Dünya ekonomisi salgın sürecinde olağanüstü bir dönemden geçiyor. Hizmet sektörünün canlanmasıyla üretim için ham madde ve enerjiye olan talep fiyatları artırdı. Enerji krizi tüm dünyada büyürken doğal gaz, kömür ve elektrikte fiyatlar üst üste adeta rekor kırıyor. Kış mevsiminin dünya enerji piyasaları için her zamankinden daha sorunlu geçebileceği öngörüsünde bulunan uzmanlar, asıl tehlikenin havaların soğuması ve enerjiye olan talebin artmasıyla ile kendini belirgin şekilde göstereceğine vurgu yapıyor.

Pandeminin etkilerini azaltmasıyla dünya ekonomisi hareketlenmeye başladı. Ancak ağır geçen salgının ardından üretime ara veren tesislerin bugünkü hıza ivedilikle ayak uydurması elbette kolay olmadı. Durum özellikle Avrupa’da oldukça kritik. Zira gaz fiyatları 2021’de 2020’ye göre yüzde 500 artış gösterdi ayrıca kömür fiyatları da 2011’den beri en yüksek seviyede. Uzmanlar arzda yaşanan sorunların pek çok ülkede kesintilere yol açabileceğine dikkat çekiyor.

ENERJİ KRİZİ DÜNYAYI SARSIYOR

Dünya iklim krizi nedeniyle yenilenebilir enerjiye geçmeye çalışıyor fakat yenilenebilir enerji çok hızlı artmıyor. Örneğin, İngiltere’de elektrik enerjisinin 4’te 1’i rüzgâr enerjisinden sağlanıyor. Eylül ayında Kuzey Denizi’ndeki rüzgâr azalınca İngiltere elektrik arzında sıkıntılar yaşadı. Rüzgâr üretimi bu yıl tüm Avrupa’da düştü ve ağustos ayının sonunda rüzgârın Kuzey Denizi’nde etkisini azaltmasıyla durum daha da kötüleşti.

Son günlerde sıklıkla İngiltere’deki sorundan söz edilse de akut bir enerji krizi Kuzey Amerika’da da varlığını hissettiriyor. Tüketiciler arabaları için benzin almak ve evlerini ısıtmak için çok daha yüksek fiyatları hissetmeye başladıklarını söylüyor. Özellikle Kanada basınına yansıyan haberler bu durumun bir göstergesi. Kuzey Amerika, Avrupa veya Asya’dan daha iyi bir konumda ama alışılmadık derecede soğuk bir kış olması beklenirken doğal gaz fiyatlarının yükselmesi, hava yolculuğunun artması ve bazı elektrik üreticilerinin gazdan petrole geçmesi ile tüm bunlar yükselen petrol talebiyle birleştiğinde enerji krizini hızlandırma riski doğuyor.

KANADA VE İNGİLTERE BENZER SORUNLARLA MÜCADELE EDİYOR

Kanada’da benzinin ortalama perakende fiyatı geçen hafta çarşamba günü litre başına 1,45 dolara ulaştı. Pek çok şey gibi, petrol fiyatları da pandeminin ilk günlerinde seyahatin yavaşlaması, fabrikaların kapanması ve dünya ekonomisinin durması nedeniyle düşüş yaşadı. Bu yavaşlama, 2020 yılının Nisan ayında petrol fiyatının ilk kez rekor düzeyde sıfırın altına düşmesine neden olacak kadar ileri gitti. Talep gerilemeye başlayınca fiyatlar da düşmeye başladı. Yaklaşık bir yıl önce sıfırın altına indikten sonra, ham petrol fiyatları şimdi yedi yılın en yüksek seviyesine döndü. Bu arada analistler daha yüksek zirvelerin de geleceğini aktarıyor. Daha yüksek pompa fiyatları muhtemelen tüketicilerin fark ettiği en net örnek, fakat gerçekte Kanadalıların benzin istasyonunda ödediği para, dünyanın geri kalanının bir süredir enerjide gördüklerini şimdi yakalıyor.

Özetle, her şeyin fiyatı hızla yükseliyor. Normalde, kuzey yarımkürede araba kullanma ve uçakla seyahat talebi azaldıkça petrol fiyatları kışın düşme eğiliminde olsa da Covid-19 normal mevsimsel kalıpları tamamen ortadan kaldırdı. On yıl önce, Kanada bir enerji süper gücü olmak için iyi bir konumda görünüyordu çünkü Kanada, dünyadaki kanıtlanmış en büyük 17. doğal gaz rezervine sahip ama Batı Kanada’da her yıl tamamlanan yeni kuyu sayısı 2008’de 12 binden 2016’da 820’ye düştü. Ayrıca son günlerde Kanada’nın kamyon taşımacılığı endüstrisi İngiltere ile benzer sorunlarla mücadele ediyor. Kamyon şirketleri boş pozisyonları doldurmakta zorlanırken yaklaşan emeklilik dalgasının yakın gelecekte çok daha fazla sorun yaratacağı düşünülüyor.

ENERJİ FİYATLARI TARİHİN EN YÜKSEK SEVİYELERİNE ULAŞTI

Doğal gaz ve kömür başta olmak üzere enerji fiyatları tarihin en yüksek seviyelerine ulaştı. Çoğu Avrupa ülkesinde gaz fiyatlarındaki artış elektrik fiyatlarına da yansıdı. Avrupa Birliği (AB) genelinde fiyat artışları yüzde 20’ye yaklaşmış durumda. Özellikle İtalya, Fransa, İngiltere ve İspanya gibi ülkelerde halktan iktidara tepki çoğalıyor. Avrupa’da arzda yaşanan sorun ve düşük stok seviyeleri ile birlikte pandemi kısıtlamalarının gevşetilmesi, doğal gaz fiyatlarını bir yıl öncesine göre altı kat artırdı. Avrupa’daki enerji kıtlığı tarım sektörünü de etkilemeye başlarken hâlihazırda yüksek gıda fiyatlarını da artırma tehdidi yarattı.

Petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil yakıtların fiyatlarındaki güçlü artış başta Avrupa ve Asya olmak üzere enerji krizini derinleştiriyor. Talep artışı fiyatları elbette yükseltir ama sorunun bir başka boyutu arz tarafı ile ilgili. İklim krizi ile mücadele çerçevesinde 2015 Paris Anlaşması ve 2030 Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, doğal gaz ve petrol üreticilerinin yeni yatırımlarını son yıllarda düşürmeye başladı. Arz kapasitesi düşüyor. Dolayısıyla yaşanan bu enerji krizinin kısa sürede bitmesini beklemek gerçekçi değil. Önümüzdeki ilkbahara kadar pandemi ve kış mevsiminden kaynaklı enerji talebinin devam etme ihtimali yüksek görünüyor.

Tuğçe Akkaş