CGTN / Behzad Abdollahpour

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hükümeti geçen ay toplanan G7 Zirvesi’nde “Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et” (B3W) planını önerdi. Bu planın amacı düşük ve orta gelirli ülkelerin altyapı ihtiyaçlarını karşılamak. Plan ortak olarak gelişmekte olan dünyanın, Covid-19 salgınının daha da ağırlaştırdığı 40 trilyon dolarlık altyapı ihtiyacını 2035’e kadar azaltmaya yardımcı olacak. G7 ortakları ve diğer müttefikleri iklim, sağlık ve sağlık güvenliği, sayısal teknoloji ile cinsiyet eşitliği ve eşitlik alanlarında özel sektör sermayesini harekete geçirmeye söz veriyor.

Ayrıca iyi haklarını, şeffaflığı ve yolsuzluk karşıtı politikaları savunmayı vadediyorlar. Ama açık olan şu ki, “Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et” sadece daha iyi oturmuş Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin birçok alanlarda taklidi ve özellikle altyapı alanında rakibi olmak istiyor. Kuşak Yol İnisiyatifi’nin bu Batılı alternatifi sadece daha önce tartışılan ülkelerdeki özel finansman boşluğu konusunda seferberlik üzerine odaklanırken, finansmanın ve boyutlarının detayları açık değil.

G7 ülkelerinden hiçbirinin ilgili projeleri nasıl finanse edeceğini açıklamamış olması işleri daha da şüpheli hale getiriyor. Bu ülkelerin çoğunun finansal açıkları olduğu düşünülerse,

“Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et” projelerini desteklemek ve uygulamak için bu kadar büyük miktarda parayı nasıl sunacakları sorusu gündeme geliyor. Buna ek olarak, bu ülkelerin Beijing ile derin ekonomik bağları var, devasa yatırım anlaşmalarını Washington için riske atarlar mı?

Joe Biden yönetimi şu anda ayrıca ABD’nin eski ve verimsiz altyapısını iyileştirmek için ülke içinde bir altyapı yasasını yasalaştırmak için uğraşıyor. Çin de “sayısal, akıllı ve yenilikçi” olan bir “yeni altyapı” kurmak istiyor. Bu bakımdan Nottingham Üniversitesindeki Çin Politika Enstitüsü Direktörü Dr. Jonathan Sullivan, “Çin’in inanılmaz şeyleri başarmak için kapasite, mühendislik becerisi, tutku ve parası olduğunu” belirtiyor.

ABD KURALLARI ÇİN TARAFINDAN BELİRLENEN BİR OYUNDA OYNAMAKTAN RAHATSIZ

Kuşak Yol İnisiyatifi içindeki iş birliği mekanizması değişik uluslararası örgütler ve platformlarca sağlanıyor. Bu girişim içindeki projeler ayrıca Asya Altyapı Yatırım Bankası ve İpek Yolu Fonu’nun yanı sıra Çin’deki diğer bankacılık yapıları tarafından mali yönden garanti altına alındı. Karşılıklı çıkarlar ile refahı gerçekleştirmek için sürdürülen kazan kazan iş birliği, ortak çabalar ve gelişmeler Çin’in Kuşak Yol İnisiyatifi ile ilgili resmi açıklamalarının çoğunda bulunabilecek tekrarlayan temalarken, “Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et” Kuşak Yol İnisiyatifi ile ilgili projelerin kalitesi ve yapılabilirliğine şüphe düşürmek için Çin karşıtı anlatılara başvuruyor. Aslında Barack Obama ve Donald Trump’tan Biden’a kadarki son üç ABD başkanı kuralları Çin tarafından belirlenen bir oyunda oynamaktan rahatsızlar. Çin’in girişimlerine şüphe düşürerek, başkanlar Çin’in uluslararası kural ve kaideler içinde hareket etmediğini iddia ediyorlar. 

Obama’nın Asya’ya Yöneliş, Trump’ın Özgür ve Açık Hint-Pasifik Stratejisi ile şimdide Biden’ın “Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et” planı görünüşte Asya-Pasifik bölgesinde, alıcı ülkeler arasında bağlantıları geliştirebilecek ve böylece hayat kalitesini yükseltebilecek bir sürdürülebilir büyümenin yollarının sağlanmasına odaklanıyor. Ama mesele şu ki, bunların arkasındaki asıl amaç Çin’in arka Bahçesinde yükselişini kontrol altına almak ve ABD’nin Asya-Pasifik’teki önceliğini sürdürmek. Bu tür yaklaşımlar sadece Çinlilerin zihinlerinde derin kuşatılma korkularına neden olur ve Çin-ABD ilişkilerinde düşmanlık ve güvensizliği artırır. Bu nedenle, ABD’nin kalkınma girişimleri ve gündemi aslında, görünüşe göre ikili ilişkilerin normalleşmesinden bu yana, hedeflerine ulaşmak için farklı yaklaşımlara sahip olsalar da bütün ABD yönetimlerinde devam eden Çin’in yükselişini kontrol etmek için Asya-Pasifik’te bir ABD ittifak sistemi kurulmasına dayanmaktadır. 

Küresel Covid-19 aşı dağıtımı ile ilgili olarak şimdiye kadar ABD hükümeti 330 milyonluk toplam nüfusunu korumak için yeterince aşı dozu satın almış olmasına ve buna rağmen 500 milyondan fazla doz aşıya sahip olmasına rağmen, küresel olarak paylaşmaya söz verdiği milyonlarca doz aşıyı dağıtmak için ciddi önlemler almadı. Ama Çin hükümeti Covid-19’un ortaya çıkışından bu yana hem Çin hem de küresel olarak Covid-19’a karşı mücadeleye aktif biçimde katkıda bulundu.

“Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et”in temellerinden biri olarak kabul edilen sağlık güvenliği çerçevesinde, G7 ülkelerinin bir milyar Covid aşısını yoksul ülkeleri bağışlama vaatlerinden sonra, Küresel Salgın Sonrası Politika Komisyonu ortak direktörü Bill Emmott “Başkan Biden’ın cömert bu yıl 200 milyon ve gelecek yıl 300 milyon Pfizer/BioNTech aşısı önerisi ve Boris Johnson’ın gelecek 12 ay içinde bir zamanda yapılacak 100 milyon doz aşı önerisinin”, şu anda “günlük 17-20 milyon doza ulaşan ve  bütün dünyada her gün vurulan 34-36 milyon doz aşının yüzde 70’ini karşılayan” Sinovac ve Sinopharm’ın aylık üretimi ile karşılaştırılamayacağını açıkladı.

Bu yüzden, küresel zorluklarla mücadeleye Çin gibi bir aktörü dışarda tutmak yalnızca bu projelerin uygulanmasına yardım etmemekle kalmaz, aynı zamanda bu girişime girme konusunda ülkeler arasında güvensizlik tohumları eker. “Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et”in bütün uluslara ekonomik faydalar ve sağlık güvenliği sunmak için Kuşak ve Yol İnisiyatifi ile paralel biçimde çalışması gerekir.