Haber: CRI Türk Dış Haberler Servisi

Çin-Rus Hükümetlerarası 26. Görüşmesi salı günü video konferans aracılığı ile tamamlandı. Çin Başbakanı Li Keqiang ve Rusya Başkanı Mikhail Mishustin arasında yapılan görüşmeden karş ılıklı güven ve iş birliğini derinleştirme kararı çıktı. Etkinlikte konuşan Li Keiqiang, Çin ve Rusya’nın Birleşmiş Milletler’in (BM) ve uluslararası hukukun merkezde olduğu, çok taraflılığı esas alan bir küresel düzen konusunda uzlaşı içinde olduğunu belirtti.

Rusya Başkanı Mishustin de Beijing ve Moskova arasındaki “stratejik ortaklığın” tarihin en üst seviyesinde olduğunu hatırlattı. Mishustin, iki ülkenin uluslararası zorluklar karşısında karşılıklı saygı, güven ve eşit kazanç temelinde iş birliğini derinleştireceğini söyledi. Rusya Başbakanı ayrıca 2022 Beijing Kış Olimpiyatları vesilesiyle Çin’e olan desteklerini yineledi.  Çin Başbakanı Li Keqiang ve Rus mevkidaşı Mikhail Mishustin, zirvenin bitiminde ortak bildiri ve iş birliği belgelerini duyurdular.

TİCARET HACMİ 30 KAT ARTTI

Beijing ve Moskova arasındaki görüşmeleri yorumlayan uzmanlara göre, Çin-Rusya İyi Komşuluk ve Dostça İş Birliği Anlaşması’nın 20. Yılı tarihi sonuçları beraberinde getirdi. Çin Başbakan Yardımcısı Hu Chunhua, Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Rusya Devlet Başkan Vladimir Putin’in haziran ve ağustos aylarında yaptıkları görüntülü zirvelerinin ardından tarafların her alan kapsayan “stratejik iş birliğinde” mutabık kaldıklarının altını çizdi. Çin ve Rusya Hükümetlerarası 25. Görüşmesi’ne liderlik eden Hu, “Ortak çabalar sayesinde ticaret, yatırım, tarım ve diğer alanlardaki iş birliğinden tam verim alındı.” dedi.

Çin ve Rusya arasındaki karşılıklı ticaret hacmi yılın ilk 10 ayında 115,6 milyar dolara ulaşarak geçen seneki oranı 30’a katlamıştı. Çin Dışişleri Bakanı Wang Wenbin, hafta başında düzenlendiği basın toplantısında karşılıklı ticaretin yıl bitmeden yeni bir zirveye ulaşacağının altını çizdi.

ASKERİ İŞ BİRLİĞİ HIZ KESMİYOR

Çin ve Rusya arasında ekonomik iş birliği kadar askeri ortaklık da giderek hız kazanıyor. Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Wu Qian, pazartesi günü yaptığı açıklamada beklenenin üstüne çıkan askeri iş birliğinin küresel barış ve istikrara katkıda bulunacağını aktardı. Beijing ve Moskova arasındaki askeri iş birliğini Global Times gazetesine yorumlayan uzman Song Zhongping, “Yakın askeri iş birliği için yol haritasının imzalanması Çin ve Rusya arasındaki stratejik güvenin yansımasıdır.” ifadesini kullandı.

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Savunma Bakan Wei Fenghe, 23 Kasım’da Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile telefon görüşmesi yapmış ve yıl boyunca elde edilen başarılar ele alınmıştı. Çin ve Rusya bu sene içinde 3 stratejik hava ve 1 deniz tatbikatı düzenlendi.

“ENERJİ VEREN ORTAKLIK”

Beijing ve Moskova arasındaki stratejik ilişkilerin yansıdığı bir diğer alan ise enerji sektörü. İki ülke arasındaki son iş birliği Tianwan nükleer santralinin 7. ve 8. üniteleri ile Huludao’daki Khudapu Nükleer Santrali’nin 3. ve 4. ünitelerini içeriyor. Çin basınında yer alan bilgilere göre Rusya tarafından sağlanan en büyük ölçekli ekipmanın ilk bölümü pazartesi günü gümrükten geçerek Liaoning’deki inşaat sahasına doğru yola çıktı.

Çin ve Rusya arasındaki toplam ticaretin yüzde 34,3’ünü oluşturan enerji sektörünün hacmi ocak ve eylül ayları arasında 34,9 milyar dolara ulaştı.

İŞ BİRLİĞİ BATI İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Çin ve Rusya arasındaki geniş çapta iş birliğini siyasi yansımaları tüm dünyada dikkatle takip ediliyor. Batı basının Beiing ve Moskova hattındaki dostluğa “kama sokmanın” planlarını yaparken, taraflar Soğuk Savaş’a geri dönülmesine şiddetle karşı çıkıyor. Çin’in ABD Büyükelçisi Qin Gang ve Rusya’nın ABD Büyükelçisi Anatoly Antonov, Beyaz Saray’ın 9-10 Aralık’ta düzenleyeceği zirveye bu nedenle karşı çıkarak geçen hafta bir makale kaleme almıştı.

National Interest dergisi için “Halkın Demokratik Haklarına Saygı” başlıklı bir makalede şunlar kaydedilmişti:

“Demokrasi, belirli bir ya da bir grup ülkenin ayrıcalığı değil, tüm halkların evrensel hakkıdır. Demokrasi birden çok şekilde hayat bulabilir ve hiçbir model tüm ülkelere uymaz. Hiçbir ülkenin dünyanın devasa ve çeşitli siyasi tablosunu tek bir ölçütle yargılamaya, renkli devrimlerle bir ülkenin siyasi sistemini kopyalatmaya ve rejim değişikliğine hakkı yoktur. Bu uluslararası hukukun ihlalidir kesinlikle anti demokratiktir.”