CGTN

Bu yıl sadece Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) yüzüncü yılı değil, aynı zamanda daha çok bilinen adıyla Xinhai Devrimi’nin, 1911 yılındaki Çin Devrimi’nin 110. yıl dönümü. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 9 Ekim’de Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen büyük bir törende bu tarihi olayı andı ve ulusal birleşmenin amacına değindi.

ULUSAL BİRLEŞME SAĞLANMALI

Cumhurbaşkanı Xi, devrimci öncülerin muhteşem başarısını takdir etti ve Xinhai Devrimi’ni “Çin ulusunun büyük canlanmasının yükselen dönüm noktası” olarak nitelendirdi. 

Xinhai Devrimi, Çin ulusu üzerinde önemli etkileri olan Çin tarihindeki ilk demokratik devrimdir. Bu devrimle Qing Hanedanlığı devrildi, binlerce yıldır Çin’i yöneten mutlak monarşi sona erdi ve Asya’da ilk cumhuriyet olan Çin Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla modern Çin’in yolunu açtı. Daha da önemlisi, Çin genelinde ulusal bilincin uyandığı ve demokrasi ile cumhuriyetçilik fikrinin Çin halkının zihinlerine yerleştiği bir Aydınlanma harekete başlattı. Çin’in demokratik devriminin öncüsü Sun Yat-sen’in ortaya koyduğu “üç halk ilkesinde” özetlenen ve ulus, demokrasi ve halkın geçim kaynağı ilkelerini kapsayan Xinhai Devrimi’nin idealleri bugün Çin halkına ilham veriyor. 

Xi, Xinhai Devrimi’nin önemini kabul etti ve eksiklikleri konusunda zeki davrandı. Daha sonra tarihin gösterdiği gibi, ne kadar büyük olsa bile Xinhai Devrimi Çin’in yarı sömürgeci ve yarı feodal statüsünü sona erdiremedi ve Çin halkını yoksulluk ile sefaletten kurtaramadı. Xinhai Devrimi’nden dersler çıkaran Cumhurbaşkanı Xi, ÇKP’nin güçlü liderliği ve Çin karakterli Sosyalizm yolunun, Çin halkının kolektif mücadelesiyle birlikte Çin’in temelleri olduğunu açıklığa kavuşturdu. Xi ayrıca “Çin halkı için bir toplumun” bilincini güçlendirmeye ve Çin halkının büyük canlanması için en parlak Çinlileri birleşmeye çağırdı. Xi’nin ifadeleri tarih tarafından teyit edildi. ÇKP’nin ortaya çıkması ve 1949 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulması 100 yıllık aşağılamayı etkili şekilde sona erdirdi. Çin eski prangalarından kurtuldu ve bağımsız, müreffeh ve gururlu bir ulus olarak yeniden ortaya çıktı. 

ÇİN HALKININ ORTAK ARZUSU OLARAK ULUSAL BİRLEŞME

Cumhurbaşkanı Xi’nin ulusal birleşmeye ilişkin sözleri, son zamanlarda Taiwan Boğazı’nda gerilim arttığı için büyük ölçüde bekleniyordu. Sun Yat-sen’in, “Birleşme, Çin halkının ortak arzusudur. Çin halkı birleşirse zenginleşecektir, aksi takdirde sonuç olarak acı çekeceğiz.” açıklamasına atıfta bulunan Xi, yarım kalmış ulusal birleşme amacını yerine getirme ve Çin halkının büyük canlanmasını hayata geçirme sözü verdi. 

Xi, Taiwan sorunun temel sebebine değinirken güven duygusundan bahsederek, “Taiwan sorununun ulusal zayıflığın sonucu olduğunu ve ulusal canlanmayı takip ederek kesinlikle çözüleceğini” söyledi. “Ulusal birleşmeyi barışçıl araçlarla başarmanın, Taiwan yurttaşları dâhil olmak üzere Çin halkının ortak çıkarına olduğunu” vurgulayan Xi, bu amaç için barışçıl birleşme ile “Bir Ülke İki Sistem”in temel ilkelerinin yanı sıra tek Çin politikası ve “1992 yılı uzlaşmasına” bağlı kalacağını vadetti. 

Çin Cumhurbaşkanı Xi, ayrılıkçı güçlere sert uyarılarda bulunarak, “soylarını unutanların, ana karaya ihanet edenlerin ve ülkeyi bölenlerin asla sonunun iyi olmayacağını ve halk tarafından reddedileceğini ve tarih tarafından yargılanacağını” ifade etti. Taiwan sorununun Çin’in iç işleri olduğunu ve dış müdahaleye asla izin vermeyeceklerini yineleyen Xi açıkça, Taiwan’ın ayrılmasını kışkırtma girişiminde bulunan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve diğer ülkeleri üstü kapalı bir şekilde uyarıyor. Son açığa çıkan bilgilere göre, ABD en az bir yıldır gizlice Taiwan’a kendi güçlerini konuşlandırdı.

Ancak son hadiseler rahatlama belirtileri gösterdi. ABD Başkanı Joe Biden ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, ABD’nin “Tek Çin” politikasına taahhüdünü yineledi. Bu ABD’nin Taiwan sorununun hassasiyetini çok iyi bildiğini ve Çin ile ilişkileri sorumlu şekilde yönetmeyi ve Çin halkını kışkırtmaktan kaçınmayı zorunlu olarak gördüğünü gösteriyor. 

Sonuç olarak, ulusal egemenlik ve toprak bütünlüğü dünyada herhangi bir ülke için büyük önem taşımaktadır. Sarsılmaz bir kararlılık ve güçlü bir iradeyle Çin halkının, “eksiksiz bir ulusal birleşmenin tarihsel görevini başarması gerekmektedir ve kesinlikle başaracaktır.”