The Paper’de dün yer alan habere göre, Nankai Üniversitesi’nden Profesör Huang Senzhong ve ekibi, büyük veri modellemesi ve analizi yoluyla Omicron’un bulaşıcılığının Delta varyantından yüzde 37,5 daha yüksek olduğunu tespit etti.

Roma Çocuk Hastanesi araştırma ekibi 27 Kasım’da Omicron suşunun ilk görselini yayımladı.

Güney Afrika’da 18 Ekim ila 28 Kasım 2021 tarihleri arasındaki yeni vakalara dair verileri inceleyen Huang Senzhong ve ekibi, Omicron ve Delta’nın ortalama kuluçka süreleri ve bulaşıcı dönemlerinin birbirine yakın olduğunu varsayarak, EpiSIX kullanarak modelleme yaptı.

Prof. Huang Senzhong, Omicron ve Delta ile enfekte olan hastaların kuluçka ve enfeksiyon sürelerinin yakın olduğunun gözlemlendiğini, ancak Omicron’un daha uzun süre gözlemlenmesine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Huang, aynı zamanda, Güney Afrika’da 1 Ocak 2022’ye kadar günlük yeni tespit edilen vaka sayısının 51 bin ila 72 bine ulaşmasının beklendiğini kaydetti.

Nankai Üniversitesi’nin internet sitesinden aktarılan bilgilere göre, Profesör Huang ve ekibi, Çin Ulusal Sağlık Komisyonu tarafından yayımlanan verileri SEIR modelini kullanarak ve Zhiying Sağlık Verileri Araştırma Merkezi tarafından geliştirilen EpiSIX programı aracılığıyla analiz etti.

Ekip, elde edilen sonuçlar üzerinde çalışarak salgının gelişimi, önlenmesi ve kontrolü hakkında inceleme ve değerlendirmeler yaptı.

Omicron varyantının bulaşıcılığı, patojenitesi ve bağışıklıktan kaçış becerisi hakkında sistematik bir araştırma verisi henüz bulunmuyor.

Yeni tip koronavirüsün Omicron adı verilen yeni varyantına 28 Kasım itibarıyla Güney Afrika, İsrail ve İtalya’nın yanı sıra Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi gibi farklı noktalarda rastlandı.

Birçok ülke, sınırları kapatma, seyahatleri kısıtlama ve uçuşları yasaklama gibi önlemler aldı.

OMICRON’DAN NASIL KORUNMALIYIZ?

Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi yetkilisi Xu Wenbo, dün Çin Medya Grubu’na verdiği özel röportajda, “Omicron hızla yayılıyor. Yayılma hızının artıp artmayacağı hâlâ bilinmiyor ve önümüzdeki haftalarda gözlemlenmesi ve incelenmesi gerekiyor.” dedi.

Omicron’un çok sayıda mutasyon geçirdiğinin tespit edildiğini, ancak mutasyonun artmasının bulaşıcılığın doğrudan güçlenmesi anlamına gelmediğini kaydeden Xu, bu durumun Omicron’un bağışıklıktan kaçış becerisinin Delta’dan kesinlikle daha fazla olduğunu göstermediğini ifade etti.

Çinli uzman, mevcut aşıların etkinliğinin gözlemlenmesi gerektiğine işaret ederek, yeni tip koronavirüsün bir varyantı olan Omicron’un yıkıcı değişiklikler getirmeyeceğini söyledi.

Xu, genetik araştırmaların nükleik asit testlerinin duyarlılığının da Omicron karşısında değişmediğine işaret ettiği bilgisini verdi.

Xu, “Mevcut aşılar Omicron karşısında da hâlâ etkilidir, ağır hastalık ve ölüm oranını azaltabilir. Omicron, bağışıklık bariyerini tamamen aşamaz, çünkü antikor bağışıklığına ek olarak aynı zamanda T hücresi bağışıklığı da vardır. İnaktif aşılar, protein aşıları, vektör adenovirüs aşılarının yanı sıra takviye aşı gibi yöntemler Omicron suşu ile başa çıkabilir.” dedi.

Xu, bilim insanlarının Omicron’u incelerken, mutasyonun bulaşıcılığı artırması, bulaşıcılığın Delta’yı geride bırakıp bırakmadığı, bağışıklıktan kaçış becerisi ve varyantın nasıl ortaya çıktığı gibi noktalara odaklanması gerektiğini dile getirdi.

Çinli uzman, toplumun Omicron’dan nasıl korunacağıyla ilgili olarak ise “Maske takılmalı ve sosyal mesafe korunmalı. Sağlık durumu takip edilmeli. Covid-19 belirtileri varsa, vücut sıcaklığı izlenmeli ve doktora gidilmeli. Gereksiz yurt dışı seyahatlerden, özellikle Omicron suşlarına rastlanan ülkelere yönelik seyahatlerden kaçınılmalı.” ifadelerini kullandı.