China Daily

Covid-19 salgınının, Çin ve küresel ekonomilerde ciddi sonuçları oldu. Çin’in sıkı salgın önleme ve kontrol önlemleri ile etkili mali politikası sayesinde Çin ekonomisi, geçen yıl ilk çeyrekteki keskin düşüşten toparlanarak, 2020 yılında yüzde 2,3 oranında büyüdü ve Çin pozitif büyüme kaydeden tek büyük ekonomi oldu.

Çin için, sürdürülebilir ekonomik büyümeyi başarmak 2021 yılının temel görevi olacak ve düşük baz dikkate alındığında, Çin ekonomisinin büyüme oranı bu yıl, geçen yıla göre önemli oranda yüksek olacak.

Bununla birlikte, her ne kadar makroekonomik patlama bu yıl beklense de, mikro seviyede, birçok hanehalkı, yetkililerin dikkat etmesi gereken zorlu bir dönemle karşı karşıya kalabilir. Bu, Çin’in içeride ve dışarda çoklu sorunlarla ilgilenmesi gerektiği anlamına geliyor. Yeni koronavirüs salgını, özellikle virüsün mutasyona uğrayan türlerinin aşıların etkililiğine zarar vereceği için, muhtemelen kısa sürede küresel olarak kontrol altına alınamayacak. Sonuç olarak, salgın küresel talebi etkilemeye ve dolayısıyla, Çin ve küresel ekonomilere zarar vermeye devam edebilir.

Ayrıca, salgın küresel çapta etkili biçimde kontrol altına alınırsa, küresel arzın toparlanarak, Çin’in ihracatını etkileyecektir, çünkü bazı büyük ekonomiler, üretim ile ihracatını hızlandırabilir ve jeopolitik gündemlerini sert biçimde zorlayarak, küresel ticaret ve dünya ekonomisi için yeni sorunlar yaratabilir.

YÜKSEK KALİTELİ BÜYÜMEYE ODAKLANILMALI

Bunun yanı sıra küresel ekonominin eşitsiz toparlanması, arz ve talepte daha fazla dengesizliğe yol açabilir, reel ekonomi ile finansal sektör için sorun yaratabilir ve kamu iktisadi teşekkülleri (KİT) ile özel şirketler arasında ve ayrıca farklı ölçekteki şirketler arasında kârlılık uçurumunu genişletebilir. 

Salgın karşısında diğer bir endişe de, istikrarlı ekonomik büyümeyi ilerletmeyi amaçlayan daha proaktif mali ve ölçülü para politikasının, finansal olmayan şirketlerin borç yükünü artırabilecek olmasıdır. Yetkililerin dikkat etmesi gereken bir husustur.

İlk olarak, yerel hükümetlerin borçlarının artışı, daha fazla iflas davasıyla sonuçlanabileceği gerçeği önemli bir kaygı olmaya devam ediyor, bu yüzden, yetkililerin borçlar üzerindeki denetimlerini güçlendirmesi gerekiyor. Çin, hızlı ekonomik toparlanması ve pozitif Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) büyümesinin avantajını kullanmalıdır, tıpkı küresel finansal krizin arkasından olduğu gibi.

İkincisi, yetkililer gerekli değişiklikleri yapmaya açık olurken, uzun vadede proaktif mali ve ölçülü para politikası izlemelidir. 

Üçüncüsü, ekonomik büyüme sadece KİT’lere ve özel şirketlere odaklanmamalı; bunu yerine sürdürülebilir, yüksek kaliteli kalkınmayı başarmaya çalışmalıdır. 

Ve dördüncüsü, hükümet, küçük ve orta boy işletmelere gerekli desteği vermek ve reel ekonomiyi desteklemek için, mali politika ile para politikası arasında daha iyi koordinasyonu sağlamalıdır. 

(Yan Yan / China Chengxin International Credit Rating Co Ltd Başkanı)

ÇİN SALGINA KARŞI ALDIĞI TEDBİRLERİ GEVŞETMEMELİ

Salgının yol açtığı küresel ekonomik durgunluk ve önceki Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin tetiklediği ticaret savaşına rağmen, Çin ekonomisi, GSYİH büyümesi, istihdam ve enflasyonu kapsayan birçok cephede beklenenden daha iyi performans gösterdi.

Özellikle Çin, geçen yıl iki dönüm noktasını başardı -GSYİH’si 100 trilyon yuanı (15,41 trilyon dolar) geçerek, küresel ekonominin yaklaşık yüzde 17’sini oluşturdu ve Birleşmiş Milletler (BM) 2030 Yılı Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi yoksulluğu azaltma hedefinden on yıl önce, mutlak yoksulluğu yok etme hedefine ulaştı.

Ancak, küresel ekonomisinin yavaş toparlanması ve virüsün öngörülemezliği göz önüne alınırsa, Çin, özellikle 2021 yılı 14’üncü Beş Yıllık Plan’ın (2021-2025) başlamasını ve modernleşmeye doğru yeni yolculuğu işaret ettiği için, sürdürülebilir ekonomik büyümesini başarmak amacıyla potansiyel risklere karşı tedbirlerinin gevşetilmesine izin vermemelidir.  

Talep tarafında, iç tüketim üretimin gerisinde kaldığı için Çin, toplu mal ticaretini desteklemenin yanı sıra yeni ve daha kaliteli tüketim biçimlerini teşvik etmelidir. Ve arz tarafında, yetkililer, kendilerine bağımlı tedarik zincirlerini hızlandırmalı ve önemli alanlarda teknolojik atılımları desteklemelidir. 

Kısacası, Çin, sürdürülebilir gelişmeyi sağlamak için reformları ve açılımları daha da derinleştirmelidir.

(Wang Yiming / China Center for International Economic Exchanges Başkanı Yardımcısı)

POZİTİF BÜYÜMEYE RAĞMEN ARTAN RİSKLER

Çin ekonomisi geçen yıl yüzde 2,3 oranında büyümesine rağmen, salgın nedeniyle üretiminde yüzde 3,5 oranında açık meydana geldi. Bu açık, mali politika ve para politikasının temelini oluşturan, borsada kâr peşinde koşan artan sermaye miktarı, yükselen varlık fiyatları ve emlak sektöründe oluşan balonlar yaratan Çin finansal piyasasında önemli etkiye sahip oldu.

Salgın bazı yeni güçlüklerin ortaya çıkmasına yol açtı. İlki, örneğin, birçok gelişmekte olan ülkenin, salgın yüzünden büyük ekonomik kayıplara maruz kalması nedeniyle borçlarını zamanında ödeyemeyebileceği için Çin, denizaşırı borçluların, borçlarını ertelemek zorunda kalabilir.

İkincisi, Çin bankacılık sektörü, büyük miktarda takipteki krediler ve varlıklarla mücadele ediyor. Mart ayı sonunda, borcunu ödeyemeyenlerin oranının yüzde 3’ten, yüzde 6 ve yüzde 14 arasına çıkması bekleniyor. 

Ve üçüncüsü, temerrütlerdeki artış, özellikle geçen yılın dördüncü çeyreğinden bu yana borçlarını geri ödemede tarafların becerisi ve isteğinin düşmesi nedeniyle içeride tahvil piyasası oynak hale geldi. 

Bu yüzden, düzenlemelerin, borçluların borçlarını ödemekten kaçınmak için salgını bahane olarak kullanmasını önlemenin önüne geçmek için güçlendirilmesi gerekmektedir.

(Zhang Anyuan / China Securities Baş ekonomisti)