Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

14 Haziran’da gerçekleşecek olan Erdoğan-Biden görüşmesinin hem Türkiye için hem de Amerika Birleşik Devletleri (ABD) için çok kritik olduğuna vurgu yapan Özçelik, “ABD bölgedeki en büyük müttefiki Türkiye ile arasını düzeltmeye çalışıyor deniliyor ama Türkiye’nin içinde bulunduğu sıkıntılar nedeniyle taviz vermekten çok, taviz alarak tekrar eski konumuna getirmeye çabalıyor. Ancak buna karşı Türkiye’nin elinde de çok sayıda koz var ve buz kozları değerlendiriyor. ABD baskılarına o kadar da fazla boyun eğmiyor. 14 Haziran’a kadar pazarlıklar ve görüşmeler sürecek. Kulislere yansıyan son durum ise şöyle: Türkiye, ABD’nin S-400 ile ilgili tekliflerini reddetmiş. Libya’dan asker çekme konusuna Türkiye hiç yanaşmamış, Kıbrıs’ta taviz meselesi var. Türkiye iki devletli çözümde ısrar etmiş. Öyle gözüküyor ki, ABD’nin Türkiye ile anlaşabilmiş tek bir konu yok. Türkiye, ABD’nin PKK-PYD’ye yaptığı yardımları kesmesini istiyor. ABD bunu kabul etmediği gibi yeni 500 milyon doların üstünde destek bütçeye sokuluyor. Fethullah Gülen’in iadesi isteniyor. ABD onu da hiç duymuyor. Diğer konularda da tutum aynı.” dedi.

İRAN’DA ADAYLAR, BİRLİKTE TELEVİZYONA ÇIKTILAR

İran’da 18 Haziran’da düzenlenecek olan cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin bilgiler veren Özçelik, “Mevcut cumhurbaşkanı Ruhani iki kez seçildiği için yeniden aday olamıyor. İran’da demokrasi yok deniyor ama ilginç bir olay oldu. Cumhurbaşkanlığı için yarışan 7 aday birlikte televizyona çıktılar. Aralarındaki tartışmalar oldukça da gergin geçti. Ekonomik krizden koronavirüs mücadelesine ve Kasım Süleymani’nin öldürülmesi ile daha birçok konu tartışıldı. Adaylar özgürce görüşlerini anlattılar, birbirlerini eleştirdiler ama bunu başardılar. Keşke Türkiye’de de adaylar çıksa, herkesin huzurunda tartışsalar ve seçmenlerde ona göre karar verse.” diye konuştu.

SEDAT PEKER’İN AÇIKLAMALARININ TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİNE ETKİSİ

Gazeteci İsmet Özçelik, son günlerde gündem olan Sedat Peker’in Suriye’ye giden silahla konusundaki açıklamalarına farklı bir bakış açısıyla değerlendirdi ve şunları aktardı:

“Sedat Peker son iki videosundaki açıklamalarında Suriye’ye giden silahları gündem getirmesi dikkatimizi çekmişti. Bir mafya lideri neden buna ihtiyaç duyar? Onun iştigal alanının dışında bir olay. Bu konu daha öncede gündeme gelmiş ve tartışılmıştı. Peki, neden böyle bir konu gündem geldi? Bunu araştırdık ve sonra karşımız bambaşka bir manzara çıktı. Sedat Peker’i uluslararası istihbarat örgütlülerinin isteği gibi yönlendirdiğine dair ciddi işretler var. Peker’in neden Suriye konusuna el attığını araştırırken karşımıza şöyle bir şey çıktı; kapalı kapılar ardında Türkiye ile Suriye arasında görüşmeler yapılıyormuş. Türkiye ile Suriye’nin seyrini belirleyecek, yol haritasını çizecek daha önemli bir toplantı haziran ayı içinde yapılacakmış. Peker bu açıklamaları yapınca Suriye’de etkili oluyor. Suriye’de Türkiye ile ilişkileri istemeyen gruplar da var. Onların elini güçlendiriyor yani bir anlamda Türkiye-Suriye ilişkilerinin normalleşmesinin engellenmesi söz konusu. Peker’in açıklamalarının asıl amacının bu olduğu konuşuluyor. Eş zamanlı olarak ABD ve İngiliz istihbaratlarının da İdlib’de faaliyetlerine hız vermesi ayrıca dikkat çeken bir nokta.”

TÜRK VE RUS SPORCULAR SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN YÜZECEK

Türkiye-Rusya ilişkilerine farklı bir gelişmeyi de aktaran Özçelik, “Türk ve Rus sporcular sağlık çalışanlarına destek vermek için 13 Haziran’da Rusya’nın Soçi kentinden Giresun’a 320 kilometre yüzecek. Açık Su Yüzme Maratonu’nda, 10 Türk ve 3 Rus sporcu olacak. Türk sporcular arasında eski Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen de olacak. Açık Su Yüzme Maratonu Organizasyon Danışmanı ve Sporcu, Bilim Kurulu üyesi olan İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kubilay Çimen yaptığı açıklamada, ‘İçinde bulunduğumuz zaman diliminde tüm dünya çok önemli bir süreçten geçti. En büyük maratonu da sağlık çalışanları yaşadı. Birçok konuda özveriyle çalışarak halkın sağlığı için fedakârlıklarda bulundular. Bu nedenle bu maratonu onlara adadık.’ dedi. Kürşat Tüzmen de ‘Karadeniz soğuk bir deniz. Her birimiz en az 30 km yüzecek. Minimum dört  günde tamamlayabiliriz, diye düşünüyoruz. Hepimiz iyi yüzücüleriz.’ ifadelerini kullandı. Bu dünyada bir ilk olacak. Bütün sağlık çalışanları için jest anlamı taşıyor.” açıklamasında bulundu.