CGTN

İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avustralya liderleri, üç ülkenin Çin’e karşı çıkmak için araştırma geliştirme alanında bir araya gelmesine neden olacak bir “teknoloji paylaşım anlaşması” yaptıklarını açıkladı. Anlaşmanın en çok reklamı yapılan yönü ABD’nin şimdi nükleer denizaltı teknolojisini Avustralya ile paylaşacağı kısmıydı. Bu Canberra’nın Fransa’ya verdiği 90 milyar dolarlık siparişi iptal etmesine neden oldu.

Yaşanan durum, Paris’in tepkisine yol açtı ve Paris bu ihanetin “Avrupa’nın stratejik özerkliği meselesini daha yüksek sesli ve açık hale getirme gerekliğini güçlendirdiğini” söyledi. Başka bir deyişle, bir ortak olarak ABD’ye daha az güvenmeyi. Fransa ve giderek Avrupa, ABD’yi bir ortak ya da müttefik olarak güvenemez. “Önce Amerika” sadece Trump zamanında uygulanan bir dönem değil, aksine Amerikan dış politikasının daimi bir özelliğidir ve kendi bencil çıkarlarını ele geçirmek için sıfır çözümün peşinde koşarken ortaklarını kandırıp, zayıflatıp, onlara ihanet etmekten mutlu olduğu bir durumdur.

ABD, BRÜKSEL VE BEIJING ARASINDAKİ ANLAŞMAYI SABOTE ETMEK İÇİN AKTİF BİÇİMDE ÇALIŞTI

Biden’ın sık sık “Amerika Geri Döndü” sloganını pazarlamasına ve Avrupa’ya karşı bir sempati atağı başlatmasına rağmen, ABD kendi askeri sanayi kompleksinin kârlarını artırma fırsatı görür görmez Fransa’yı hemen saf dışı tuttu. Yanlış bir şekilde, Trump’ın iktidardan gitmesi ile ABD’nin Avrupa’ya karşı bencil yaklaşımının sona ereceği ve aralarındaki bağların “yenileneceği” kabul ediliyor. Bu anlatı genel kural olarak Amerikan dış politikasının ne olduğundan çok Trump’ın kim olduğu üzerine odaklandığı için, Avrupa liderleri Biden’ın farklı olmasına fazla umut bağladı. Biden’ın “Amerika Geri Döndü” politikası çerçevesinde müttefiklerini destekleyeceği ve transatlantik dayanışmayı yeniden sağlayacağı şeklindeki değersiz iddialarını doğru kabul ettiler.

Daha önce, AB ve Çin ilke olarak Kapsamlı Yatırım Anlaşması imzalamıştı. Anlaşmaya göre Çin Avrupa şirketlerinin kendi piyasasına erişimini artıracaktı. Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın açığa çıkardığına göre, ABD bu anlaşmaya açıkça karşı çıktı ve transatlantik dayanışma adına Çin’in ekonomik pratikleri konusunda ön müzakereler yapılmasını istedi. Beyaz Saray, Brüksel ve Beijing arasındaki anlaşmayı sabote etmek için aktif biçimde çalıştı.

Ne oldu? AB ABD’nin fiilen Çin ile kendisi arasında bir farklılık yaratmasına izin verdi ve kendi çıkarları ile stratejik özerkliğini kolayca kurban etti. Avrupa bu riskli tutumu takınarak, yanlış bir şekilde, Washington’dan tavizler alabileceklerini ve Trump’ın yarattığı tıkanıklığı aşabileceğini hesap etti. Hata yaptılar. Washington bloktan yararlandı. Ve denizaltı fiyaskosu, ABD’nin zaman zaman Avrupa’yı kendi dış; politika tercihlerini kabul etmeye zorladığını, manipüle ettiğini ve tuzağa düşürdüğünü gösteriyor.

ABD’NİN TAVRI ASYA’DAKİ BARIŞ VE REFAHI DA TEHLİKEYE ATIYOR

ABD, Avustralya ve İngiltere kendilerini, Çin’e karşı savaş, çatışma ve istikrarsızlığı tırmandırmaya kararlı “Hint-Pasifik” güçleri olarak atadılar. Bu hareket pervasızdır. ABD’nin coğrafi olarak uzak bir bölge olan Avrupa’nın ne istediğini umursayacağını düşünmek saflık olur. Fransa’nın söylediği gibi, şimdi Avrupa’nın, ABD’nin ne istediğine bakmaksızın, kendi stratejik bağımsızlığını uygulaması ve Avrupa çıkarlarına hizmet eden bağımsız ilişkiler formüle etmesi önemlidir. ABD askeri sanayi kompleksinin kârları söz konusu olduğunda ABD’nin Avrupa’ya pastadan pay vereceğini düşünmek mantıksız olur.

Biden yönetimi tıpkı Trump gibi, Amerika’nın saldırgan ve sorumsuz olduğunu ayrıca müttefiklerini küçümsediğini gösterdi. Bu karar ABD’nin düşmanca, güvenilmez ve dengesiz bir ortak olduğunu göstererek, Avustralya’nın istikrar, güvenlik ve refahına zarar verecektir. ABD’nin hareketleri sadece Avrupa’nın çıkarlarını değil, genel olarak Asya’daki barış ve refahı da tehlikeye atıyor. Beijing ülkeler bütün etrafını askerileştirme girişimlerinde bulunurken boş boş oturmayacak. Zira Çin, kendisine yöneltilen her şeye karşılık verecek irade, kapasite, kaynakları ve kararlılığa sahip.