23. Shanghai Uluslararası Film Festivali başladı

23. Shanghai Uluslararası Film Festivali başladı

Çin küresel salgının etkilerinden en erken kurtulan ülke ve salgın nedeniyle ertelenen kitlesel etkinliklere de hızlı bir dönüş yaşanıyor. Normal şartlarda geçen 22 Şubat'ta başlaması gereken Çin Süper Ligi'nde hakemin başlama düdüğü yaklaşık altı aylık gecikmeyle 25 Temmuz'da çalınırken, aynı gün, daha önce 13-22 Haziran tarihleri arasında düzenleneceği duyurulmuş olan 23. Shanghai Uluslararası Film Festivali de (SIFF) sinemaseverlerle buluştu. Film festivalinin hemen ardından 3-7 Ağustos arasında da Shanghai Uluslararası Televizyon Festivali düzenlenecek. 2003'teki SARS salgını sırasında festivalin o yıl tümüyle iptal edildiği düşünülürse, küresel çaptaki sarsıcı etkilerine rağmen Covid-19'un SIFF'i bir yıllığına da olsa yok etmeyi başaramadığı söylenebilir.

TOPLAM 320 FİLM GÖSTERİLİYOR

23 yıllık kısa sayılabilecek tarihine rağmen dünyadaki A sınıfı film festivalleri arasında yer alan, yani en büyük 15 festivalden biri niteliği taşıyan ve Tokyo Uluslararası Film Festivali'yle birlikte Asya'daki en saygın festival olan SIFF'de bu yıl uzun ve kısa metrajlı toplam 320 film gösteriliyor. Bazıları açık havada  olmak üzere 29 salonda gerçekleştirilecek gösterimler için her türlü sağlık ve hijyen önleminin alındığı, yalnızca Çin değil salgın sonrasında dünya çapındaki bu ilk en büyük sanatsal organizasyonla ilgili her türlü hazırlığın yapıldığı açıklandı. Ağırlık doğal olarak, bu yıl 39. İstanbul Film Festivali'nde de görüldüğü üzere online gösterimlere veriliyor ve sinema salonlarındaki seyirci oranı yüzde 30'u geçemiyor. İstanbul'da bu yıl uluslararası yarışmanın yapılamadığını, yalnızca Ulusal Yarışma düzenlendiğini, online gösterimler dışında tek bir Açıkhava salonunun kullanıldığını da yeri gelmişken belirteyim.

Online biletlerin satışa açıldığı ilk gün 130 bin bilet satılmasına ve 320 filmlik programa rağmen yine de SIFF'in bu yıl daha çok sembolik bir anlam taşıyacağı, Çin dışından katılacak sanatçı ve konuk sayısının minimum düzeyde olacağı, uluslararası yarışma kategorisinin karşılığı olan Altın Kadeh ödüllerinin katılımcılarının da sınırlı tutulacağı belirtiliyor. Eklemeliyim ki bu SIFF'e Türkiye'den de katılım yok.

TÜRK SİNEMASININ SHANGHAI GEÇMİŞİ

Türk sinemasının Shanghai Uluslararası Film Festivali'yle tanışması 1999'da, festival altı yılı geride bırakmışken Sinan Çetin'in "Propaganda" filminin birincilik ödülü almasıyla gerçekleşti. 2009 yılında festivalde "Türk Sinemasına Bakış" başlıklı özel bir program düzenlenmesi, "Issız Adam", "Mommo: Kız Kardeşim", "Nokta", "Uzak İhtimal", "Üç Maymun" gibi filmlerin gösterilmesi Türk sineması adına Shanghai'da atılan ikinci büyük adım oldu. Orhan Oğuz'un "Hayde Bre" filminin "Propaganda"nın başarısını tekrarlayarak 2011'de Altın Kadeh ödülü kazanması, Türk sinemasının SIFF'le bağlarını oldukça sıkılaştırdı.

2012'de "Gişe Memuru"nun, 2013'te "Toprağa Uzanan Eller"in, 2017'de "Toz"un, 2014'te üç Türk filminin, "Mandıra Filozofu", "Yozgat Blues" ve "Bir Küçük Eylül Meselesi"nin katıldığı festivalde 2018'de Semih Kaplanoğlu'nun Altın Kadeh Büyük Jürisi'nde yer alması küçük bir dönüm noktası oluşturdu. Hemen ardından 2019'da Nuri Bilge Ceylan'ın pek de yabancısı olmadığı Shanghai'da jüri başkanı olarak görev yapması ise Türkiye ve Türk sineması adına yaşanan önemli ve gurur verici bir gelişmeydi. Geçen yıl festivalde Türk sinemasını temsilen "Kızım Gibi Kokuyorsun"un yer almış olduğunu da ekleyeyim.

Bu yıl Çin sinemasından Li Xiaofeng'in yönettiği "Rıhtıma Dönüş" ve Da Peng'in "Birleşme" filmlerinin yanı sıra Japonya'dan Shuichi Okita'nın "Bir Yaz Hikâyesi", İtalya'dan Cristina Comencini'nin "Anılarını Hisset"i ve İspanya'dan Paula Cons'ın "Yalanlar Adası" adlı çalışmalarının dikkat çektiği Shanghai Uluslararası Film Festivali'nde Altın Kadeh bakalım kim tarafından havaya kaldırılacak? Dünyadaki sinemaseverlerin şu günlerde merak ettiği başlıca konunun bu olduğu söylenebilir.  

Tunca Arslan

Daha fazla göster