Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 ülkenin büyükelçiliğinden Osman Kavala’nın serbest bırakılması için yapılan çağrıya ilişkin, “Ülkemizin bağımsızlığına ve milletimizin hassasiyetlerine saygı duymayan hiç kimse, sıfatı ne olursa olsun, bu ülkede barınamaz.” dedi.

Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Geçtiğimiz hafta 3 ülkeyi kapsayan ve toplamda 5 devlet başkanı ile bir araya geldiğimiz Afrika seyahati gerçekleştirdik. Hükümete geldikten sonra en çok önem verdiğimiz konulardan biri Afrika kıtasıyla ilişkilerimizi geliştirmekti. 30 Afrika ülkesine 50 seyahat gerçekleştirdik.

Sömürgecilerin sürekli biçim, yol, yöntem değiştirerek kıtayı elinde tutma gayretleri bitmedi. Afrika halkının geçmişte yaşadığı acılar, tüm tazeliğiyle durmaktadır. Hiç şüphesiz Türkiye’nin Afrika’ya bakışı Batı’dan farklıdır. Afrika’yı pazar olarak değil, ortak olarak gören bir yaklaşımla kıtada iş birliği köprüleri kuruyoruz. Eğitim, sağlık, ticaret gibi amaçlarla ülkemize gelen Afrikalıların sayısının artması ilişkilerimiz için önemlidir. Afrikalı dostlarımızla ortak bir gelecek inşa etmeyi, dolayısıyla sömürgecilere rahatsızlık vermeyi sürdüreceğiz.

BÜYÜKELÇİLERİN AÇIKLAMASI

Türkiye’nin nezaketini, zaaf olarak görerek eski alışkanlıklarına yönelenler, yaptıkları yanlışları kabullenmedikleri sürece hak ettikleri cevaplarını alacaklardır. Son dönemde bazı ülkelerin büyükelçiliklerinden yapılan açıklamayı da aynı şekilde kabul ediyoruz.  Bu açıklama herhangi bir kişi ve konuyu değil, doğrudan ülkemizin yargısını ve egemenlik haklarını hedef almıştır. Bu tavır ülkemizdeki yargı teşkilatına, savcılarımıza, avukatlarımıza, tüm yargı mensuplarına karşı yapılmış bir hakarettir. Bağımsız ve tarafsız yargımız ile gereken cevabı vermek devletin başı olarak öncelikle bizim görevimizdir. Bizim amacımız kriz çıkarmak değil, Türkiye’nin onurunu, gururunu, haysiyetini korumaktır. Bugün büyükelçiliklerden yapılan açıklamayla yanlışlıklarından geri dönülmüştür. Ülkemizin bağımsızlığına ve milletimizin hassasiyetlerine saygı duymayan hiç kimse, sıfatı ne olursa olsun, bu ülkede barınamaz. Bayraklar farklı, lisanlar farklı, çehreler farklı, ifadeler farklı olabilir ama amaç aynıdır; o da büyük ve güçlü Türkiye hedefinin önünü kesmektir.

Türkiye’nin bugün yaşadığı en büyük sancılardan biri de yerli ve milli duruş sergilemeyen güruhtur. Önümüzdeki dönemde güvenlikten ekonomiye pek çok sorunumuzla birlikte bu hastalıklı zihniyetten de kurtulacağız. Milletimizin desteğiyle tüm bu oyunları bozduk. Hevesleri kursaklarda bıraktık. Ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırma azmimizden zerre geri adım atmadık.

Salgın döneminde fedakârlık yapan vatandaşlarımızın üzerlerine daha fazla yük binmemesi için gereken tedbirleri almakta kararlıyız. Maliyetlerdeki yükselişin ötesinde fırsatçılık yapanlara da göz açtırmayacağız. Bu konudaki denetimleri ve müeyyideleri sıkılaştırıyoruz.”