Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ordusunun Afganistan’da masum sivilleri öldürdüğüne tüm dünya şahitlik etti. ABD askerlerinin işlediği savaş suçları, hesaplanamaz boyutta.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergei Ryabkov kısa süre önce basına verdiği demeçte, “ABD’nin Afganistan’da kaos yarattıktan sonra sözde Küresel Demokrasi Zirvesi düzenlemesi çirkin bir girişimdir.” ifadesiyle ABD’yi eleştirdi. Doğal olarak herkesin aklına şu soru geliyor: Afganistan’daki savaşta ölen masum sivillerin yakınlarının zirvede konuşma yapmalarına izin verilecek mi?

Aslında ABD’nin zirveye katılacak ülkeler listesi, içten içe tedirgin olduğunu gösteriyor. ABD’nin “demokratik dönüşüm”ü zorla dayattığı ve nihayetinde terk ettiği Afganistan listede yer almıyor. Ne kadar ironik! ABD tarzı demokrasi Afganistan’da çökmüşken, ABD küresel demokrasi zirvesi düzenlemekle meşgul. Mevcut durum tüm dünyanın ABD’nin yurt dışında “sattığı demokrasi”nin sadece askeri müdahale bahanesi olduğunu kavramasına yardımcı oluyor. Sözde küresel demokrasi zirvesi, sadece demokrasi sloganı altında küresel zıtlık yaratacak bir siyasi oyundur.

ABD’nin gelecek hafta düzenleyeceği küresel demokrasi zirvesinin demokrasiyle zerre kadar alakası olmadığını herkes biliyor artık. ABD, kendi normlarına göre hangi ülkelerin demokratik olup olmadığını tespit etmeye çalışıyor. Bu girişim, zıtlık ve düşmanlık yaratmaktan başka bir işe yaramıyor. Çin-ABD Araştırma Merkezi’nden Araştırmacı Sourabh Gupta basına verdiği demeçte, sözde küresel demokrasi zirvesinin uluslararası toplumu bölen anlamsız bir hareket olduğunu söyledi.

Sözde Küresel Demokrasi Zirvesi, Washington’un uluslararası arenada demokrasi öncülüğüne yol açamaz. ABD’li siyasetçilerin Afganistan savaşında ölen masum sivillerin aile mensuplarını zirveye davet etmemesi de ABD’nin demokrasiyi sabote eden gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koydu.