İdam ya da müebbet hapis cezalarına varan caydırıcı sonuçlarıyla “yolsuzluk”, Çin’de en korkutucu suçlardan biri niteliğinde ve Çin hükümetinin öteden beri bu konuda ciddi bir mücadelesi söz konusu. Tüm dünyada ve tarih boyunca iktidarların meşruluğunu zayıflatan, ekonomik eşitsizliği artıran, sosyal ortamı bozan ve toplumsal huzursuzluğu uyandıran boyutlarıyla bu suç, işlenen fillin maddi etkilerinin çok ötesinde etkilere sahip ve siyasi istikrar için çok ciddi bir tehdit.

Ülkede yolsuzluk olayları ve bununla mücadele hep vardı, hatta Tianjin yakınlarında bir “Yolsuzluk Müzesi” bile açılmıştı ama Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) 2012 yılında düzenlenen 18. Kongre’sinde başlatılan kampanyayla birlikte mücadelenin dozu arttı. Bir Çin atasözü “Demiri döven, demirden sert olmalı” der. ÇKP de partiyi sıkı disiplinle yönetme hedefi doğrultusunda yolsuzluk olayları karşısında gevşekliğe, özensizliğe ve yumuşaklığa izin verilmeyeceğini ilan ederek birtakım mekanizmalar oluşturdu ve sorunları çözmeye ağırlık verdi.

HALKI HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMAMAK

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 12 Ocak 2016’da ÇKP 18. Merkezi Disiplini Denetleme Komitesi 6. Genel Toplantısı’ndaki konuşmasında şöyle demişti:

“ÇKP Merkez Komitesi’nin yolsuzlukla mücadele kararlılığı ve yolsuzluğun yayılmasının önünü kesme hedefi değişmedi. Partimizin bütün üyeleri, Merkez Komitesi’nin yolsuzlukla mücadeledeki kararlılığına, yolsuzlukla mücadelede kazanılan ve kazanılacak başarılara, yolsuzlukla mücadelenin oluşturduğu pozitif enerjiye ve yolsuzlukla mücadelenin parlak geleceğine tam güven beslemelidir.

Bununla birlikte, parti kültürü ve dürüst yönetim inşasıyla yolsuzlukla mücadelenin hâlâ ciddiyetini koruduğunu da net biçimde görmeliyiz. ÇKP 18. Kongresi’nden bu yana haklarında soruşturma açılan üst düzey yöneticilerin karıştıkları disiplin ve yasa ihlali olayları, yolsuzluk yapan yöneticilerin genellikle politik açıdan inançlarını kaybettiklerini, ekonomik olarak açgözlülüğe kapıldıklarını, günlük yaşamda ahlâk kurallarını hiçe saydıklarını, üslup açısından kibirli ve diktatörce davrandıklarını gösterdi. ÇKP 18. Kongresi’nden bu yana Merkez Komitemiz, yöneticilerin politik disiplin ve kurallara sıkı sıkıya bağlı kalmaları gerektiğini tekrar tekrar vurguladı. Buna rağmen, bazı kimseler hâlâ bütün bu uyarıları hiçe sayarak kişisel çıkarları uğruna güç kazanmaya çalışıyor.”

Konuşmasında, ortaya konulan sorunların partinin ve devletin güvenliğini ilgilendiren büyük siyasi meseleler olduğunu vurgulayan ve bunlardan söz etmekten kaçınmayacaklarını, gizli saklı tutmayacaklarını belirten Xi, şunu da eklemişti:

“Kötülükler, kökleri kazınmadıkça, koşullar oluştuğunda ilk fırsatta geri dönecektir. O zaman yalnızca siyasal ortamımız kötüleşmekle kalmaz, parti üyelerimiz ile halkımızın güvenini de kaybederiz. Bu dönemde eğer yolsuzluk olayları tekrarlanırsa, halkımızın büyük hayal kırıklığına uğrayacağı yönünde uyarılar alıyoruz.”

ESKİ ADALET BAKANINA GÖZALTI

Çin’in eski adalet bakanlarından Fu Zhenghua’nın “rüşvet kabul etme” ve “yasaları kişisel çıkarları için esnetme” iddialarıyla geçen hafta gözaltına alınması da bu çerçevede değerlendirilmeli. Xinhua’nın haberine göre, kolluk teşkilatında yıldızı yükselmekte bulunan 67 yaşındaki Fu Zhenghua’nın gözaltına alınması, Çin’deki en üst düzey yolsuzluk olaylarını inceleyen Merkezi Disiplin Denetim Komitesi’nin geçen yıl başlattığı bir soruşturma neticesinde gerçekleşti. Fu’nun parti disiplinini ihlal ettiği gerekçesiyle geçen ay ÇKP’deki ve kamudaki tüm görevlerinden alındığı da haberde yer alan bilgiler arasında. 2018’de Adalet Bakanı olan Fu, daha önce Kamu Güvenliği Bakan Yardımcısı olarak görev yapmıştı.

Xi Jinping, yukarıda alıntıladığım 2016 tarihli ve “Parti Kültürü ve Dürüst Yönetim İnşasıyla Yolsuzlukla Mücadeleyi İlerletelim” başlıklı konuşmasında ilginç bir noktanın da üzerinde durmuş bir çağrıda bulunmuştu:

“Yöneticilerimizin çoğu, kariyerlerine taban kesimlerinden başlayıp adım adım yetişmiştir. Yanlış bir adım, bütün bunları yok eder. Bütün hataların erken belirtileri vardır. Ama neden biz çok geç olmadan onların hatalarını görüp düzeltmelerine yardım etmedik? Bunu yapabilmemiz için disiplini her zaman en öne koymalıyız.”

Çinliler iyiliğin küçükse de yapılması, kötülüğün küçükse de yapılmaması gerektiğine inanır. Her ikisi de giderek büyüyor çünkü.

Tunca Arslan