Pandemiden çıkış döneminde küresel ekonomi dengesini ararken birçok fütürist girişim yavaş yavaş yaşamın bir parçası haline geliyor. Bunlardan biri de “Metaverse”. Dünya Postası’na konuk olan Doç. Dr. Cüneyt Dirican, bu kavramı ve ABD merkezli ekonomi gelişmelerini Dünya Postası’nda yorumladı.

İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Dirican, pandemi döneminde hız kazanan dijitalleşme konusunun ekonomi ile olan ilişkisini değerlendirdi:

“Pandemi ile birlikte game stoplar, intikam alışverişleri, finansal başkaldırı, merkeziyetsiz finans, blok zincirleri, NFT gibi birçok konu hayatımıza girdi. İnsanlar gerek intikam alışverişi gerek ABD hazinesinin ihtiyacı olmayanlara da bin 200 dolar yardım çeki veriyor olması, öğrencilerin kredi yurtlar kurumlarından aldığı paraları buralara yatırmasıyla da aslında farklı bir mecraya kayıyor iş. Özetle bildiğimiz finans beş on yıl sonra bugünkü bildiğimiz finans olmayacak bu çok net.”

Dijital ekonomiyi ve getirdiklerini reddetmenin mümkün olmadığını dile getiren Dirican, “Hayat bu tarafa kayıyor.” dedi.

METAVERSE NEDİR?

Doç. Dr. Cüneyt Dirican, “metaverse” kavramını ve bu kavram etrafında geliştirilen yeni dünyanın önümüzdeki yıllarda getireceklerini Avatar filmini örnek vererek açıkladı:

“Bireysel ve kurumsal seviyede hâlihazırda sahip olduğumuz teknolojik imkânları konsolide bütünsel bir hale getiriyor. Sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, mevcut web teknolojileri bunların hepsini bir araya getirerek bir sanal dünya oluşturuyor. Hollywood’un meşhur Avatar filmi bu anlamda bundan sonra göreceklerimiz, duyacaklarımız ve yaşayacaklarımıza kıyasla pirimitif bir filmdir. Aslında siz o sanal dünyada büyük olasılıkla bir Avatar’a sahip olarak gerek ya da gerek olmayan bir kimlikle orada yaşam süreceksiniz ve birçok işlemi aslında sanal dünyada sanal olarak gerçekleştirirken gerçekten de onları hissedeceksiniz ve yaşayacaksınız. Örneğin, bankalar orada şube açacak. Bankacılık yapısının orada çalışacağını düşünün. Tamamen sanal olarak dijital olarak gerçekleşecek.”

Finans ve bankacılık alanında fizikiden kaydi sisteme oradan da sanal sisteme geçiş sürecinin yaşandığını belirten Dirican, “Belki de biz McDonald’s hissesini, Tesla hissesini o bulunduğumuz metaverse içindeki aracı kurumdan alacağız. Belki de şirketin bizzat kendisinden alacağız.” Dirican, bu tip iddialı projelerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini ise zamanla görmenin mümkün olduğunu ifade etti.

Dijital ekonomide şu an yolun başında olduğumuzu dile getiren Dirican, 1990’lı yıllarda yaşanan teknolojik sıçramadan bir örnek vererek durumu açıkladı:

“İlk tanıştığınız cep telefonlarını hatırlayın. Kapaklı bir telefon vardı. Bugün o telefonun nostaljik değeri dışında kimse yüzüne dönüp bakmaz. Biz şu anda o kapaklı telefonların dahi öncesindeki bir seviyedeyiz.”

YENİ SORUN: BEYNİMİZ HACKLENEBİLİR

Metaverse olarak tarif edilen ve dijital dünyanın sınırlarını zorlaması beklenen teknolojik gelişmelerin finansla sınırlı olmadığını belirten Dirican, konuyu Tesla şirketinin “nörolink” girişimine getirdi:

“İlk testini de yaptı. Beynimize çipi bağlayacak. Alzaymır hastalığını gidermeyi düşünüyor. Aslında arka tarafa belli kodları atacak. O kodlar sayesinde insan beyninin bazı sorunları aşmasını sağlayacak. Fakat bu önümüzdeki dönemde başka şeyleri de getirebilecek. Olumlu anlamda da olumsuz anlamda da. Yabancı dil öğrenmek için dersler alıyoruz. Bir süre sonra bunları almak zorunda kalmayacağız bunlar direkt bize yüklenecek hale gelecek. Yüklenmeyi hipotez olarak kabul ediyorsanız yarın bir gün hacklenme riskini de kabul edebiliyor olmanız gerekecek. Özetle olayı bu boyutta düşünüyor olmanız lazım.”

TRUMP GERİ Mİ DÖNÜYOR?

1973 petrol krizi sonrası Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ekonomisinin ve dünyanın girdiği yüksek enflasyon ve durgunluk döngüsünün tekrar yaşanması riskine dikkat çeken Dirican, hiperenflasyon tehlikesinin de olasılık dâhilinde olduğunu kaydetti:

“Dünyada artık enflasyon kalıcı hale geldi. İnşallah 1970-90 arasındaki o dönemi tekrar yaşamayız. Umarım, hem enflasyon hem faizler hem ekonomik durgunluk ABD özelinde, bütün dünya o duruma gitmez.”

Biden bu hafta Virginia’daki seçimleri kaybetti. “Kurtarıcı” Biden daha bir sene olmadan Virginia seçimlerini Demokratlar olarak Cumhuriyetçilere kaybetti. Bu ne demek? Bu 2022’de yapılacak olan Senato seçimleri için çok ciddi bir gösterge. Bu, Trump gelmiyor olsa bile Trumpizm çok ciddi bir şekilde güçlenerek devam ediyor demek.”

Doç. Dr. Cüneyt Dirican, Biden yönetiminin kamuoyu desteğindeki zayıflamayı ise enflasyon olgusu üzerinden yorumladı. “Enflasyonun kalıcı hale gelmesi ABD’deki kitlelerin satın alma güçlerini çok ciddi bir şekilde kaybettiklerini” belirten Dirican, bu koşulların Trumpizmi güçlendirdiğini kaydetti.