China Daily / Jia Kang

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Qiushi gazetesinde salı günü yayınlanan bir makalede, bir kez daha modern ekonomi için yeniliğin önemini vurguladı ve Çin’in, bilim ve yeniliğin küresel merkezi olması gerektiğini söyledi.

Daha kaliteli gelişmeyi başarmak ve sağlam bir imalat gücü olmak için, Çin’in, daha güçlü biçimde yeniliği desteklemesi gerekiyor. Sanayi ve Enformasyon Teknolojisi Bakanlığına göre Çin, 11 yıldır en büyük imalat ülkesi ve küresel imalat üretiminin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor. Sanayi ve Enformasyon Teknolojisi Bakanlığından Xiao Yaqing 1 Mart’ta yaptığı açıklamada, Çin’in katma değerli sanayi üretiminin 31,30 trilyon yuan’a (4,8 trilyon dolar) ulaştığını bildirdi. Çin’in 2020 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) 101,6 trilyon yuan’a (15 trilyon 620 milyar dolar) ulaşarak, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile aradaki farkı daralttı ve imalatta öncü konumunu muhtemelen uzun bir süre daha sürdürecek.

İmalattaki hızlı gelişme, reform ile açılımın önemli meyvelerinden biridir ve ekonomik başarının temelidir. Bununla birlikte Çin, sağlam imalat güçlerinden biri olmaktan uzak. Arz ile talep arasında bir dengesizlik var ve endüstriyel zincirleri, küresel değer zincirlerinin orta ve alt ucunda. En son teknolojiye sahip endüstriler ve diğer sektörler arasındaki uçurum devam ettiğinden Çin, “Çin Malı”ndan “Çin’de Üretilmiştir” ve “Çin’de Akıllı İmalat”a dönüşmek için eşi görülmemiş güçlüklerle karşı karşıya bulunuyor.

Geçen yıl, 19. Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Beşinci Genel Kurulu’na göre, dünya, eşi görülmemiş ve hızlı değişimler geçiriyor. ABD gibi gelişmiş ülkeler ekonomilerini Çin’den ayrıştırmaya çalışıyor, Çin’in ileri teknoloji şirketlerine yönelik yoğun baskı uyguluyorlar. Buna uygun bir örnek, Çin’in yarı iletken yonga endüstrisinde görülmektedir. ABD, Çin’in ileri teknoloji devi Huawei’ye yonga tedarikini yasakladı ve bir uyarı olarak diğer birçok Çinli şirkete kısıtlamalar getirdi. Her ne kadar ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Beijing-Washington ilişkilerinde daha mantıklı bir yaklaşım kabul etmeye çalışsa da Çin’e asıl rakibi gibi davranıyor. Çin’in temel imalat kapasitesi nispeten zayıf ve temel teknolojilerinin gelişiminin diğer ülkelere bağımlı olması, ülkenin, dış faktörler yüzünden ciddi darbe alması riskini artırıyor. Bu, Çin’in, yüksek kaliteli imalatını desteklemek için birçok engelle karşı karşıya gelebileceği anlamına geliyor.

ÇİN EKONOMİSİ DIŞ DÜNYAYA DAHA FAZLA AÇILMA TAAHHÜDÜNE BAĞLI

Çin, iç piyasanın dayanak noktası olduğu, “çifte dolaşım” kalkınma modeli uyguluyor. Çin’in amacı, en son teknolojide kendine güvenmek olmasına rağmen, iç ekonomik dolaşımı hızlandırma ve bazı çok önemli teknolojilerde kendi kendine yeterli olma adımları, ülkenin bir soyutlanma stratejisi kabul edeceği anlamına gelmiyor. Bunun yerine, Çin ekonomisini dış dünyaya daha fazla açma taahhüdüne bağlı kalmaya devam ediyor. Gerçekten, Çin’in, küresel iş birliğini derinleştirmesi ve teknoloji ithalatı için uluslararası dolaşımda daha aktif yer alması gerekiyor. Çin’in, büyük bir imalat ülkesinden sağlam bir imalat gücüne dönüşmesi için hükümetin, imalat sektörünün daha yüksek kaliteli gelişimini izlemesi, iç dolaşımı desteklemesi ve iç ve yurt dışı piyasaları bütünleştirmesine ihtiyaç var.  

13. Beş Yıl Plan (2016-2020) sırasında, ilaç, tıbbi donanım, havacılık ve telekomünikasyon gibi en üst teknolojiye sahip endüstriler hızlı gelişme kaydetti ve imalattaki payları yükseldi. Yine de Çin’in, üretim kapasitesi fazlası, düşük katma değer, artan ham madde maliyetleri, işgücü sıkıntısı ve fabrikaların diğer ülkelere taşınması gibi sorunlarla uğraşan düşük kaliteli imalata daha fazla dikkat etmesi gerekiyor.

Çin, artan işgücü ile doğal kaynaklar maliyeti nedeniyle orta ve düşük kaliteli imalatta bazı avantajlarını kaybetti. Böyle olunca, bazı düşük teknoloji imalat birimlerinin Çin’den işgücü maliyetlerinin düşük olduğu Vietnam, Bangladeş, Laos ve Kamboçya’ya yönelmesi (veya yöneliyor olması), Çin’i, endüstriyel altyapısını iyileştirmeye ve dönüştürmeye zorluyor.

Bu yüzden Çinli şirketler piyasa talebini karşılamak için teknolojik yeniliği desteklemelidir ve küresel endüstriyel zincirlerdeki konumunu sürdürmesi için ürünlerine daha fazla değer katmalıdır. Hükümetin, daha uygun endüstriyel politikalar uygulaması ve imalat sektöründe yeterli işçi tedariki sağlamak için önlemler alması gerekmektedir. Bu yüzden, iç piyasanın ihtiyaçlarına uyumlu olarak ulusal politikaların uygulanması önemlidir. Çin, artan işgücü maliyetleri sorunlarıyla karşı karşıya olmasına rağmen, kısmen verimli ve kalifiye işçileri sayesinde tam endüstriyel zincirler ve destekleyici tesislerle hala dünyanın en büyük imalat sistemine sahiptir.

Genel olarak, Çin’in imalat endüstrisi ile stratejik gelişmekte olan endüstrileri iyi bir şekilde büyüyor ve doğru politikalar, orta ile düşük kaliteli imalata canlılık katabilir. Kısacası, yeniliğin desteklenmesi ve en son teknolojiye dayalı endüstrilerin iyileştirilmesi, Çin’in yüksek kaliteli gelişmesini başarmasına yardımcı olacak.