Tasarıya “gereksiz provokasyon” değerlendirmesi

Tasarıya “gereksiz provokasyon” değerlendirmesi

Avrupa Birliği (AB) ve İngiltere arasındaki ilişkiler bir kez daha gerildi. Brexit çıkmazı, İngiltere'yi çevrelemiş durumda. Eski başbakanların Britanya'nın uluslararası itibarı üzerindeki etkisi konusunda uyardıkları Başbakan Boris Johnson'a yönelik tepkiler ise her geçen gün artıyor. Üstelik bu tepkiler,  kendi partisi içinde de hatırı sayılır bir oranda.

Birlikten ayrılan ve müzakereler için Brüksel'le masaya oturan Londra, anlaşmadan duyduğu hoşnutsuzluğu zaman zaman gösterse de bu kez somut bir adım attı. Hükümet, AB ile imzaladığı çıkış anlaşmasının bazı bölümlerini değiştiren yeni bir yasa tasarısı açıkladı. Boris Johnson, kimi konuların netleştirilmesini amaçladıklarını ifade etse de tasarı, İngiliz bakanlara Kuzey İrlanda ve Birleşik Krallık'ın geri kalanı arasındaki ticaret konusunda daha fazla yetki veriyor. Tasarının yasalaşması durumunda bakanlar, daha önce işletmelere yapılacak devlet yardımları konusunda üzerinde uzlaşılmış anlaşmaları da geçersiz kılabilecek. Bu da AB ile İngiliz şirketleri arasında haksız rekabete yol açabilecek.

BREXIT DRAMASINDA SON DÖNÜM NOKTASI

Tasarının yayımlanması, hiç bitmeyen Brexit dramasındaki en son dönüm noktasına işaret ediyor. Zira, yasa tasarısının ardından gerek AB'den gerekse ülkedeki bazı siyasilerden üst üste değerlendirmeler geldi. AB, bu tasarının güven ilişkisini zedeleyeceğini ve hukuki adım atabileceklerini belirtti. Hükümet kanadından AB'nin açıklamalarına karşı yapılan eleştirilerde ise anlaşmanın AB tarafından "aşırı" olarak yorumlandığı fakat bunun doğru olmadığı bildirildi. Özellikle hukuki çözüm ve ticari yaptırımlarla ilgili konuşmalar çoğaldıkça krizin boyutu daha da arttı.

AB, üyelikten ayrılmasının koşullarını belirleyen çıkış anlaşmasında yapmak istediği değişiklikleri geri çekmesi için İngiltere'ye "ay sonuna kadar" süre verdi. AB ayrıca İngiltere'nin değişiklikleri geri çekmemesi halinde, ticaret görüşmelerinin tehlikeye gireceği uyarısını yaptı.

TASARIYA "GEREKSİZ PROVOKASYON" DEĞERLENDİRMESİ

Öte yandan, İngiltere'de kabine faaliyetlerinin koordinasyonundan sorumlu Bakan Michael Gove, yasa tasarısını geri çekmeyeceklerini "çok net bir şekilde ifade ettiklerini" aktardı. Hükümet, Parlamento'nun egemenliğinin olduğunu ve İngiltere'nin uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini ihlal eden yasal düzenlemeler yapabileceğini savunuyor.

İngiltere'de tasarıyı gereksiz provokasyon olarak değerlendirenler de var. Hatta bunun "üretilmiş" bir kriz olduğu yorumları basında fazlasıyla yer aldı. Tasarının ardından İngiliz basınında okuduğum bir köşe yazısında "Belki de Boris Johnson'ın vadettiği ürkütücü 'Brexit' buydu." cümlesi dikkatimi çekmişti. Köşe yazarları içinde başbakana ciddi eleştiriler olduğunu söylemek mümkün. Öyle ki, Jonhson'ın yıkıcılık dürtüsü taşıdığı ve bunun siyasete yaklaşımını karakterize ettiği vurguları da yine satır aralarında karşıma çıkan ifadelerdendi.  

Görünen o ki, başbakan bir bölünme ve kriz havası yaratarak, gerçekte kendi yarattığı kaosun üstesinden gelebilecek bir adam olarak kendini konumlandırmayı umuyor. Hükümetin adımını kışkırtıcı bir hareket olarak değerlendirenler, haklı olarak Brüksel'de bu tasarının öfke uyandırdığını savunuyor.

TARTIŞMALI TASARI İNGİLTERE'Yİ SARSTI

Brüksel'in yanı sıra Johnson'ın lideri olduğu Muhafazakâr Partinin bazı üyelerinin de rahatsızlık duyduğu tasarının görüşmelerine bugün devam edilecek. Tarafların uzlaşamaması durumunda İngiltere, geçen sene varılan anlaşmaya rağmen AB'den anlaşmasız olarak ayrılmak durumunda kalacak. İki taraf arasındaki ticaret de 31 Aralık'tan sonra Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına göre yürütülecek.

Brexit'ten söz etmişken İngiltere'nin Brexit sonrası ilk önemli serbest ticaret anlaşmasını Japonya ile imzaladığını da anımsatmak gerek. Anlaşmayla, İngiliz şirketlerin Japonya'ya yapacakları ihracatın yüzde 99'undaki gümrük vergilerinden kaçınmaları sağlanacak. Ticaret bakanlığının yaptığı açıklamada bunun özellikle sanayi, tarım ve teknoloji sektörlerine fayda sağlayacağı bildirildi. AB'den 31 Ocak'ta ayrılan İngiltere, yıl sonundan önce AB ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile de yeni ticaret anlaşmaları imzalamayı hedefliyor.

Brexit çıkmazı, bugünkü görüşmelerin ardından hangi yöne evrilecek ve ikinci tur için Muhafazakâr Parti üyelerinden destek isteyen Jonhson'ın yeni hamlesi ne olacak merakla bekleniyor. Çalkantılı zamanlar yaşamaya alışık olmayan İngilizler, koronavirüs mücadelesindeki başarısızlık ve ekonomiye yansımaları ile yeterince zor günler geçirirken Brexit gündemi ile biraz daha sarsılacağa benziyor.

Tuğçe Akkaş

Daha fazla göster