China Daily

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), dünyanın birçok yerinde ortalığı kasıp kavurmaya devam eden yeni tip koronavirüse karşı küresel mücadeleye katkıda bulunmak yerine, Çin’e muhalif ayrıştırıcı stratejisi gereği siyasi virüsünü yayarak her türlü ortak çabayı kasıtlı olarak baltalamaya çalışıyor.

Salgının ortaya çıkmasından bu yana, kötü niyetli üst düzey ABD yetkilileri, Çin’i hedef alan çirkin söylemlerinde defalarca yabancı düşmanı terimler kullandılar. ABD’nin bir önceki başkanı Donald Trump, koronavirüsten yalnızca “Wuhan virüsü” olarak bahsetmekle kalmadı, aynı zamanda Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu da dâhil olmak üzere uluslararası toplantılarda Çin’e salgınla ilgili temelsiz suçlamalarda bulundu. Biden hükümeti bu siyasi virüse karşı bağışıklılığı olduğunu hâlâ kanıtlamadı. Çin’i kötülemek ve izole etmek amacıyla Biden hükümeti de virüsün kökeniyle ilgili çalışmalarından yararlanarak Wuhan’daki laboratuvar sızıntısı komplo teorisini yaymaya çalışıyor.

Washington’ın salgını siyasallaştırarak ABD’nin pandemiye verdiği baştan savma yanıtı unutturmayı ve Çin’i itibarsızlaştırarak dışlamayı amaçladığı artık açık bir şekilde görülüyor. Yalanlar uydurarak, ellerinde sözde deliller olduğunu iddia ederek ve suçluluğu varsayarak ABD, bu kirli numaralarla diğer ülkelere iftira atıyor ve isimlerini karalıyor.

ABD KÜRESEL SALGINLA MÜCADELE SÜRECİNDE EN BÜYÜK ENGEL

Gerçekler ABD’nin küresel salgınla mücadele sürecinde en büyük engel olduğunu gösteriyor. Amerika’nın kendi ülkesi için dahi felakete dönüşen sorumsuz politikaları, virüsü kontrol altına almak için gösterilen küresel çabayı baltalıyor. ABD, dünyanın en gelişmiş sağlık sistemlerinden birine sahip olmasına rağmen, ülkede Covid-19 nedeniyle ölenlerin sayısı 600 bini, toplam enfeksiyon sayısı ise 35 milyonu aştı. Buna rağmen ABD, pandemiyle mücadele için ciddi şekilde ihtiyaç duyulan birlik ruhunu baltalamak amacıyla siyasi virüsünü yaymaya devam ediyor.

Çin, her zaman virüsün köken takibinin sorumluluk duygusuyla yürütülmesi gereken ciddi bir bilimsel konu olduğunu savunmuştur. Uluslararası köken takibi çalışmalarına içtenlikle katılmış, iki kez Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) uzmanlarını köken takibi konusunda ortak araştırmalar yapmaya davet etmiş ve bu amaç için büyük çaba sarf etmiştir.

Çin’in haklı olarak belirttiği gibi, köken izleme araştırmasının bir sonraki aşaması şimdiye kadar öğrenilen bilgiler üzerine inşa edilmeli ve dünya genelindeki erken vakalar incelenmelidir. Liderlerin ABD’nin yaymaya çalıştığı siyasi virüse karşı uyanık olması gerekiyor. Bu ışık altında, yaklaşık 60 ülkenin DSÖ’ye, köken izleme araştırmasının ilk aşamasının sonuçlarını kabul eden ve salgının kökenine ilişkin çalışmayı politize etme girişimine karşı çıkan mektuplar gönderdiğini görmek güzel.