Zhang Heng ve ejderhalarından günümüze

Zhang Heng ve ejderhalarından günümüze

İzmir-Bayraklı'da büyük yıkıma, kayıplara ve derin acılara yol açan deprem, iki basit gerçeği bir kez daha anımsattı: Depremi önüne geçilemez bir doğa olayı ama akılcı önlemler ve bilimsel uygulamalarla zararlarını en aza indirmek, hatta kayıpsız atlatmak mümkün.

Bir deprem ülkesi olan Türkiye özellikle yanlış-plansız kentleşme ve çürük inşaatlar nedeniyle her seferinde "deprem sonrası arama-kurtarma çalışmalarına" yoğunlaşmak zorunda kalıyor ve ne yazık ki başarı ölçütü büyük oranda "enkaz kaldırma" üzerinden belirleniyor.

Çin de tarih boyunca büyük depremlerle sarsılmış bir ülke. Çin Deprem Müdürlüğü'nün verilerine göre dünya genelinde büyük can ve mal kaybına yol açan depremlerin üçte biri Çin'de meydana geliyor. Ülkenin istisnasız bütün eyaletlerinde Richter ölçeğine göre en az beş büyüklüğünde deprem yaşanmış durumda.

WENCHUAN DEPREM MÜZESİ

1976'da 240 bin cana mal olan Tangshan depremi halen hatırlarda. Bunun gibi, 2008'de Sichuan eyaletinin Wenchuan kentinde 8 büyüklüğündeki deprem büyük yıkıma yol açmış, yaklaşık 70 bin kişi yaşamını yitirmişti. Dünyadaki en ilginç mimari örnekleri arasında gösterilen Wenchuan Deprem Müzesi, kaybedilenleri anmak ve bu acı gerçeği hep diri tutmak için kurulmuştu.

Öte yandan, depreme yönelik tahmin ve erken uyarı çalışmaları da Çin'in deprem gerçeğine bağlı olarak oldukça gelişmiş düzeyde. Son 50 yıllık zaman diliminde 20 kez başarılı deprem tahmini yapıldığı, bu sayede afet zararlarının en aza indirildiği belirtiliyor. Bu konudaki ilk isabetli tahmin 1975'te gerçekleşmiş, Çin'in kuzeydoğusundaki Haicheng kentindeki deprem tahmin edilmiş ve olası 100 bin ölüm yerine yalnızca 300 can kaybı yaşanmıştı. 1997'de de bu kez Xinjiang-Uygur Özerk Bölgesi'nde başarılı bir tahmin sayesinde erken uyarı gelmiş, geniş kapsamlı tahliye gerçekleşmiş, binlerce yaşamın kurtarılması dünyada yankı yaratmıştı.

Deprem tahminlerinin temel kaynağı, yer hareketlerinden oluşan titreşimleri kaydeden ve sismograf denilen aygıt. Sismografın, dolayısıyla deprem ve erken uyarı sisteminin mucidi ise M.S 73-139 yılları arasında Doğu Han Hanedanlığı döneminde yaşamış, Zhang Heng adındaki matematikçi, gökbilimci ve coğrafyacı Çinli bilim adamı.

SİSMOGRAFIN ATASI: "DI DONG YI"

O dönemin pek çok bilim insanı gibi gök cisimlerini izlemek için çeşitli gözlem aletleri geliştiren Zhang Heng, sıkça yaşanan depremlerin yol açtığı felaketleri önleme çarelerini de araştırmış, sismografın atası sayılan "Di Dong Yi" adlı bir aygıt, bir "depremyazar" icat etmişti.  Di Dong Yi, bronz gövdeli, üstünde sekiz adet ejderha figürü bulunan, her ejderhanın altına da ağzı açık bir kurbağa yerleştirilmiş bir tür fıçıydı. Yaklaşık iki buçuk metre uzunluğundaydı. Ejderhaların ağzında birer bakır top, aygıtın iç kısmında ise karmaşık bir mekanizma vardı. Sekiz ayrı yöndeki yer titreşimlerini algılıyor, o yöne bakan ejderhanın ağzındaki top kurbağanın ağzına düşüyor, çıkan sesle uyarı gerçekleşmiş oluyordu. Hanedanlığın başkenti Luoyang'da kurulan Di Dong Yi'nin, ilginç biçimde pek çok depremi önceden haber verdiği tarihi kayıtlara geçmiş durumda. Örneğin cihazın M.S 133'deki depremi önceden haber verdiği kesinlikle biliniyor.

HAVA TAHMİNİ GİBİ

Batı dünyasının depremi "öküz boynuzlarını salladı" diyerek açıklamaya çalıştığı dönemlerde Zhang Heng, pusula, barut, kâğıt ve matbaadan sonra insanlığa büyük bir katkıda daha bulunmuştu. Benzer bir cihaza ancak yüzyıllar sonra, 13. yüzyılda İran'da rastlandı. Artık ejderhaların ağzından top düşmüyor elbette ki ama Zhang'ın depremyazarı'nın çalışma ilkesinin günümüzün aygıtlarında da kullanıldığını belirteyim.

Son olarak şunu da not düşeyim: Çinliler, deprem tahminleriyle fazla övünmüyorlar ve övgüleri de abartılı buluyorlar. Deprem tahmininin, tıpkı hava durumu tahmini gibi bilimsel çalışmalara dayandığını ve insanlığın çok uzak olmayan bir gelecekte, yağmur yağacağını, fırtına kopacağını önceden bilmek gibi depremlerden de önceden haberdar olacağını vurguluyorlar. Kısacası, insanlık deprem gerçeğine önlem almak için yüzyıllardır çalışıyor, kafa yoruyor. Günün birinde yüzde 100'lük tahminler de çok daha önceden yapılacak eminim ki. Yeter ki evimiz, inşaat malzememiz, zeminimiz güvenilir olsun.

Tunca Arslan

Daha fazla göster