China Daily / Zhao Minghao

Bu yıl Henry Kissinger’ın Çin ziyaretinin 50. yıl dönümü. Kissinger, Temmuz 1971’de zamanın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Richard Nixon’ın ulusal güvenlik danışmanı olarak Beijing’de Başbakan Zhou Enlai ile bir dizi görüşme yaptı. Çin ve ABD tarafı, Taiwan sorunu dâhil birçok karmaşık sorunu, samimi ve anlayışlı bir şekilde ele aldı. Kissinger’ın ziyareti Nixon’ın Şubat 1972’deki Çin ziyaretine ve sonunda iki ülke ilişkilerinin normalleşmesine yol açtı.

Bu tarihsel olaya dönüp baktığında, Kissinger, aşırı ihtiyatlı ama o kadar da önemli ilişkiyi tanımlamak için, “saray dansı” -yavaş, muhteşem bir dans türü- terimini kullandı. Benzetme duruma uyuyor çünkü iki tarafın liderlerinin siyasi manevra alanları sınırlıydı ve olağanüstü diplomatik bir inceliği -ve esnekliği- gerektiriyordu. Bugün Çin-ABD ilişkilerinin karşı karşıya olduğu çeşitli zorlukları düşündüğümüzde, Kissinger’ın “saray dansı” diye tanımladığı şey önemli bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Joe Biden, ABD Başkanı seçildikten sonra birçok kişi Çin-ABD ilişkilerinin eski durumuna getirileceğini umdu ama bu umut güç geçtikçe kayboluyor gibi görünüyor. Biden yönetimi, taktiklerdeki bazı farklılıklara rağmen, Donald Trump yönetiminin ikili ilişkilere yaklaşımına bağlı kalıyor. Aslında Biden yakın zaman önce, 19 Şubat’taki çevrim içi Münih Güvenlik Konferansı toplantısında Çin’i ABD’nin “en ciddi rakibi” diye adlandırdı ve ABD ile Avrupa’nın Çin ile uzun dönemli bir stratejik rekabete hazırlanması gerektiğini vurguladı.

BIDEN YÖNETİMİ BAZI YENİ DÜŞÜNCELER ORTAYA KOYDU

Yeni ABD yönetiminin bazı üst düzey yetkilileri Biden’dan daha sert konuştular. Savunma Bakanı Lloyd Austin, Çin’i “artan bir tehdit” olarak görürken, Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan Çin’in ABD için “en büyük uzun dönemli ulusal güvenlik tehdidi” olduğunu düşünüyor.

Biden yönetiminin Çin ile ilişkilerinde sağduyulu olması ve bir “güç konumundan” hareket ettiğini garanti etmesi bekleniyor. Fakat Biden, ABD müttefikler ve ortakları ile görüşmeden önce Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile konuşmadı. Biden “güç konumu”nun anlamını açıklarken ve Çin politikalarını hazırlarken, yönetimin müttefik ve ortakları ile koordineli davranacağını ve ardından Çin’e baskı uygulamak için onlarla birlikte çalışacağını söyledi.

ABD yetkilileri zaten, Avrupa Birliği (AB) ve NATO ile “Çin tehdidi” konusunda toplantılar yaparak ve haziranda İngiltere’de yapılacak G7 Zirvesi’ni bir “demokrasi zirvesine” dönüştürmek için hazırlıklar yaparak, ABD ittifak ağını yeniden canlandırmakla meşguller. Bu Biden’ın ABD’nin Çin politikasını ayarlamak için acelesi olmadığı anlamına geliyor. Her iki taraf da dikkate değer politika işaretleri gönderirken, bu yeni bir Çin-ABD “saray dansı” ihtimalini ortadan kaldırmıyor. Aslında, Biden yönetimi bazı yeni düşünceler ortaya koydu. Başlangıç olarak, Biden yeni bir Soğuk Savaş ile ilgileniyor görünmüyor, özellikle Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada şunları söylediği için; Soğuk Savaş’ın tepkisel muhalefeti ve katı bloklarına “geri dönemeyiz ve dönmemek zorundayız. Rekabet hepimizi etkileyecek konularda iş birliğini dışlamamalıdır.”  Bu sözler Çin tarafının “ne anlaşmazlık, ne çatışma” önerisi ile ortak bazı yönlere sahip gibi görünüyor.

