CGTN

Çin toplumsal yönetişimle ilgili eski bir felsefeye sahip; Wang Dao (王道), erdemle yönetim ve Ba Dao (霸道), zorla yönetim. Bu iki çizgi birbirini tamamlar, etkilemeyi ve ikna etmeyi dene ancak gerektiği zaman zorla sonuç al.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Boao Asya Forumu 2021 Yıllık Toplantısı açılış törenine video konferans yoluyla katılarak bir konuşma yaptı. Xi konuşmasında dünyanın dayılanmaya ya da zorbalara ihtiyacı olmadığını büyük güçlerin böyle davranmamaları ve daha fazla sorumluluk üstlenmeleri gerektiğini söyledi. Xi ayrıca Çin’in asla hegemonya, genişleme, etki alanı peşinde koşmayacağına ya da silah yarışına girmeyeceğine söz verdi.

Dünyanın tek süper gücü Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yöneticiler ya da parti farkı gözetmeksizin, ortak olarak hakikat ve adalet pahasına hegemonik davranışlara yöneldi. Dünyanın Trump yönetimi döneminde gördükleri -tek taraflılık, herhangi birine yardım eline uzatmayı reddetme ve jeopolitiğe dayalı düşünme- birbiri ardına gelen yönetimlerinde de yaşanıyor. ABD finansal sisteminin silah haline getirilmesi, aşıların talan edilmesi ve diğer ülkelerin içişlerini baskı noktası olarak kullanma Biden’ın 100 günden az yönetimine damgasını vurdu.

Bu arada, küresel Covid-19 vakaları 140 milyonu aştı ve 3 milyondan fazla insan öldü. Koronavirüs salgını dünyadaki zaten varılan birçok sorunu ağırlaştırdı. Özellikle, ülkeler içinde ve arasında var olan eşitsizlik arttı. Dünya Bankası virüsün 150 milyon kadar insanı bu yılın sonunda aşırı yoksulluğa iteceğini tahmin ediyor. Dünya Bankası Gurubu başkanı David Malpass, “Salgın ve küresel durgunluk dünya nüfusunun yüzde 1,4’den fazlasının aşırı yoksulluğa düşmesine neden olabilir.” dedi.

SALGIN EŞİTSİZLİĞİ ARTIRDI

Xi konuşmasında, Çin’in uluslararası sembol kalkınma projesi Kuşak ve Yol İnisiyatifi bütün dünyada 7,6 milyon insanı aşırı yoksulluktan kurtarabilirken, 32 milyon kişiyi orta düzey yoksulluktan kurtulacaktır.

Her ülke farklıdır. Bazıları büyüktür ve daha iyi ekonomik ve askeri güce sahiptir, bazıları değildir; bazıları görece gençtir, diğerleri ise binlerce yıllık bir tarihe sahiptir; bazıları küresel sahnede aktiftir, bazıları sadece içişlerine bakarlar. Xi, bu farklılığın bu dünyanın ayırıcı özelliği olduğunu ve insan uygarlığının buradan kaynaklandığını söyledi.

Standartlaşmış değerler, sistemler veya yaşam tarzı setini zorla uygulamak, insanlığın ilerlemesini gerçekleştiren temel özelliği yok etme girişimidir. Bir ülkenin sadece büyük ve güçlü olması, diğer ülkelerin nasıl yönetilmesi ya da başka halkların nasıl düşünmesini dikte etme hakkını aldığı anlamına gelmez.
Bu dikte zorla yönetmenin aşırı biçimde uygulanması, demektir. Bu bir süre işe yarayabilir, ama uzun dönemli, sürdürülebilir bir küresel düzeni sürdüremez. Dünya yönetişim, güven, kalkınma ve barış bakımından genişleyen bir eksiklikle karşı karşıya olduğu için, küresel olaylara katılan herkese, geçen on yıllar boyunca emek verdiğimiz sonuçları korumak düşer. Sonuçta, halkın arzuladığı mutluluğu ve dünyanın aradığı kalkınmayı sağlayacak şey “erdem”dir.