China Daily / Lin Boqiang

Covid-19 salgını, küresel ekonomi üzerinde büyük bir etkiye sahipken, dünyayı ısınan gezegenin yarattığı küresel halk sağlığı krizinden çok daha kötü bir krizle yüzleşmek istemiyorsa yeşil bir kalkınma yolunu takip etmesi konusunda uyarıyor. Çin niceliksel ekonomik büyümeden nitelikli ekonomik büyümeye, sürdürülebilir kalkınmaya odaklanmaya geçtiğinde, çevre dostu bir kalkınma rotası seçti.

Çin’in yeşil kalkınmaya bağlılığı, bir kez daha Başbakan Li Keqiang tarafından cuma günü İki Toplantı’da vurgulandı.

Li, Hükümetin Çalışma Raporu’nu sunarken, “karbon salımlarının 2030’da zirveye çıkması için eylem planları hazırlayacağız” diyerek, zirve karbon salımları ve karbon nötr hedeflerini teyit etti.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping 22 Eylül’de, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun 75. Yıllık toplantısında, Çin’in karbon salımlarının 2030’dan önce zirveye çıkacağını ve ülkenin 2060’tan önce karbon nötrü başaracağını söyledi. Bu, Çin’in 14. Beş Yıllık Plan (2021-2025) döneminde ekonomiyi güçlendirme çabaları gösterirken, düşük karbonlu kalkınmaya odaklanacağı anlamına geliyor.

Ancak 2030’dan önce karbon salımı zirvesini ve izleyen 30 yıl içinde de karbon nötrü başarmak güç bir iş. Çin’in, bu iki çevre hedefini gerçekleştirmek için, salımının 2025’te 14. Beş Yıllık Plan’ın sonunda yaklaşık olarak zirveye çıkması için, diğer şeylerin yanı sıra, ekonomik yapısını iyileştirerek, enerji tasarrufu yaparak ve temiz enerji kullanımını artırarak sürekli çabalar göstermek zorunda ki, ülkenin 2060’tan önce karbon nötrü gerçekleştirmek için daha fazla manevra alanı olsun.

Aslında, Xi, BM iklim toplantısında 12 Aralık’ta video bağlantısı ile yaptığı konuşmada, Çin’in Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) birim başına karbol salımını ya da karbon yoğunluğunu 2030’da 2005 düzeyine göre, yüzde 65’ten fazla azaltacağını vurguladı. Bu salımın hedeflenen zamandan önce zirve yapmasına yardım edebilir.

FOSİL YAKIT YAKIN GELECEKTE ASIL ENERJİ KAYNAĞI OLMAYA DEVAM EDECEK

Buna göre, ülke karbon salımını 2030’dan önce zirveye çıkarmak için bir eylem planı hazırlıyor. Çin’in fosil yakıtlarını yakarak yaklaşık 10 milyar ton karbon saldığı, kömürün bunun 7,5 milyar tondan fazlasını oluşturduğun, bunu petrol ve gazın izlediği tahmin ediliyor. Çin’in, endüstri bazlı bir ekonomi olarak, karbon salımı asıl olarak enerji üretimi ve sanayi sektöründen kaynaklanıyor, küçük bir oranı ulaştırma sektöründen daha da küçük bir oranı ise tarım, ticaret, konut ve kamu hizmetleri sektörlerinden kaynaklanıyor. Ve Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre, salımın yarısından fazlası enerji santrallarının yaktığı yakıtlardan kaynaklanıyor.

Sanayiler arasında, en büyük salım yapanlar enerji, kimya ile demir ve çelik sektörleri, sanayi sektörü, termal enerji ve diğer elektrik üreten santrallar dışında, karbon salımının yaklaşık yüzde 30’unu yaratıyor. Öte yandan hızlı sanayileşme, ulaştırma sektörünün enerji tüketimini büyük ölçüde artırdı ve sonuç olarak, bu sektörün karbon salımı toplam salımın neredeyse yüzde 10’una denk geliyor.

Enerji santralları ile sanayi ve ulaştırma sektörleri Çin’deki asıl karbon salımı kaynakları. Ve fosil yakıt yakın gelecekte ülkede asıl enerji kaynağı olmaya devam edeceği ve Çin daha da fazla sanayileşirken elektrik talebi artacağı için enerji, sanayi ve ulaştırma sektörlerinden kaynaklanan salım artmaya devam edebilir.

