Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brüksel’deki NATO Liderler Zirvesi’nin ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden ile yaptığı görüşmeye ilişkin, “Türkiye-ABD ilişkilerinde çözülemeyecek hiçbir mesele olmadığını, iş birliği alanlarımızın sorun başlıklarından daha geniş ve zengin görünüm sergilediğini düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

“Bölgesel aktörlerin karar alma süreçlerindeki etki ağırlığı günden güne artıyor. Son 1,5 yıldır insanlığın gündemini belirleyen koronavirüs salgını bu değişimi sağlamıştır.

Salgın küresel sistemdeki açıkları ve yapısal sorunları bir kez daha gözler önüne sermiştir. Ekonomiden ticarete kadar çok geniş yelpazede salgının artçı sarsıntılara maruz kalıyoruz. Salgınla beraber ekonomileri iyice kötüleşen az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere olan yardımların şarta bağlanması hakkaniyete olan inancı aşındırıyor.

“NATO’NUN SORUMLULUKLARI ARTMIŞTIR”

NATO’nun hem belirleyici hem de üstlenmesi gereken sorumluluklar artmıştır. Dönem sorumluluktan kaçma dönemi değil, elini taşın altına koyma dönemidir. Akdeniz’den Karadeniz’e, Avrupa’dan Asya’ya, NATO’nun sağladığı güvenlik şemsiyesine ihtiyaç duyulan her yerde ittifak aktif rol üstlenmelidir. NATO’yu askeri bakımdan daha muhkem hale getirirken siyasi boyutunu da tahkim edecek adımların atılması yönünde kararlar aldık.

Sınır ötesi operasyonlarımız sayesinde, 8 bin 200 kilometrekareden fazla alanı terörden arındırdık. Gerek zirve hitabımızda gerek ikili görüşmelerimizde, PYD/PKK’ya verilen desteğin artık sonlandırılması gerektiğini açıkça dile getirdik. Temennimiz, tüm müttefiklerimizin sığ siyasi hesapları artık bir yana bırakıp, Türkiye ile tam bir dayanışma sergilemesidir. Kaynak ülkelere teslim ettiğimiz teröristlerin hiçbir tahkikata uğramadan serbestçe dolaşabilmesi, hatta kimi ülkelerde terör eylemi yapabilmesi büyük bir zafiyettir. Terör meselesinde örgütler arasında ayrım yapan, iyi terörist-kötü terörist sınıflamasına giden çarpık anlayış, mevcudiyetini ne yazık ki koruyor. Böyle ikircikli bir tavrın terörü yok edemeyeceği, bilakis terör örgütlerine cesaret vereceği açıktır.

BİDEN İLE GÖRÜŞME

İki müttefike ve stratejik ortağa yakışır şekilde, doğrudan diyalog kanallarını, etkin ve düzenli şekilde kullanma konusunda mutabık kaldık. Ortak çıkarlara sahip olduğumuz alanlardaki iş birliği imkânlarını yapıcı bir yaklaşımla ele aldık. Türkiye-ABD ilişkilerinde çözülemeyecek hiçbir mesele olmadığını, iş birliği alanlarımızın sorun başlıklarından daha geniş ve zengin görünüm sergilediğini düşünüyoruz. Afganistan’dan çıkmamız istenmiyorsa, diplomatik, lojistik, mali konularda ABD’nin bize vereceği destek büyük önem arz ediyor.

YUNANİSTAN İLE İLİŞKİLER

Miçotakis ile güzel bir görüşme geçti. ‘Gerek Ege gerek diğer bölgelerde olsun, üçüncü ülke veya kişileri bu işe karıştırmayalım’ dedim. Görüşmelerimizi gerekirse özel hattan yapmak suretiyle, ‘Araya birilerini sokmamızın anlamı yok’ kararına vardık.

S-400 MESELESİ

S-400’de bizim düşüncemiz daha önce neyse, aynı düşünceyi Sayın Başkan’a (Biden) ifade ettim, F-35 konusunu da aynı şekilde ifade ettim. Bakanlarımız bu konuları görüşecek bir sonuca inşallah bağlayacaktır. Kabil Havalimanı’nın güvenliğinin sağlanmasında Pakistan’ı yanımıza alma düşüncemizi, Macaristan’ı yanımıza alma düşüncemizi kendilerine (Biden) söyledik. İlişkilerin devamı açısından olumlu. Kendisini ayrıca Türkiye’ye davet ettim, gelebileceğini söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ‘İslam’a karşı olmam söz konusu değildir, bunu bir dost olarak size söylüyorum.’ dedi.”