CGTN / Wang Huiyao

Demokrasi, halkın yönetimi demektir. Eski Yunancadan alınan terim, o zamanlar bazı Yunan şehir devletlerinde bulunan siyasi sistemi anlatmak için demos (“halk”) ve kratos (“yönetmek”) sözcüklerinden üretilmiştir. Çin’in demokrasi yaklaşımının kilit bir parçası olan danışmacı demokrasi ise “halk demokrasinin bütün sürecinin” ayırt edici bir özelliğidir.

Çin büyük bir nüfusa sahip modern bir ulustur. Sosyal ağlar ve enformasyon teknolojisi, teknolojiyi kullanarak kamuoyunun en geniş biçimde en iyi şekilde temsil edilmesini mümkün kıldı. Bu kanallar politika belirleme konusunda önemli referans haline geldi.

Bir düşünce kuruluşunun, bir fikirler ve yetenekler havuzu olarak, asıl işlevlerinden biri kamu politikalarını incelemek ve etkilemektir. Araştırma raporları, seminerler, forumlar ve toplantıların yanı sıra sempozyumlar ve öneriler düzenleyerek, düşünce kuruluşları gündemlerin belirlenmesi ile politikaların açıklanmasında ve kamusal alanda araştırma alanlarında bir rol oynarlar. Düşünce kuruluşları ayrıca kamuoyunu yansıtır ve ulusal danışma ve demokratik mekanizmalar yoluyla ilgili hükümet kurumlarına politika önerilerinde bulunur.

ÇİN SİYASİ SİSTEMİNİN UZUN BİR LİYAKAT GELENEĞİ VAR

Kuzey Amerika ve Avrupa’daki gelişmiş ülkelerde düşünce kuruluşlarının uzun bir geçmişi vardır ve görece gelişmiş durumdadırlar. Son yıllarda, ulusal politikaların da desteği ile, Çin’deki farklı düşünce kuruluşları da arttı ve danışmacı demokrasi içinde politika araştırmalarının, politika önermenin ve politika belirlemenin önemli bir parçası haline geldi. Seçim ve eğitime yönelik açık bir yaklaşım da bu düşünce kuruluşlarının az sayıda insanın çıkarı için az sayıda insanı temsil eden kapalı gruplar olmadığı anlamına gelir. Aksine, bunlar profesyonel ve olgun bir, görev duygusuna sahip yetenekli insanlar grubudur. Çin siyasi sisteminin uzun bir liyakat geleneği vardır ve kitle eğitimi ile değerlendirme sistemi yönetimde iyi, iç koşulları anlayan ve kamuya hizmet eden çok sayıda çok yönlü profesyonel yetiştirdi.

Uzun bir süredir, Batılı siyasi parti ve demokrasi kavramlarının etkisi altında Çin siyasi sistemi demokratik seçim yarışından yoksun olarak görülüyor. Ama aslında, Çin sistemi, istikrarlı ve tutarlı olan sistematik uzun dönemli politika belirlemeye izin veren yaygın siyasi katılım ile danışmacı demokrasi altında düşünme yoluyla politikalarının bilimsel ve demokratik doğasını garanti altına alıyor.

Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) demokratik merkeziyetçilik ve yetenek seçme mekanizmasına ek olarak, demokratik partiler ile parti üyesi olmayanlar da seminerlere ve Ulusal Halk Kongresi’nin (NPC) toplantıları ile Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı’na (CPPCC) ve ulusal konulardaki araştırmalara katılarak, iç raporlar sunarak ve önerilerde bulunarak, ulusal kamu politikalarının belirlenmesi, uygulanması ve iyileştirilmesinde vazgeçilmez roller oynar. Ayrıca düşünce kuruluşları, medya ve sanayi örgütleri de politikaların izlenmesinde ve kamuoyunun ifade edilmesinde rol oynarlar.

ÇİN’DE DÜŞÜNCE KURULUŞLARI KAMUOYUNU YANSITIR

Çin’in kültür ve kurumlar bakımından Batı’dan önemli farkı antik bir uygarlık olması. Uygar Çin’in uzun bir tarihi vardır ama modern Çin halen görece gençtir ve insanlık tarihinin gelişmesinde yeni bir yol çizmektedir. Karmaşık ve farklılıklar içeren bir ülke olarak Çinin, güçlü bir merkezi hükümete sahip olması ülkenin barışçı birliğini sürdürmesine ve birleşik bir iç piyasa kurmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda, bu ölçek ve güç ulusal politikaların çoğunlukla geniş kapsamlı olduğu, hataların düzeltilmesinin zor ve maliyetli olabileceği anlamına geliyor. Bu anlamda, ÇKP’nin sağlam liderliği demokratik partilerin Çin’in danışmacı demokrasisine çok partili biçimde katılımı Çin politika belirleme mekanizmasının etkin biçimde istikrarı, verimliliği, bilimsel ve demokratik doğasını garanti ediyor.

Benzersiz değişiklikler ortasında, Çin dikkate değer başarılar kazandı ve hız kazanıyor, ama aynı zamanda orta gelir tuzağı, yaşlanan bir nüfus ve yeşil dönüşümü başarma gibi bir dizi zorlukla karşı karşıya. Uluslararası alanda Çin’in hızla yükselmesinin Batı ve dünyanın geri kalanını nasıl etkileyeceği sorusu zamanımızın hayati sorularından biridir. Bütün ülkelerin endişe duyduğu ve Çin’in de derinlemesine dikkate alması gereken bir soru.

Çin’in dünya ile ilişkilerini daha iyi yönetmek, uluslararası imajını iyileştirmek, dünyayla daha iyi bütünleştirmek ve dünya sahnesinde daha çok anlaşılmasını ve tanınmasını sağlamak bakımından yeni zorluklar ortaya çıktı. Kamu diplomasisinin artan önemi dikkate alınırsa, bu Çin toplumunun bütün kesimlerinin hakkında düşünmesi ve meşgul olması gereken bir şeydir. Bu süreç içinde, barışçı, gelişen ve iş birlikçi bir Çin dünyaya daha fazla kalkınma fırsatları getirecek ve Çin erdeminin dünyaya daha fazla katkıda bulunmasını sağlayacaktır.