Bu nedenle, karbon salımlarını mümkün olduğu kadar erken zirveye çıkarmak 2060’tan önce karbon nötrü başarmak için önemli. Bunu yapmak için termal enerjiye bağımlılıktan temiz ile yenilenebilir enerji kaynaklarına geçmenin dışında, Çin’in fosil yakıtların tüketimini kontrol etmesi ve yüksek enerji yoğun ve ağır sanayilerin büyümesini azaltması gerekiyor. Ayrıca bir temiz enerji yapısı kurması, yenilenebilir ve temiz enerji sektörünün gelişmesini hızlandırması ile karbon yakalama, kullanımını ve depolamasını desteklemesi gerekiyor.

Aslında, 14. Beş Yıllık Plan’da belirlenen hedefler, Çin’in karbon salımını 2030’dan önce zirveye çıkarmasına ve ondan sonra karbon salımlarını azaltmasına yardım etmelidir.

Salgının etkisi nedeniyle, karantinalar ve diğer katı salgınla mücadele önlemleri neredeyse bütün ekonomilerde üretim, istihdam ile yatırımları etkilediği için, küresel ekonomi bir durgunluğa girdi, küresel iklim eylemine zarar verdi ve birçok ülkenin ekonomik temellerini zora soktu.

Salgının etkisinden kurtulmaya çalışan ülkeler güç bir soruyla karşı karşıya; iklim değişikliği ile mücadele etmek için, ekonomik toparlanmayı düşük karbon dönüşümü ile nasıl birleştirmeli?

BM Çevre Programı yeşil ekonomik toparlanma ve “yeniden daha iyi kurma” çağrısında bulundu. Buna göre, Çin 2060’tan önce karbon nötrü başarma vaadinden bulunduktan sonra Japonya ile Güney Kore gibi ülkeler de karbon nötrü başarma yolunda karbon salımlarını daha hızlı azaltma sözü verdi. Bu, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) şubatta Paris Anlaşması’na dönmesi ile birlikte, dünyanın büyük bölümünün yeşil ekonomik toparlanmanın önemini anladığını gösteriyor.

ÇİN KÜRESEL İŞ BİRLİĞİ İLE ORTAK KALKINMAYI GÜÇLENDİRMEYE KATKI SAĞLAYACAK

Bunun yanı sıra, Çin’in ekonomik kalkınması 2060’tan önce karbon nötrü başarma vaadi ile tutarlıdır. Yeni enerji araçlarının oranını artırarak ve yenilenebilir enerji ile karbon ticaretini teşvik ederek ekonomik toparlanmada yeşil, düşük karbonlu bir yola girdi. Ancak enerjinin arz ve talep durumu temel olarak değişmediği için, hâlâ enerji tüketimi ve karbon salımında bir artış olabilir, bu da Çin’in düşük karbon dönüşümünde birçok zorlukla karşı karşıya olduğu anlamına geliyor.

Genel olarak, Çin’in özellikle 14. Beş Yıllık Plan döneminde iki çevre hedefine ulaşmak için dört önlem alması gerekiyor.

İlk olarak, karbon nötr hedefini kalkınma planı ile bütünleştirmesi gerekir, bu da 2030 ve 2060 hedeflerinin gerçekleştirilmesi için yasalar ile düzenlemelerin uygulanmasına izin verir. Ayrıca, ulusal karbon ticaret piyasası için daha etkin mekanizmalar geliştirmelidir.

İkincisi, hükümetin özellikle enerji üretimi, sanayi ile ulaşım sektörlerinde, enerji teknolojisinde yenilikleri teşvik etmeye uygun karbonsuz ve eksi karbon teknolojileri geliştiren politikalar uygulaması gerekir.

Üçüncüsü, daha fazla ülke karbon nötrü başarma sözü verdiği için, Çin’in karbon salımını azaltma sözü iklim değişikliğine karşı mücadeleyi güçlendirecektir. Ve küresel iklim hareketinde küresel iş birliğini derinleştirerek, Çin sadece küresel etkisini genişletmeyecek, aynı zamanda diğer ülkelerin iklim değişikliğine daha iyi adapte olmasına ve iklim değişikliğini hafifletmesi ile ortak kalkınmayı güçlendirmesine yardım edecektir.

Dördüncüsü, enerji verimliliğini artırmak, döngüsel bir ekonomi geliştirmek ve düşük enerji tüketimine yönelik ekonomik yapı değişiklikleri yapmayı kapsayan geniş bir enerji tasarrufu kavramı teşvik edilmelidir.

Ayrıca, temiz enerjiyi daha rekabetçi hale getirmek ve enerji tüketimini azaltmak için karbon ticareti piyasası ile enerji piyasası reformlarına gerek vardır.