla aynı politikaları savunuyor. Bu da ABD açısından çok dikkat edilmesi gereken bir nokta. Bu sonuçlara göre, önümüzdeki dönemde Putin’in yeniden başkanlığı garanti gibi.”

ERMENİSTAN’DAN TÜRKİYE AÇIKLAMASI

Ermenistan Hükümet Sözcüsü Mane Gevorgyan’ın, Türkiye ile en üst düzeyde diyaloğa hazır olduklarına dair açıklamasının önemli bir gelişme olduğunu belirten Özçelik, “Kafkaslardaki kaos ortamından, istikrar ortamına geçişin işareti olarak değerlendiriyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ziyareti öncesi Kafkaslarda barış, iş birliği ve istikrar açıklaması yapmıştı. Şimdi de Ermenistan’dan gelen ‘en üst düzeyde görüşebiliriz’ açıklaması bir anlamda Erdoğan ve Paşinyan görüşebilir anlamına geliyor. Ermenistan’dan gelen bu açıklamayı önemli ve olumlu buldum. Türkiye ile Ermenistan arasındaki sorunların Ermeni halkından kaynaklanmadığını herkes biliyor. Diasporanın kışkırtması, daha doğrusu bunlar ABD’nin kışkırtmasıydı. Bu aşılırsa eğer her iki ülkenin yararına bir sonuç doğurur. Özellikle de Ermenistan’ın yararına olur. Çünkü ekonomisi çok kötü.” ifadelerini kullandı.

“ABD’NİN ÇIKARLARI İLE AB’NİN ÇIKARLARI ÇATIŞIYOR”

İsmet Özçelik, dünya gündeminin sıcak konularından olan AUKUS ittifakı için de “ABD Başkanı Biden, iktidara geldiğinde özelikle Avrupa ile ilişkilere çok önem veriyordu ama aniden bu anlaşma ortaya çıktı. İlk başlarda Fransa ile ABD, İngiltere ve Avustralya arasındaki bir sorun gibi gözüktü ama bu bir anda genişledi. AB, ABD’nin müttefiklerini sık sık ortada bırakmasına tepki gösterdi ve diğer ülkelerin de başına gelmemesi için sert bir tavır aldı. Önümüzdeki günlerde ABD ile AB arasında sorunlar daha da büyüyecektir. Artık ABD’nin çıkarları ile AB’nin çıkarları çatışıyor.” açıklamasında bulundu.