Gazeteci Yusuf Özkan, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu ve Avrupa gündemindeki gelişmeleri değerlendirdi.

İnsanların hüzünlü ya da stresli anlarında normalden daha fazla yemek yediğini söyleyen Yusuf Özkan, “Hollandalı bilim insanlarına göre, duygusal anlarda ve gergin anlarda yemek yemek bir tür savunma biçimi. İnsanlar zorluklarla başa çıkmak için o anda atıştırmayı ya da yemek yemeyi bir çare olarak görüyor. Kısa vadede koku duygusu ya da yenilen şeylerin tadı anında bir rahatlık sağlıyor. Bu da duygusal yeme alışkanlığını gündeme getiriyor.

Peki, bu sağlıklı mı? Uzmanlara göre, pek sağlıklı değil. Çünkü o durumlarda insanlar kendilerini pek de kontrol edemiyorlar ve genellikle sağlıksız şeyler yiyorlar. Örneğin, bir torba cips ya da bir kutu çikolata gibi çok fazla atıştırmalık tüketiliyor. Bu da uzun vadede başta kilo olmak üzere birçok sıkıntıyı beraberinde getiriyor. Uzmanlara göre, bu durum yeme bozukluğuna hemen yol açmıyor. Uzmanlar, ‘Canınız sıkkınken birkaç kez bunu yapmak yemek bozukluğuna neden olmaz ancak sürekli hale getirirseniz mutlaka bir uzmana gitmelisiniz.’ diyorlar. Bilim insanları özellikle insanların kendilerini kötü hissettiği anlarda sağlıksız yiyeceklerden uzak durmalarını, yeme isteğinin olduğu anlarda ise duyguların yazılmasını tavsiye ediyorlar.” dedi.

BELÇİKA’DA BAĞIMLILIK ŞİKÂYETİ YÜZDE 40 ARTTI

Belçika’da son dönemde artan bağımlılık şikâyetleri ile ilgili resmi açıklamanın yapıldığını belirten Yusuf Özkan, “Resmi açıklamalara göre, bu yılın ilk 7 ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla bağımlılık şikâyetlerinde yüzde 40’tan fazla bir artış meydana geldi. Ülkenin başta büyük şehir merkezleri olmak üzere birçok bölgesinde kliniklere ve hastanelere bu yönde çok sayıda başvuru geldi. Uzmanlara göre, bunun nedeni Covid salgını. Çünkü salgın döneminde yalnız kalan insanlar kendilerini geçmişe göre daha fazla yalnız hissetiler ve daha kolay bağımlı hale geldiler. Başta alkol olmak üzere hafif uyuşturucular konusunda ciddi bir bağımlık durumu ortaya çıktı ve giderek bu sorun kendini toplumda göstermeye başladı. Bu yüzden çok sayıda başvuru oldu.

Belçikalı uzmanlara göre, eve kapanmanın bir de faydası oldu. Çünkü kendi ile baş başa kalan insanlar bir süre sonra alkol ve uyuşturucudan rahatsızlık duymaya başladılar. Sürekli evde oldukları için kendilerinden rahatsız oldular. Bu da onların düşünmesine ve yardım istemesine yol açtı. Önceki yıllara göre de salgın döneminde bu konuda yardım isteyenlerin sayısı ciddi anlamda arttı. Psikolojik klinikler ve psikiyatri klinikleri de insanlara yardım etmek için yoğun bir çalışma başlattı.” diye konuştu.