Çin'de iç ve dış turizm hareketlenirken...

Çin'de iç ve dış turizm hareketlenirken...

Dünya genelinde salgından en çok etkilenen sektörlerden başlıcasının turizm olduğuna kuşku yok. İnsanların bırakın başka bir kente ya da ülkeye gitmeyi, evinden bile çıkamadığı koşullarda tüm gezi ve tatil planları suya düştü, rezervasyonlar iptal edildi, hayaller bir başka bahara ertelendi. Ülkelerin gelirleri içinde ciddi bir yer edinen "bacasız fabrika" turizmin geçirdiği büyük sarsıntı, bireysel olarak internet ortamındaki sanal gezi turları ve sanal müze ziyaretleriyle bir nebze olsun hafifletilmeye çalışılsa da karantina döneminde hiç kimse kendisini gerçek anlamda turist olarak hissedemedi. Örneğin Çin'deki en önemli turistik noktalar arasında yer alan ve karantina boyunca iki ay kadar kapalı kalan Beijing'deki Yasak Kent, Çin Seddi ya da Xian'daki Yeraltı Heykel Ordusu Müzesi, özel hazırlanan programlar sayesinde binlerce "ziyaretçi" ağırlamayı sürdürseler de neticede bu faaliyetin televizyonda belgesel seyretmekten çok da farkı olmadı. Çünkü turizm, pek çok şey kadar somut olarak ayak izlerini takip etmek ve ayak izi de bırakmak demektir.

YEMEK KÜLTÜRÜNDEN ÇİN BURÇLARINA…

Gerçek turizme en erken dönen ülkelerden biri olan ve geçen nisan ayından itibaren iç turizmde hareketlilik yaşamaya başlayan Çin, kısa süre içinde, diğer ülkelerin koşullarına da bağlı olarak kapılarını yavaş yavaş dış turizme de açıyor. Bu çerçevede, kısa süre önce Kaynak Yayınları'nca okurlara sunulan ve Türkçe yayımlanan ilk turistik kılavuz kitap niteliğindeki "Çin Gezi Rehberi"nin de önümüzdeki süreçte işlevini daha çok yerine getireceği, Çin'e gidecek Türklere yol göstereceği söylenebilir.   

Kaynak Yayınları'nın China Book International ile iş birliği içinde yayımladığı 527 sayfalık "Çin Gezi Rehberi",  ülkenin kuzeydoğusundan güneybatısına, Turfan ve Kaşgar'dan Hong Kong ve Taiwan'a açılan yelpazede görülmesi gereken her yeri tarihsel, kültürel ve görsel açıdan doyurucu biçimde tanıtırken benzer her çalışmada olduğu gibi pratik bilgiler aktarmayı da ihmal etmiyor. Çin bahçe peyzajı ya da yemek kültürü, Çin tarihinde bilinmesi gereken dönüm noktaları ya da Çin sanatları, Çin burçları ya da Çin yazısının özellikleri hakkında okuyucuya zengin içerikle bilgiler verilirken otel fiyatları, taksi ücretleri, müze giriş biletleri, doyurucu bir akşam yemeğinin kaç paraya mal olacağı da notlar halinde sunuluyor.

DOSTÇA TAVSİYELER

Çin'de uzun süre kalmış ve tanıtılan her yeri bizzat gezmiş yabancı bir uzman ekibin de katkı sunduğu "Çin Gezi Rehberi" geniş bir yazar ve fotoğrafçı kadrosu tarafından hazırlanmış. 400 fotoğraf ve harita-grafikle yol gösterirken iletişim sağlamak için kolay Çince sözcükleri de listeleyen rehberde e tabii ki nerelerden güvenilir biçimde alışveriş yapabileceğiniz de her ayrı kent ya da bölgeyle birlikte ayrıntılı olarak sıralanıyor. Bu açıdan "Çin Gezi Rehberi"nin samimi bir açık sözlülük barındırdığını, çoğu yerde "Sıkı pazarlık yapın… Söyledikleri fiyatı yarıya indirin…" gibi dostça tavsiyelerde bulunduğunu da belirteyim. Kitabın benzer çalışmalarda pek rastlanmayan özelliği ise yerel kültür ve inanışlara gösterdiği saygıda beliriyor. Örneğin Tibet'e giderseniz, "Kollarınızı birinin omzuna dolamayın. Bir Tibetlinin başına asla dokunmayın. Çöplerinizi ateşe atmayın" gibi uyarılar aklınızda bulunmalı.

Çin kentlerine, derin Çin kültürüne, Çin tarihine yeni ve farklı bir bakış açısıyla yaklaşmanızı sağlayacak "Çin Gezi Rehberi"nin karşınıza çıkacak uçsuz bucaksız ve renkli mi renkli bu ülkedeki en iyi yol arkadaşlarınızdan birini olmasını diliyorum.

Tunca Arslan