CRI Türk’te Mehmet Kıvanç’ın hazırladığı Dünya Postası programına konuk olan Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, yüksek enflasyon döneminde tüketicilerin haklarını nasıl koruyacaklarından bahsetti. Ağaoğlu, kamuoyunda çok bilinmeyen hak arama yöntemleri ve şikâyet mekanizmalarını ayrıntılı örneklerle açıkladı.

ZİNCİR MARKET KARARI DOĞRU MU?

Zincir marketlere yönelik tartışmalara değinen Ağaoğlu, bu zincirlerin olumlu yönlerini şöyle sıraladı:

“Zincir marketler hayatımızı kolaylaştıran, köylere kadar giren 10 bine varan mağazaları olan yerler. Bunlar hayatımızı kolaylaştırıyor. Zincir marketler toplu alım yapıyorlar. Toplu alım yaptıkları için de en dip fiyatlara indiriyorlar tedarikçileri. Manav gider iki kasa domates alır, bunlar tırlarla alıyor. Hatta tarladan alma imkânları da var. Bu güçlü ve toplu alım imkânını tüketiciye yansıtır, diye düşünüyoruz. Zaman zaman da bu ucuzluğu tüketicilere sunuyorlar.”

Ağaoğlu, bu olumlu özelliklerine karşın zincir marketlerin toplu hareket ederek fahiş zam yapabildiklerini de belirtti:

“2018 Ağustos krizinde çok sık etiket değiştirdiler. Gerçekten çok fazla sayıda şikâyet geldi. 31 Ağustos 2018 tarihli Resmi gazetede tüketici kanunun yönetmeliklerinden birine madde eklendi. Şöyle diyor; Girdi maliyeti ve döviz kuru artışından etkilenmemesine rağmen bunlardan etkileniyormuşçasına tüketiciye sunulan ürün ve hizmetlerin fiyatlarında haklı bir gerekçeye dayanmadan artış yapılması haksız ticari uygulama kapsamındadır. Tüketici kanunu madde 62. 2020 yılı 7 Mayıs’ına geldiğimizde Rekabet Kurulu 29 şirketi incelemeye aldı. Bunların içinde tedarikçiler de ve beş zincir marketler de vardı. Bu firmalara yönelik inceleme bir buçuk yıl sürdü. İnceleme sürerken ben, ‘Bunlar aralarında WhatsApp gurubu kurmuşlar, birlikte fiyat ve piyasa belirliyorlar, indirimlere bile birlikte karar veriyorlar.’ dedim.”

Rekabet Kurulu’nun bu konuşmaları tespit ettiğini ve 2,7 milyar lira toplamda firmalara ceza kestiğini hatırlatan Ağaoğlu, bu cezaların vatandaşa zam olarak yansıtılmaması gerektiğini söyledi. Cezalardan sonra fahiş zam konusunda çok sayıda ihbar aldıklarını da sözlerine ekleyen Ağaoğlu, vatandaşın mağdur edilmemesi gerektiğini kaydetti.

“ÜRÜN TAKİP SİSTEMİ KURULMALI”

Vatandaşın temel besin kaynaklarına ucuz erişebilmesi için piyasaya denetleyici mekanizmalar kuruması gerektiğini belirten Ağaoğlu, şu öneriyi yaptı:

“Temel gıdalarda ürün takip sistemi kurmak lazım. Bakliyatta, patateste, soğanda, patlıcanda, kabakta. Bunları dijital takip sistemiyle takip edersek fiyatın nerde sıçradığı gözükür.”

Üretici Fiyat Endeksi son verilere göre, yüzde 46,31 olarak açıklandı. Buradaki maliyet artışlarının fiyatlara yansıması kaçınılmaz. Ağaoğlu, bu noktada firmalara “kârdan feragât etme” çağrısında bulundu:

“Üreticilerimiz milli bir davranış sergilemeli. Maliyet unsurlarını elbette ekleyecektir ancak kârına da kâr ekleyerek yansıtmamalı. Çünkü çok zor bir süreçten geçiyoruz. Yaklaşık bir buçuk yıldır ekonomi durdu.”

TÜKETİCİLER HAKLARINI NASIL KORUYACAK?

Haksız zamlara karşı şikâyet mekanizmaları kurulduğunu aktaran Ağaoğlu, bunların nasıl kullanılacağını da bir örnek üzerinden açıkladı:

“Ticaret Bakanlığının geliştirdiği üç tane uygulama var. Birisi, Mobil Tüketici, diğeri Haksız Fiyat Artışı adlı uygulama. Bir de Hâl Kayıt Sistemi mevcut. Adından da anlaşılacağı üzere sadece tarla ürünlerinde kullanılıyor. Markete gidiyorum, fiyata bakıyorum. Ürün üzerinde kare bir etiket var. Uygulamayı açıyorum, kare kod okutma butonuna dokunup o etiketteki kare kodu okutuyorum. Ne kadar mal gelmiş, hangi tarihte, kaça kimden alınmış hepsi çıkıyor. Bir bakıyorum 75 kuruşluk kabak 10 katına satılıyor. Hemen fotoğraflıyorum ve Ticaret Bakanlığına bildiriyorum.” 

Gramaj hilelerine de karşı uyaran Aydın Ağaoğlu, yönetmelik gereği gramajı değişen üründe yeni gramaj bilgisinin ürün paketinde görünecek şekilde yazılması gerektiğini belirtti. Paket aynı olmasına rağmen belli ürünlerde gramajların ufak ufak azaltıldığını belirten Ağaoğlu, bu ürünlerin de şikâyet konusu olabileceği bilgisini verdi.

ABONELİKLERDE TÜKETİCİNİN BİLİNMEYEN HAKKI

Aydın Ağaoğlu, en çok mağduriyet yaşanan uzun abonelik konusuna ilişkin de son derece tüketici lehine olan fakat fazla bilinmeyen bir yasa maddesini hatırlatarak sözlerini noktaladı.

“Türkiye’de 180 milyon civarı abonelik var. 28 Mayıs 2014 yılında yürürlüğe giren Tüketicilerin Korunması Hakkında kanun, tüketicilere bir yıldan uzun aboneliklerde cayma hakkı tanıdı. Tüketicilere cayma hakkı bedeli ödemeden sadece modemi evden alıp giderler. Bir yıldan uzun süreli aboneliklerde cayma bedeli alınamaz, diyorum. Tüketici ispatlayamıyor hizmetin koptuğunu. İşte bu noktada cayma bedeli alamazlar. Dikkatli olsunlar, cayma bedeli ödemesinler. Kanun açık ve net. Bir yıldan uzun süreli aboneliklerde tüketici herhangi bir gerekçe göstermeden feshetme hakkına sahiptir, gerekçesiz. Gerekirse bu konuyu Tüketici Konfederasyonu olarak mahkemeye taşıyacağız.”