Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te  Kamil Erdoğdu’nun  hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu ve gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yeni anayasa” çıkışıyla siyasetin birden hareketlendiğine dikkat çeken İsmet Özçelik, “Erdoğan’ın bu çıkışı sürpriz oldu. Çünkü Türkiye’nin gündeminde yeni anayasa yoktu. Erdoğan yaptığı açıklamada ‘Türkiye’de sorunların kaynağının 1960’tan beri hep darbeciler tarafından yapılan anayasalar olduğu ortadadır. Bunun için daha önce yeni bir anayasa girişiminde bulunmuştuk. Anayasa çalışması milletin gözü önünde ve onun temsilcilerinin tamamının katılımıyla şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesi, ortaya çıkan metnin de mutlaka milletin takdirine sunulması gerekir. Ülkemizin bu önemli fırsatı kaçırmış olmasından dolayı üzüntülüyüz. Belki de şimdi Türkiye’nin tekrar yeni bir anayasayı tartışmasının vakti gelmiştir. Cumhur İttifakı’ndaki ortağımızla bu konuda bir anlayış birliğine varmamız halinde önümüzdeki dönemde yeni anayasa için harekete geçebiliriz.’ dedi. Erdoğan’ın bu açıklamasına MHP lideri Bahçeli’den destek geldi. Bu sürpriz çıkış neden yapıldı? Herkes bunu konuşuyor. Şu an çok fazla bir bilgi yok. Yeni anayasa deniliyor, ama bu yeni anayasanın içeriği ile ilgili de bir bilgilendirme olmadı. Bu çıkışı bazıları Erdoğan’ın muhalefetin elindeki kozları elinden almak için yaptığını bazıları da Erdoğan’ın gündemi değiştirmek için yaptığını öne sürdüler. Ekonomi çevrelerinden ise ABD’ye ve Batı’ya mesaj olarak değerlendirmeler oldu.” diye konuştu.

DÖVİZ KURUNUN DÜŞMESİNDE YABANCI FİNANS KURULUŞLARININ ETKİSİ

Döviz kurlarının son altı ayın en düşük seviyelerine gerilediğini hatırlatan Özçelik, “Döviz kurlarının bu kadar düşmesinin sebebi pek bilinemiyor. Yabancı finans çevreleri Türkiye’nin faiz politikasını destekliyor ve dövizin daha da aşağıya inmesi için baskılarını yoğunlaştırmış görünüyorlar. Türkiye’deki bankalarda vatandaşların yaklaşık 235 milyar dolar parası bulunuyor. Yabancılar bu mevduatları bozdurmak istiyorlar. Uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye masasında yöneticilik yapan kişilerin ‘bakalım yerliler daha ne kadar dayanacak’ mesajı atlamaları dikkat çekici. Döviz düşüşleri ilk bakışta kulağa hoş gelebilir, ‘Türkiye’de ithalat ucuzlayacak.’ diye bakılabilir. Fakat ithalatın ucuzlaması yerli üretime de ciddi darbede vurabiliyor. Geçmişte bunları yaşadık. Birçok yerli firma ithalat karşısında daha fazla dayanamayıp kapanmıştı. Şimdi de benzer bir durumla karşı karşıyayız. ‘Yabancılar dövizin aşağıya çekip kendi mallarını satmak mı istiyorlar?’ sorusu gündeme geliyor. Bu durumdan ihracatçılarda son derece rahatsız ve kara kara düşünüyorlar. Homurtular da artmaya başladı. ‘Pandemi ve bu gelişme sonrası ihracat önümüzdeki aylarda olumsuz etkilenecek’ görüşünü savunanlar giderek artıyor.” dedi.

ABD VE İSRAİL ARASINDA “HAYFA LİMANI” GERİLİMİ YAŞANIYOR

Gazeteci İsmet Özçelik, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İsrail arasında yaşanan gerilim için ise şunları söyledi:

“ABD ile İsrail arasında gerilim olur mu derseniz? Oldu. ABD, Hayfa Limanı’nın Çinli bir şirkete verilmesi dolayışla İsrail ile karşı karşıya geldi. Olay şöyle gerçekleşti. Çinli bir şirket Hayfa Limanı’nı 25 yıllığına kiraladı. Bu kiralama ABD ile İsrail arasında önemli bir krize neden oldu. Çinli şirket Hayfa’ya ticari bir liman inşa etmek için 2015 yılında İsrail Ulaştırma Bakanlığı ile bir anlaşma imzalamıştı. Çinli şirket, limanı genişletmek ve geliştirmek için 2 milyar dolar da fazla taahhütte bulunmuş ve karşılığında 25 yıl boyunca işletme hakkını almıştı. Bu gelişme sonrası ABD sahil güvenlik güçleri Hayfa Limanı’nın Çin’in keşif yetenekleri açısından incelemek istedi. Ancak İsrail yönetimi bu talebi reddetti. Bu tabii ABD’nin tepkisine yol açtı. İsrail Haaretz gazetesinin haberine göre, Amerikalı yetkililer, 6. Filo’nun İsrail ziyaretlerini askıya alacağı konusunda Tel Aviv’i bir kez daha uyardı. Gerekçe olarak da Çinli şirketin, Çin Halk Kurtuluş Ordusu adına casusluk faaliyetleri yaptığını ve elde ettikleri tüm ticari ve askeri sırları devletle paylaştığını iddia ettiler. Ancak şu ana kadar İsrail, ABD’ye olumlu yanıt vermiş değil. Bundan sonra da olumlu yanıt vermeyeceği görüşü de ağrılık kazanmış gözüküyor.”