CGTN / Hamzah Rifaat Hussain

Çin’in Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi Wang Quan, Avrupa Birliği’nin (AB) başkanlık ettiği JCPOA Ortak Komisyonu’nun son toplantısından sonra yaptığı konuşmada, Washington D.C.’nin İran yaptırımları konusunda “mızmızlanmaya” son verip bu yaptırımları kaldırma yönünde kararlılıkla hareket etmesini istedi.

Wang’ın yorumu uzayan küresel ve bölgesel sonuçlara sahip bir vakada gereksiz gecikmelerin Orta Doğu’nun güvenliği ve nükleer silahların azaltılması hareketi için felaket sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Uluslararası toplum böyle bir kararsızlığa katlanamaz.

Bunun nedenleri açık. Uzayan şüpheler, İran’da ılımlılarla radikaller arasındaki muhtemel bölünme ve Afganistan’dan asker çekilmesi, İsrail istihbarat yetkililerinin üstü örtük olarak İran tesislerine saldırıları üstlenmeleri ve Orta Doğu ile Güney Asya’da ortaya çıkan güvenlik senaryoları ve kapanmayan İsrail-Filistin düşmanlıkları büyük bir bölgesel gücün erkenden yaptırımlardan kurtulmasını gerektiriyor.

Eski Donald Trump yönetiminin tek taraflı çekilmesiyle reddedilen JCPOA Anlaşması’nın yeniden hayata geçirilmesi tartışmaları yavaş ilerlerken, İran liderliğini ufuktaki cumhurbaşkanlığı seçimleri ile birlikte uzlaşmazlığa sürükleme riski yüksek. Yaptırımların kaldırılmaması Trump dönemini yansıtması ile birlikte geçiş içindeki bir ülke sadece daha kararlı ve açıkça meydan okuyan bir İran ile sonuçlanır.

Yaptırımların kaldırılmasındaki gecikme de, görüşmeler devam ederken İran’ın anlaşmaya uymadığını gösteren bir kanıt yokluğunda Tahran’ın taleplerinin meşru olduğu dikkate alınırsa, açıklanamaz bir durum. Öte yandan Wang’ın belirttiği üzere, JCPOA’ya tam olarak uymak, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) alışılmadık silah ambargosu dâhil, tek taraflı yaptırımları kaldırmasına bağlı.

BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ İÇİN İŞ BİRLİĞİ ŞART

JCPOA görüşmelerinin uzayan nükleer program sorunun çözmek için yapıldığı şeklindeki iyimser görüş hem anlaşma hem de ilgili BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarına uymayan silah ambargosu tarafından daha fazla tehdit ediliyor. Bu nedenle, böyle gecikmelerin devam etmesi ortakların ve tarafların tek taraflı olarak JCPOA’dan çekilme ve gelecekteki çok taraflı çerçeve ya da anlaşmaların işleyebilirliğine zarar verme riskini taşıyor. Çok taraflılığı desteklemeye açıkça bağlı görünen bir yönetim için bunun doğrudan sonuçları olacaktır.

Eğer böyle bir senaryo gerçekleşirse, o zaman bunun sonuçları sadece İran, Washington D.C. ya da JCPOA’nın P5+1 üyeleri ile sınırlı kalmayacaktır. Herhangi bir egemen devlete karşı yakınlaşma politikası karşılıklı güven ve anlaşmazlığın ya da bölünmenin iki tarafının barış çerçevelerini tümüyle uygulaması için daha da yakınlaşmasına izin veren güven oluşturucu önlemlerin yorulmadan alınmasını gerektirir.

Bunların yokluğu İran’ın durumunda Orta Doğu’da Batı’nın liderliğindeki müdahalelere karşı düşmanlıklar ya da bölgesel ve küresel istikrarı tehlikeye atan vekâlet savaşları, geleneksel tehditler ve silahlanmayı artırmak biçiminde bir tehlikeyi tetikleyen bir devletin diğerleri pahasına koşulsuz desteklenmesine karşı düşmanlığın güçleneceği yayılma etkileri ile sonuçlanabilir. Dünya tam olarak İran konusunda köşeye sıkışır, burada herhangi bir yakınlaşma, olumlu ya da olumsuz barış artan oranda hayal haline gelir. Hiçbir taraf böyle bir senaryoyu göze alamaz.

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, BM’nin desteklediği Silahsızlanma Konferansı’nda Moskova ve Washington D.C arasında, potansiyel birçok taraflı silahsızlanma ile sonuçlanma ihtimali olan bir karşılıklı itidalden bahsetti. Aynı nihai ortak sürdürülebilir barış hedefine yönelik örnek karşılıklı itidal ilkesi İran’ın durumuna da bölgesel olarak geçerlidir. Böyle bir itidal, İran içinde yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarının dış politikada ABD aleyhine Çin ve Rusya ile yakınlaşmaya öncelik vereceğinin tahmin edilmesiyle birlikte kapanmayan Amerikan karşıtlığı veri olarak alınırsa, hayati öneme sahiptir.

Bu öngörülen yakınlaşma ve İran’ın iç ortamının peş peşe ABD yönetimlerinin İslam Cumhuriyeti’ne karşı zorlayıcı taktikler kullanmasının yanı sıra yaptırımların kaldırılmasının daha da geciktirilmesinin sadece süren tersliğe katkıda bulunduğunu belirtmek de hayati öneme sahip.

Bölgesel ve küresel barış için ilgili bütün tarafların, İran’ın ulusal güvenlik ihtiyaçları pahasına sıfır-toplamlı stratejilerin yokluğunda somut sonuçlar alma yönünde pragmatizm uygulaması bekleniyor. Bu tür çabaların meyve vermesi beklenirken, Wang Yi’nin İran nükleer sorununun nedeni olarak belirttiği ABD’nin tek taraflı zorbalıkları yaptırımların tümüyle kaldırılmasının kızgın bir şekilde reddedilmesi ile tamamlanmamalıdır.

Daha önceki düşmanlıklar ve şüpheler İran halkı için Trump döneminde salgının zirvede olduğu zamanlarda tıbbi malzeme almalarının engellenmesi gibi sosyoekonomik sonuçlara neden oldu. Uluslararası toplum JCPOA konusundaki duyarsız kararsızlığın da, İran, bölge ve ötesi için daha geniş değilse bile eşit ölçüde sonuçları olduğunu anlamak zorundadır.