Biden yönetimi ayrıca demokrasi ve insan hakları konusunda daha fazla diyaloğa girmeye niyetli gibi görünüyor. Biden, Xi ile telefon konuşmasında hiçbir ABD başkanının Amerikan değerlerine bağlı olmadan konumunu koruyamayacağını söylerken, Çin’in küresel bir lider olmak için diğer ülkelerin güvenini kazanmak zorunda olduğunu vurguladı. Daha da önemlisi, Biden “Kültürel olarak, her ülkenin ve her liderin izlemesi beklenen farklı kurallar vardır.” dedi. Ama gerçek şu ki, eğer ABD normatif düzeyde bazı temel Çin-ABD farklılıklarına kabul ederse, ideolojik çatışmalarının azalmasına yardımcı olabilir.

TRUMP, DİPLOMATİK DİYALOG KANALLARINI NEREDEYSE TAMAMEN KAPATTI

Daha önceki yönetimin aksine, Biden yönetimi Çin Komünist Partisi’ne (ÇKP) temelsiz saldırılar başlatmadı, bu ikili ilişkilerin temellerini korumaya uygun bir şeydir.

Trump yönetimi döneminde, “ilişkiye girmek” sözcüğü Washington’ın Çin politikasında bir tabu haline gelmişti. Trump diplomatik diyalog kanallarını neredeyse tamamen kapattı ve Çin-ABD ilişkisinin temellerini yıkmak için elindeki bütün gücü kullandı.

Bu nedenle, ikili ilişkileri yeniden yapıcı bir yola sokmak için Çin bazı düzenlemeleri desteklemek için bir dizi öneri sundu. Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Siyasi Büro üyesi ve ÇKP Merkez Komitesi Dışişleri Komisyonu Bürosu Direktörü Yang Jiechi ile Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, defalarca Çin-ABD ilişkilerinin iyileştirilmesi çağrısı yaptılar.

Örneğin, Yang Çin’in asla ABD’nin içişlerine karışmadığını, kalkınma modelini asla ihraç etmediğini, asla ideolojik çatışmaya girmediğini ve asla etki alanları peşinde koşmadığını vurguladı. Ve Wang, Çin’in ABD ile barış içinde bir arada yaşayacağını ve ortak kalkınma sağlamaya çalışacağını söyledi.

YENİ ETKİLİ DİYALOG MODELLERİ İZLENMELİ

Wang, Biden yönetiminin demokrasi ile ilgili kaygıları hakkında konuşurken, demokrasinin sadece bir ülkenin ya da bir ülkeler grubunun alanı olmadığını aksine insanlığın ortak bir değeri olduğunu söyledi. Çin ve ABD’yi, “sorunları çözen diyalog yapmak” için, bütün düzeylerde iletişim mekanizmalarını yeniden aktif hale getirmeye çağırırken, Wang iki tarafı, yeni koronavirüsü kontrol etmek, iklim değişikliği ile mücadele etmek ve küresel ekonomik toparlanmayı desteklemek için politikalarını koordine etmeye çağırdı.

Her iki taraf üzerinde ülkelerinin içinde baskı olduğunu dikkate alarak, ne Çin ne de ABD önemli, hassas konularda taviz vermeye niyetli değiller ki, bu anlaşılabilir. Ama iki tarafın, basit, boş sloganlar atmakla meşgul olmak ya da diğer taraftan gerçekçi olmayan taleplerde bulunmak yerine, diplomasi sanatını yeniden keşfetmeye, birbirlerinin siyaset işaretlerini anlamaya, yeni etkili diyalog modelleri keşfetmeye ve eylemleri ile güven göstermeye ihtiyacı var. Bu Çin ve ABD tarafının, tarihsel saray danslarını tekrarlamak için tango yapmak üzere önemli çaba göstermesini gerektirecek.