CRI Türk Dış Haberler Servisi

Çin ile Rusya Federasyonu ortaklaşa demokrasi ve insan hakları semineri düzenledi. Semineri yorumlayan uzmanlar ABD’nin dayatmacı siyasetini eleştirerek “Demokrasi ve adalet için evrensel bir özlem var ancak evrensel bir siyasi model tüm gerçeklere uymuyor.” tespitinde bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) önderliğinden Demokrasi Zirvesi öncesinde Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Daimi Misyonu perşembe günü ortak demokrasi ve insan hakları konulu bir seminer düzenlendi.  Sanal olarak yapılan seminerde “Demokrasi ve insan hakları: Farklı yaklaşımlarla ortak hedefler” başlığı kullanıldı.

Seminerin açılış konuşmasını yapan Çin’in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilci Yardımcısı Li Song, “Çin yemeği lezzetlidir ancak dünyadaki lezzetli yemeklerden sadece biridir. Başkalarını Çin yemeği yemeye elbette zorlayamayız.” ifadeleri ile Batı’nın kendi demokrasi kavramını dayatma eğilimini eleştirdi. Li “5 bin yıldan fazla bir süredir gelişen ve muhteşem bir medeniyete sahip olan Çin diğer medeniyetlerden öğrenmeye açıktır. Buna karşın demokrasi ve insan hakları konusunda otoriter vaazları kabul etmeyecektir.” diye konuştu.

“DÜNYA BİRLİKTE ÇALIŞMAYI ÖĞRENMEK ZORUNDA”

Rusya Federasyonu Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov da yaptığı konuşmada kimi ülkelerin kendilerini dünyanın geri kalanına “rol model” olarak sunmasında dikkat çekerek, bunun aslında rakipleri kontrol altında tutma planı olduğu belirtti. “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” gibi laissez faire tipi özgürlük anlayışının bireyleri ve toplumları çatışmanın eşiğine getirdiği tespitinde bulunan Rus diplomat şunları kaydetti:

“Kendilerini  ‘demokrasinin kaleleri’ sanan ve Soğuk Savaş zihniyetine sahip kimi ülkeler milletler arasındaki bölünmeleri derinleştirecek, dünyayı barıştan uzaklaştıracak ve uluslararası düzeni aşındıracak kendi demokratik standartlarını teşvik ediyorlar. Bizler bugün devletlerin sözde ‘önde gelen” ve “gerçek” demokrasileri taklit etmesini öngören söylemin aksine tüm ülkeleri birleştirebilecek bir tartışmaya odaklanma kararı aldık. Bu bağlamda ABD’nin 34. Başkanı Dwight Eisenhower’ın bir cümlesini alıntılamak istiyorum: Dünya birlikte çalışmayı öğrenmek zorunda ya da sonunda o bizimle çalışmayı tamamen kesecek.”

EVRENSEL MODEL BULUNMUYOR

İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen seminer Batı’nın “demokrasi” ve “insan hakları” gibi kavramları teslim alma çabasına yanıt olarak değerlendiriliyor. Brezilya’daki Sao Paulo Üniversitesinden Doçent Marcos Pires, Global Times gazetesine yaptığı açıklamada demokraside tek bir model olmadığının altını çizdi. Başta ABD olmak üzere kimi Batılı ülkelerin kendi yönetim ve değerler sistemini ihraç etme çabalarını “küstahlık” olarak tanımlayan Brezilyalı akademisyen “Demokrasi ve adalet için evrensel bir özlem var ancak evrensel bir siyasi model tüm gerçeklere uymuyor.” ifadesini kullandı.

Çin ile Rusya’nın ortak seminerini değerlendiren uluslararası siyaset yorumcusu ve Kuhn Vakfı Başkanı Robert Kuhn ise Beijing yönetiminin halkı karar alma süreçlerinin tamamına dahil etmesini anımsattı. Robert Kuhn ayrıca, insan hakları bağlamında Çin’in mutlak yoksulluğu ortadan kaldırmasını örnek gösterdi.  Çin Sosyal Bilimler Akademisi Rusya, Doğu Avrupa ve Orta Asya Çalışmaları Enstitüsü’nden araştırma görevlisi Yang Jin de semineri Beijing ve Moskova yönetimlerinin “demokrasi” gibi kavramlara verdiği önem olarak tanımladı.