Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Atlı, dünden bugüne Çin-Afganistan ilişkilerini değerlendirdi.

Dünyanın gündeminde Afganistan olduğunu belirten Altay Atlı, “Afganistan’da artık yeni bir dönem başlıyor. Taliban, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) güçlerinin geri çekilmesiyle kontrolü ele geçirdi. Başkent Kabil’e de girerek artık yeni bir yönetim Afganistan’da oluştu. Afganistan’da yeni dönemde neler olacağı konusu tartışılıyor. Taliban’ın da medya aracılığıyla bütün dünyaya ‘endişe edilmesin’ gibi mesajlar verdiğini görüyoruz. Ancak tabii ki bir güven inşa edilmesi gerekecek. Bu çok da kolay olmayabilir.” diye konuştu.

ÇİN’İN AFGANİSTAN’DAKİ ROLÜ

Afganistan’daki gelişmelerde Çin’in rolünün ne olacağının önemli bir konu olduğuna vurgu yapan Atlı, “Afganistan’da yeni dönem şekillenirken ‘yeni yönetim Çin’den ne kadar destek alacak, nasıl iş birlikleri olacak?’ bütün dünya bunları daha fazla konuşuyor. Çünkü temmuz ayında Taliban’ın üst düzey yetkililerinin Çin’e ziyareti vardı. Ziyarette karşılıklı beklentiler dile getirilmişti. Çin bu beklentileri kısa süre önce yineledi. Çin’in, ‘Afgan halkının iradesi önemlidir. Afganistan’da bütün tarafları kapsayacak ve kalıcı barışı sağlayacak çözümün olması taraftarıyız’ yaklaşımı var.” dedi.

AFGANİSTAN, ÇİN HALK CUMHURİYETİ’Nİ TANIYAN İLK ÜLKELERDEN

Çin-Afganistan ilişkisinin çok uzun bir geçmişi olduğunu hatırlatan Altay Atlı, “Tarihi boyutuna baktığımızda Afganistan’ın Çin Halk Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu görüyoruz yani ilişkilerin kökeninde böyle kuvvetli bir unsur da söz konusu. Fiili olarak ilişkilerin başlaması 5 yıl sürdü, karşılıklı elçilikler kuruldu. 1963’te de yine karşılıklı bir sınır anlaşması yapıldı. Çin ile Afganistan arasında yaklaşık 90 kilometrelik kara sınırı var. O dönemde başlayan ilişkilerden bugüne aslında çok şey değişti. Buradaki en önemli dönüm noktası  Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) işgali. Bu dönem aslında Çin Halk Cumhuriyeti ile SSCB arasında çok derin ve giderek büyümekte olan bir uçurum, bir anlaşmazlık söz konusu. Bunun Afganistan meselesi üzerinde de etkisi oldu. 1989’da SSCB işgali bitiyor ve 2001’deki ABD müdahalesine kadar içinde Taliban’ın da olduğu bir ara dönem var. 2001 yılanda Çin’in Afganistan’a ilgisi yeniden başlıyor. Çin hiçbir zaman ABD liderliğindeki mücadeleye asker göndererek katılım sağlamadı. Afganistan ile Hamid Karzai döneminde Çin’in ekonomi ağırlıklı ilişkiler kuruduğunu görüyoruz.” açıklamasını yaptı.

KUŞAK VE YOL İNİSİYATİFİ’NDE AFGANİSTAN’IN ÖNEMİ

Akademisyen Dr. Altay Atlı, gümümüzdeki Çin-Afganistan ilişkileri için de şunları söyledi:

“Yeni dönemde de Çin için Afganistan, birincisi komşu bir ülke ve burada istikrar önemli. Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi için endişeleri ve beklentileri söz konusu. Diğer taraftan da Afganistan sahip olduğu doğal kaynaklar açısından önemli. Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin devamı açısından Çin için de önemli. Öte yandan, Pakistan’da zaten son derece geliştirilmiş olan projelerin tamamlayıcısı. Doğudan batıya olan bağlantıların daha da güçlendirilmesi için önemli. Fakat her şeyden önce Afganistan’da bir istikrar sağlanması gerekiyor. Şu anda birçok soru işareti var. Sanıyorum Çinliler de bu noktada Afganistan’daki yönetimle hem diyaloğu sürdürecekler hem de biraz bekleyelim de görelim durumunda olacaklar.”