22 Mart, 29. Dünya Su Günü’dür. Bu yılki Dünya Su Gününün ana teması, su tasarrufu konusundaki bilinci artırmak ve su kaynaklarının korunmasını güçlendirmek amacıyla “Suya Değer Vermek” olarak belirlendi. 

DÜNYA NÜFUSUNUN ÜÇTE BİRİ “AŞIRI SU KITLIĞI” ÇEKİYOR

Washington merkezli bir araştırma kurumu olan World Resources Institute’un son verilerine göre, dünyanın yaklaşık 400 bölgesindeki insanlar “aşırı su kıtlığı” ortamında yaşıyor.

Çatışma ve siyasi istikrarsızlığın nedenlerinden biri olan su kıtlığının milyonlarca insanın evsiz kalmasına neden olabileceğine dair endişeler de var.

Dünya Kaynakları Enstitüsü’ne göre, dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri, yani yaklaşık 2,6 milyar insan, “aşırı su kıtlığı” çekmektedir. 17 ülkeden 1,7 milyar insan “aşırı su kıtlığı” olan yerlerde yaşamaktadır.

Meksika’dan Şili’ye, Afrika, Güney Avrupa ve Akdeniz’deki turistik merkezlere kadar, “su baskısı” endişe verici bir düzeye ulaştı.

Ortadoğu’nun kurak bölgesindeki 10’dan fazla ülke, dünyada aşırı derecede su kıtlığı yaşayan ülkeler olarak kabul ediliyor. Türkiye’de şehirlerin üçte biri “aşırı su kıtlığı” çekiyor.

Hindistan, su kaynaklarının kullanımı ve yönetiminde ciddi zorluklarla karşı karşı bulunuyor, bu insanların sağlığından ekonomik kalkınmaya kadar her şeyi etkileyecek bir konu.

ÇİN’DE SU KAYNAKLARININ KULLANIM ORANI SON YILLARDA ARTMAYA DEVAM EDİYOR

Çin su kaynağı bakımından fakir bir ülke konumunda ve dünyanın kişi başına düşen su kaynağının sadece dörtte biriyi oluşturuyor. Ülkedeki su kaynaklarının toplam miktarı büyük olmasına rağmen mevcut tatlı su kaynaklarının miktarı az, kişi başına düşen su kaynağı miktarı yaklaşık 900 metreküp ve dağılımı son derece dengesiz.

Son yıllarda su kaynaklarının kullanım oranı sürekli artıyor ve genel su kullanım verimliliği dünya ortalamasına ulaştı.

2019’da, 10.000 yuan Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) başına ulusal su tüketimi ve 10.000 yuan endüstriyel katma değer başına su tüketimi, 2015’e göre sırasıyla yüzde 23,7 ve yüzde 26.9 azaldı ve tarım arazisi sulama suyunun etkin kullanım katsayısı, 2020 ulusal su tasarrufu eylemi kapsamında belirlenen hedeften önce gerçekleştirildi.

Bununla birlikte ülke genelindeki 31 eyalette eyalet düzeyinde su tasarrufu eylem planları ortaya getirildi.

2019 yılında, ülkedeki toplam su tüketimi 602,1 milyar metreküp olarak gerçekleşti, bu rakam 13. Beş Yıllık Planı kapsamındaki su tasarruflu toplumu inşa etme hedefinde belirlenen göstergeler içinde sıkı bir şekilde kontrol edildi.

Ancak gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında Çin’in su tasarrufu seviyesinin hala belli bir mesafesi var. Hesaplamalara göre, ulusal su tasarrufu potansiyeli için hala yer var. 2025’e kadar toplam ulusal su tasarrufu potansiyeli 29,8 milyar metreküp ve 2035’teki toplam ulusal su tasarrufu potansiyeli ise 61,4 milyar metreküp olarak belirlendi.

14.Beş Yıllık Plan döneminde, 10.000 yuan GSYİH için su tüketimi ve 10.000 yuan endüstriyel katma değer için su tüketimi 2020’ye kıyasla yüzde 16 düştü.

Örneğin, Çin’de ana nehir Yangtze Nehri korumak için, “Yangtze Nehri Koruma Yasası” bu yıl 1 Mart’ta resmen yürürlüğe girdi. Nehir kıyısında yer alan Nanjing kenti de Yangtze Nehri’nin ekolojisine zarar veren davranışları durdurmak için harekete geçti.

2018’den başlayarak Nanjing, Yangtze Nehri boyunca tersaneler, rıhtımlar, küçük kimyasal fabrikalar dâhil 226 yasadışı projeyi kaldırarak 32 kilometrelik üretim tipi kıyı şeridini bir yerlilerin eğlence alanı işlevi gören yeşil ekolojik kıyı şeridi haline getirdi.

Bir sonraki aşamda su kaynaklarının güvenli kullanımının nasıl teşvik edileceğiyle ilgili olarak, Çin Ulusal Su Kaynakları Bakanı Li Guoying, su tasarrufu önceliğine bağlı kalmamız ve ulusal su tasarrufu eylemlerini derinlemesine uygulamamız gerektiğine dikkat çekti.

Li ayrıca su kaynakları geliştirme ve kullanımının üst sınırını sıkı bir şekilde kontrol etmek için bir kısıtlama sisteminin oluşturulması; ulusal su şebekesinin inşasının hızlandırılarak su kaynaklarının dağıtım stratejisinin düzeninin iyileştirilmesi;. nehirlerin ve göllerin korunması ve yönetişiminin güçlendirilmesi ve su kaynaklarının restorasyon yeteneğinin artırılması; bilimsel, teknolojik liderliğe ve dijital yetkilendirmeye bağlı kalınarak su kaynaklarının akıllı yönetimi seviyesinin artırılması gerektiğini vurguladı.

İHMAL EDİLEN SU KAYNAKLARI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ PLANININ ÖNEMLİ BİR PARÇASI

Bazı Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşları, iklim değişikliğinin bazı bölgelerde su arzının öngörülemez hale gelmesine neden olacağı konusunda uyarıda bulundu.

Geçen seneki Dünya Su Günü’nde BM tarafından yayınlanan bir raporda da iklim değişikliğinin etkisini ve itici faktörlerini azaltmak için, insanlığın dünyanın sınırlı su kaynaklarının kullanım tarzını değiştirmesi gerektiğine işaret edildi.

BM Genel Sekreteri Guterres da dünyanın su kaynaklarının benzeri görülmemiş tehditlerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.

Küresel ısınma ve sürdürülemez kullanımın yol açtığı benzeri görülmemiş bir rekabet, milyonlarca insanın evsiz kalmasına yol açtı. Bu, sağlığı ve üretkenliği olumsuz etkileyecek ve istikrarsızlık ve çatışma tehdidini büyük ölçüde artıracaktır.

Bu bağlamda su arıtma havzalarına ve su altyapısına yatırımı artırmak ve su verimliliğini büyük ölçüde artırmak için acilen harekete geçmeliyiz. Su yönetiminin tüm yönlerinde iklim risklerini önceden tahmin etmeli ve bunlara yanıt vermeliyiz. İklim değişikliğinden etkilenen insanların direncini güçlendirmek için çabalarımızı artırmalıyız.

Dünya Su Günü’nün anılması, bu konuda herkese düşen sorumluluğun yerine getirilmesi gerektiği anlamına gelir.