CGTN / Daryl Guppy

Çin’in, birçok ülkenin içtenlikle sahip olmak isteyeceği bir “sorunu” var. Çin’in bu sorunu nasıl çözeceği diğer ekonomileri de etkileyecek. Çin’in sorunu, Covid sonrası gelişen ekonomik toparlanmayla ilişkili enflasyondur. Ekonomik büyüme, Covid-19’un etkili kontrolü ve Çinli işletmelerin iyileşmesine yardımcı olmak için tasarlanan teşvik programlarından kaynaklanıyor.

Bu, Çin sermayesinin dışa aktığı Küresel Mali Krizden kurtulmaya yardımcı olmak için 2008’de uygulanan teşvikten çok farklıdır. Bu teşvik aynı zamanda dünya ekonomilerini Amerika Birleşik Devletleri (ABD) pazarının çöküşünün neden olduğu felaketten çıkarma etkisine de sahipti. Çin’in mevcut tepkisi, ülkeye sermaye akışını artırmaktır.

Çin’in Covid-19 iyileşmesine tepkisi “çifte dolaşım” ekonomi politikasında yakalandı. Bu politika, ülkenin iç ekonomisini güçlendirmek ve ekonominin itici gücü olarak dış ekonomik güçlere ve piyasalara bağımlılığı azaltmak için tasarlanmıştır. Batılı ülkeler buna ‘ekonomik egemenlik’ diyor ve Çin gibi, bu yaklaşımı dış tedarik zincirlerine bağımlılığı azaltmak için kullanıyor.

Bu Çin politikasının uluslararası pazarlar için iki etkisi vardır. Birincisi, Çin’e fiziksel ihracatın ivmesindeki potansiyel azalma. İkincisi, Çin’in pazar büyümesi nedeniyle uluslararası sermaye yatırımı için daha da çekici bir yer haline getirmektir.

ÇİN 2008 YILINDA KÜRESEL PAZARLARA BÜYÜME FIRSATLARI İHRAÇ ETTİ

Enflasyon, ekonomik büyüme ile ilişkili olduğu için durgunlaşan Batı ekonomileri tarafından büyük ölçüde istenmektedir. Çin’in nisan ayındaki üretici fiyat endeksi, mart ayında kaydedilen yüzde 4,4’lük büyümeye göre yıllık bazda yüzde 6,8 arttı. Bu enflasyonist büyümeyle mücadele, politika kararlarında önemli bir özellik haline geliyor. Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC), emtia spekülasyonunu ihtimallere kattı. NDRC, bir “sıfır tolerans” kampanyasında spekülasyon, gizli anlaşma veya emtia stokuna karışan yerel tüccarlar ve firmaları karşı önlem almakla tehdit etti. Bu politika şu anda, görüşmelere davet edilen sanayi liderleriyle birlikte özellikle demir cevheri, çelik, bakır ve alüminyum sektörlerine yöneliktir.

NDRC, düzenleyicilerin, yasa dışı faaliyetlere “sıfır toleransın” gösterileceği spot piyasası ve emtia vadeli işlemlerinin ortak denetimini güçlendireceklerine işaret etti. Düzenleyiciler ayrıca anormal işlemlerin denetimleri ve soruşturmalarıyla piyasa denetimini artıracaktır. Bu önlemler şu anda sert emtialara yönelik olsa da, bu aynı zamanda tahıl, soya, domuz eti ve sığır eti dâhil olmak üzere yumuşak mallarla çalışanlar için bir uyarıdır. Çin, emtia ithalatına bağımlılığı azaltmak için bir dizi uzun vadeli çözüm araştırıyor, ancak bunların yürürlüğe girmesi uzun yıllar alacak.

Sert emtia kompleksi -demir cevheri, bakır ve diğer metaller- fiyatlardaki çarpıcı artışların gösterdiği gibi aşırı ısınıyor. Çin’in bununla nasıl başa çıkacağı, bu kaynak alanlarındaki yatırımcıları endişelendirmeye başlayan bir konudur. Bu büyüyen ve enflasyonist ekonomi, iş dünyasının Çin’den ayrılması için artan siyasi baskıya rağmen, yabancı sermaye ve iş dünyası için çekici bir destinasyondur. ABD Başkanı Joe Biden, Kongre’deki 100 gün konuşmasında, ABD şirketlerini Çin’den ayrılmaya ve Amerika’ya “yeniden destek” olmaya çağırdı. Bununla birlikte, “yeniden desteğin” gerçekleştiğine dair çok az kanıt var. Çin’deki Amerikan firmalarının anketleri, büyük çoğunluğunun Çin’deki ayak izlerini genişlettiğini defalarca ortaya çıkardı. Çok azı, Çin’in karlı iç pazarından mahrum kalmamak için üretimi ABD’ye geri döndürüyor.

ÇİN POLİTİKASININ ULUSLARARASI PAZARLAR İÇİN İKİ ETKİSİ VAR

Çin mallarına olan talep de sabit kalıyor. ABD ticaret verileri, yüzde 25’lik yeni Amerikan tarifelerine rağmen Çin’den yapılan ithalatta yüzde 3,6’lık hafif bir düşüş kaydetti. Açıkçası, Amerikalılar halen Çin elektronik ürünleri, tıbbi ekipman, koruyucu giysiler ve diğer ürünleri istiyor. Kesintilerin en fazla, iş modellerini sürdürmek için daha ucuz Çin ithalatına dayanan Walmart gibi şirketlerde olması bekleniyordu. Gerçekte, kesintiler minimum düzeydeydi.

Özellikle ABD tarafından alınan düzenleyici önlemlere cevaben Çin’e yabancı sermaye konuşlandırılıyor. China Telecom, China Mobile ve diğerleri, ABD borsalarından kaldırılmak zorunda kaldı. ABD dışındaki yatırımcıların ilgisinin özel sonucu, bu listelerin Shanghai ve Hong Kong’a taşınmasıdır. Bu küresel rekabet gücüne sahip işletmelerin yeniden konumlandırılması, sermayenin yeniden tahsisini ve yeni yatırım fırsatlarını beraberinde getiriyor. Ev sahibi piyasalar olarak Hong Kong, Shanghai ve Shenzhen Menkul Kıymetler Borsaları üzerinde genel olarak yükseliş etkisi vardır.

Bu yükselen sermaye akışı, bu borsalar büyüdükçe ve küresel listeleri daha da çekerken diğer tüm Çin yatırım fırsatlarını da kaldıracak. Büyüme kendi kendine beslenir, bu nedenle genişleyen endeksler ETF’lere ve yönetilen fon tahsislerine daha fazla uluslararası fon çeker. Kısacası, bu yer değiştirme bu piyasalar için yükseliştedir ve yatırımcılar kendilerini sermayedeki bu değişimin beklentisiyle konumlandırmayı seçebilirler.

Çin 2008 yılında, küresel pazarlara büyüme fırsatları ihraç etti. Çin, 2021 Covid-19 sonrası toparlanma sürecinde, büyüme fırsatları için bir destinasyondur. Çin’in enflasyon sorunu, Batı’nın Çin ile ticari ilişkisinin sona ermediğinin bir işaretidir.