CGTN

Amerikalılar için Afgan görevi ilk andan itibaren başarısızlığa mahkûmdu. Afganistan’ı siyasi bir laboratuvar olarak ele almak abesle iştigaldi. Ülkenin zorlu coğrafi yapısı, etnik karmaşıklığı ve kabile uyuşmazlığı içeriyi değiştirmek için dışarıdan gösterilen bütün çabaları boşa çıkaracağını kanıtladı.

Amerikalılar daha iyisini bildiğini düşünürler. Ve eski bir Çin atasözü şöyle der, “Bir kişiye balık verirsen onu bir günlüğüne beslersin. Bir kişiye balık tutmayı öğretirsen, onu ömür boyu beslersin.” Ancak Amerikalılar balık ve balık tutmayı yanlış anladılar. Burada balık Afgan kukla hükümetidir. Amerikan desteği karmaşık Afgan kültüründen süzülemez ve Afgan halkına etki edemez. Birçok destek yanlış ellere geçti. Afgan hükümeti, başından itibaren Afganlar değil Amerikalılar tarafından kurulduğu için yönetimde başarılı olamadı. 

Afganistan’ın yeniden yapılanması özel müfettiş John Sopko’ya göre, Afganistan’ın 11 milyar dolarlık bütçesinin yaklaşık yüzde 80’i Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve uluslararası bağışçılar tarafından karşılanırken, Afganistan’ın toplam tahmini iç geliri sadece 2,4 milyar dolar kadardır. Sonuçta, etkisiz bir hükümet kamu desteği bir kenara, kendi güçlerini bile ikmal edemeyecek durumdaydı. 

AMERİKALILAR NASIL HER ŞEYİ BU KADAR YANLIŞ OKUDU?

ABD istihbaratı, Kabil hükümetinin Taliban iktidarı devralmadan önce aylarca ayakta kalabileceğini tahmin etti. Onlar ayrıca Afgan ordusunun güya herhangi bir modern ülkedeki gibi önemli bir askeri güç olduğuna inandılar. Her iki tahminde yanlıştı. 

Afgan ordusu, mücadele veremeyecekleri için değil, fakat bunu yapmak istemedikleri için asla Taliban’ı yenemezdi. Afganlar, savaşın hesabını yapmada ustalaşmada uzun bir tarihe sahiplerdir. Onlar kimin kazanacağını biliyor ve kazanan tarafta olmak istiyorlar. Afgan ordusu Amerikalılar tarafından eğitildi ve onlar askeri güçlerinin daha fazlasına değil, siyasi bir amaca hizmet ettiğini biliyordu. Amerika “kendi başınasın” dediği zaman, bu amaç ortadan kalktı. Ancak en büyük yanlış yorumlama ülkenin kendisiyle ilgili. Afganistan yüzyıllardır kimlik mücadelesi veriyor ve bu iç savaş bu tür mücadelelerin sadece diğer bir yansımasıdır. Afganlar kimdir? Kabileler koalisyonu mu, farklı etnik gruplar arasında bir anlaşma mı ya da bir Müslüman emirlik mi?

Modern çağ sırasında ülke önce Birleşik Krallık, ardından Sovyetler Birliği ve daha sonra ABD tarafından tehditlerle karşı karşıya kaldı. Bir dış düşmanla karşı karşıya kaldığı zaman Afgan halkı bir şekilde yabancı işgalciyi ülkeden çıkarmak için ulusal bir dayanışma oluşturdu. Fakat düşman gittiği zaman ülkeyi bir arada ne tutacak? 

TALİBAN YANIT OLACAK MI?

Taliban yanıt olacak mı? Taliban, 20 yıl öncesine göre farklı olmaya yatırım yaptığını gösterdi. Taliban daha önce her türlü farklılığı reddeden bölücü bir güçtü. Ancak Taliban şimdi birleşmeye çalıştığını söylüyor. Taliban, geçen sefer olan şeyin bugün kazanan bir strateji olmayacağını fark etti. 

Bazıları, Taliban’ın benimsediği düşüncelerin ham ve Batı için kabul edilebilir olmadığını söyleyebilir. Ancak herhangi bir toplumun kendi inançları vardır ve onlar belirli yerli halkın gerçek inançlarıdır ve bu yüzden organik olarak yavaş yavaş gelişmeye ihtiyaçları vardır.

Afganlar, Amerikalıların bir şeyi zorla benimsetmeye çalıştığı veya beyinlerine sokmaya uğraştığı her neyse onu açıkçası düşüncesizce kabul etmeyecektir. Taliban lideri Molla Hibetullah Ahundzade savaşçılarına ele geçirdikleri kentlerde iyiliksever bir şekilde davranmaları çağrısı yaptı. Fakat Taliban şimdiye kadar ele geçirdiği kentleri yönetmede bir beceri gösteremedi. Şeriat yasalarıyla yönetilen bir İslamcı ülke kurmak istiyorlar, ama taklit edecekleri uygun bir modelden yoksunlar. Savaşın harap ettiği, yoksul bir Müslüman ülkeyi yeniden inşa etmek zaman alacak ve sabırlı davranmayı gerektirecek. 

Taliban daha ılımlı ve kapsayıcı olmakla başlayabilir. Taliban’ın zamanı var, ülke içinden ve dışından yardım isteyerek bir yeniden yapılanma dönemi de başlatabilir. Evet, hâlâ derin ve büyük siyasi ayrılıklar var, ancak gruplar arasındaki güç dengesi için bir şans var. Ve evet, dış güçler siyaseti etkilemeye çalışıyor, fakat bütün taraflar ekonomik çöküşten ve insani krizden kurtulmuş bir ülkeden fayda sağlayacaktır.

Afganistan her zaman birçok farklı kültürün, etnik grubun ve İslam’a yaklaşımın mozaiği olacaktır. Ama bu farklılıklar bir lanet mi yoksa bir nimet mi? Bu Taliban’ın ne yapacağına ve dünyanın geri kalanının nasıl tepki vereceğine bağlı olacak. Ancak şimdilik bu soruların hiçbirine bir yanıtımız yok.