China Daily / Shen Dingli

Koronavirüs salgınının ortaya çıkmasından bir yıl sonra, virüsün yayılmasını kontrol etme çabaları dünya çapında dengesiz sonuçlara yol açtı. Bununla birlikte Çin, salgını büyük ölçüde kontrol altına alarak, nispeten güvenli bir ortam yarattı. Ve ülkenin bazı kesimlerinde ara sıra koronavirüs kümeleri bildirilse bile, yetkililer, büyük ölçekli salgınları önleme yollarında başarı kaydettiler.

Çin’in salgına karşı mücadelesi maliyetsiz olmadı. Ülke ekonomisi, Wuhan kentinde virüsün ilk defa tespit edilmesinden sonra yayılmasını kontrol altına almak için uygulanan karantinalar ve diğer sıkı önlemler nedeniyle 2020 yılının ilk çeyreğinde yüzde 6,8 oranında daraldı ve Wuhan kenti ile kentin bulunduğu Hubei eyaleti salgından en fazla etkilenen bölge oldu. Ancak hükümetin ilk aşamada sert önlemler almasıyla, Wuhan ile Hubei, birkaç aydan sonra normale dönmeye başladı. Üretim ve diğer ekonomik faaliyetlerin, geçen yılın ikinci yarısında ülke çapında yeniden başlamasıyla Çin bütün engellere rağmen, 2020 yılında yüzde 2,3 oranında büyümeyi başardı.

Dünyanın geri kalanının performansıyla karşılaştırıldığında Çin, yıkıcı salgınla karşı karşıya olmasına rağmen, hükümetin yeterliliği ile etkililiği sayesinde insanların yaşamları ve geçim kaynaklarını korumasının yanı sıra virüsü kontrol altına aldı.

ÇİN SALGINI BÜYÜK ÖLÇÜDE KONTROL ALTINA ALARAK GÜVENLİ BİR ORTAM YARATTI

Birçok uzman sanayileşmiş ülkelerin, gelişmiş sağlık hizmetleri sistemleri ve tıbbi kaynakları nedeniyle, salgını kontrol altına almada daha iyi donanımlı olduğunu düşünüyordu. Ancak durumun böyle olmaması dünya için şaşırtıcı oldu. Neredeyse bütün büyük Batılı ülkeler salgını kontrol altına alma mücadelesi veriyor, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) salgının en kötü vurduğu ülke oldu. Şimdiye kadar dünyada salgın 2 milyondan fazla cana mal oldu. Sadece ABD’de, 25 milyon kadar vaka ve 430 binden fazla ölü var. İngiltere’de ise vaka sayısı 2,5 milyon, ölü sayısı ise 87 bini geçmiş durumda.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) uzmanlarından oluşan 13 kişilik ekip, perşembe günü Wuhan’da iki haftalık karantinayı tamamladıktan sonra virüsün kaynağını bulma konusundaki bilimsel çalışmaya başladılar. Onların çalışmasının bir kısmı, virüsün nasıl geliştiği ve yayıldığına ilişkin peşin hükümlü düşünceleri terk etmeyi ve kanıtların ne dediğine bakmayı ve oradan devam etmeyi içeriyor.

Çinli yetkililer, 3 Ocak 2020 gibi erken bir tarihte Wuhan’da “sebebi bilinmeyen virüsle ilgili zatürre” vakaları kümeleri tespit ettikleri konusunda DSÖ’ye bilgi verdiler. Çin, 20 Ocak 2020 tarihinde yeni koronavirüsün bulaşıcı olduğunu açıkladı. Çin’deki DSÖ heyetinin Şubat 2020’deki raporunda, virüs hakkında “önemli bilgi uçurumunun sürdüğü” ifade edildi.

Bu dünya tıp biliminde çok önemli bir gelişmeydi ve özellikle Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşları ve diğer ülkelerle bu tür iş birliği aracılığıyla Çin, büyük bir ülke olarak sorumluluğunu üstlendi. Buna ilaveten, koronavirüsün genetik diziliminin sonuçlarını, dünyanın virüsün yayılmasını kontrol altına almasına yardımcı olmak için DSÖ ve diğer ülkelerle paylaştı.

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ UZMANLARI WUHAN’DA

Ve unutmayalım, Çin, geçen yıl 3 Ocak ve 3 Şubat arasında salgının durumuna ilişkin ABD yönetimine 30 kez güncellenmiş bilgileri gönderdi. Yeni ABD yönetimi, Çin’in geçen yılki düzenli bilgilendirmelerine dikkat etmeli ve Amerikalı gazeteciler, Çin’i ilk aşamada salgını “kötü idare etmekle” suçlamadan önce bu önemli bilgi dizisine erişmek ve incelemek için ABD’nin Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası’nı kullanabilir.

Bu tür olumlu gelişmelere rağmen, bazı Batılı medya kuruluşları yine, Çin’in geçen yıl başlangıçta salgının ayrıntılarını gizlediğini iddia ediyorlar. Fakat şimdi DSÖ heyeti çalışmaya başladı ve sonucu beklemek akıllıca olacaktır.

DSÖ heyetinin görevi, virüsün kaynağı konusunda ortak bir araştırmayı yürütmek olacak, heyet, suçlunun kim olduğunu belirlemek yetkisine sahip değil. Yine de bu inceleme, yerel yetkililerin kamu sağlığı krizine nasıl müdahale ettiğini derinlemesine anlamak için bir fırsat oluşturuyor. Bu tür bir bilgi, salgının ayrıntılarının anlaşılmasına, bilimsel olarak kaynağının izinin sürülmesine ve virüsün konakçısının belirlenmesine yardımcı olacak.

Bununla birlikte, yeni koronavirüsün dünyanın diğer bölgelerinde çıkmış olabileceği şüphelerinin de vurgulanması gerekiyor. DSÖ’nün işi, bu tür yerleri belirlemek ve virüsün kökeni ile yayılma yolunun izini sürmek amacıyla benzer çalışmalar yürütmek için muhtemelen Çinli bilim insanlarının da aralarında bulunduğu uzman ekipleri bu yerlere göndermektir. 

Yeni ABD Başkanı Joe Biden, DSÖ kurallarına uygun olarak, virüsün kaynağının yeri olarak herhangi bir ülkeyi ya da bölgeyi damgalamayacağı sözü verdi ve umuyoruz ki, ABD federal hükümeti yeni koronavirüse atıfta bulunan saldırgan ifadeler kullanmayacak. Çin, yeni ABD yönetiminin selefinin hatalarını düzeltme adımlarından memnun ve Batı medyasından, konuşmadan önce düşünmesini ve bazı Batılı hükümetlerin hatalarını gizlemek için virüsün yayılmasına ilişkin bir ülkeyi lekelemeyi durdurmasını istiyor.