“Küresel ticaret tarihinde bir yenilik”

“Küresel ticaret tarihinde bir yenilik”

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını, küresel ekonomide gerilemeye neden olurken Çin, Dünya Bankası'nın tahminlerine göre, bu yıl ekonomik büyüme kaydedecek tek ülke olacak. Çin, salgını hızlı bir şekilde kontrol altına alırken ekonomisini de istikrara kavuşturdu.

Dünyada serbest ticaretin zarar gördüğü dönemde 3. Çin Uluslararası İthalat Fuarı'na (CIIE) ev sahipliği yapan Çin, bir kez daha dış dünyaya kapılarını açtı. Fuar, bu yıl Covid-19 salgınının etkilerine rağmen, farklı ülkelerden katılımcıların ilgisini çekti. CIIE'ye Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dâhil 120'den fazla ülke ve bölgeden 2 bin 700'den fazla şirket katıldı.

4 Kasım'da Shanghai'da başlayan CIIE yarın sona erecek. Geçen yıla göre, yüzölçümü 30 bin metrekare artan fuara, Fortune Global 500 listesinden yaklaşık 50 şirket ve sektöründe önde gelen firmalar ilk kez katıldı. Öte yandan, çok sayıda küresel yeni ürün, teknoloji ve hizmet de Çin'de ilk kez sergilendi. Yabancı şirketlerin fuara ilgisi, Covid-19 salgını döneminde Çin piyasasından beklentilerin oldukça yüksek olduğuna işaret ediyor. Sonuç itibarıyla CIIE, dünya ülkeleri için yalnız bir ticari fuar değil, aynı zamanda kültürel temas, dışa açılma ve iş birliğini temsil ediyor. CIIE'nin yayılma etkisi ise, her yıl biraz daha artıyor ve Çin sadece bir ihracatçı değil aynı zamanda bir ithalatçı olduğundan fuarda tüm dünyaya 'Çin'in büyümesi dünyaya da katkı sağlıyor.' mesajını veriyor. Pandemi sürecinde elbette iş birliği ile diyaloğu artırmak önemli ve Çin pazarının potansiyeli, yabancı şirketlerin Çin ekonomisiyle ilgili algısını etkiliyor. Fuara katılan çok sayıda firma, Çinli firmalarla iş birliği yapmak istiyor. Örneğin, fuara katılan sağlık firmaları bunlardan bazıları. Belki de dünyanın Covid-19 salgını ile mücadele ettiği bu dönemin de etkisiyle, bu yıl fuarda sağlık alanından çok sayıda firma yer alıyor.

"KÜRESEL TİCARET TARİHİNDE BİR YENİLİK"

Salgın, küreselleşmenin gelişmesini zorlaştırabilir ve bazı ülkeler kısa dönemli ihracatta durgunluk yaşayabilir. Fakat uzun dönemde, küreselleşme salgının ardından hızla ilerleyebilir. Bu ilerleme sürecinde, Çin'in küreselleşmenin teşvik edilmesinde öncü olmasını da hatırlatmak gerek ve işte tam da bu sebeple birçok ülke Çin ile iş birliği içinde yürümek istiyor. İş birliği demişken, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in fuarın açılışında video konferans yoluyla yaptığı konuşmasını anımsamakta yarar var. Xi, dışa açılmayı genişleterek kalkınma fırsatlarını dünya ile paylaşacaklarını ve Çin'i dünya ülkelerinin ortak piyasası haline getireceklerini vurguladı. Xi'nin açıklamasında, iş birliği, dışa açılma, kapsayıcılık ve sorumlu ülke özelliklerinin öne çıktığı görüldü.

Uluslararası bir iş zirvesi olan fuar, dünyadaki girişimlere Çin'in reform ve dışa açılma sürecine daha fazla katılması için de fırsatlar sunuyor. Çin küresel ekonomik ve ticari reformlarda öncü olmayı amaçlarken dünya ekonomisinin salgını geride bırakarak toparlanmayı başarması için de itici bir rol oynamak istiyor. Fuarın bitişine az bir zaman kala açıklanan verilere göz atarsak, CIIE kapsamında internet üzerinden ve fiziki olarak gerçekleştirilen ticaret görüşmelerinde 861 iş birliği sözleşmesinin imzalandığı açıklandı. Ticaret görüşmelerine ise, 64 ülke ve bölgeden 674 sergi temsilcisi ile bin 351 alıcının katıldığı bildirildi.

Bu zor dönemde dünyada yalnızca Çin ekonomisinin toparlanması, tüm büyük girişimlerin Çin pazarından fayda sağlamayı ümit etmesine neden oldu. Çin tüketim piyasasının salgın karşısında diğer ülkelere kıyasla erken toparlanması, çok uluslu şirketlerin Çin'e yatırım yapma konusundaki güvenlerini artırdı. "Küresel ticaret tarihinde bir yenilik olarak" olarak tanımlanan CIIE, Çin'in dışa açılma vaadini somut hale getiriyor.  Ve, her yıl daha da güçlenen CIIE, Çin'in dışarıya açılma konusundaki kararlığını gösteriyor.

Tuğçe Akkaş

Daha fazla göster