Hükümet “evden çalışma” uygulamasına son vermekte ısrarcı

Hükümet “evden çalışma” uygulamasına son vermekte ısrarcı

Birleşik Krallık'ta salgına karşı atılan aceleci adımlar ekonomik anlamda ülkeyi olumsuz yönde etkiledi. Ülkeden birbiri ardında gelen olumsuz haberler, sağlam temelleri ile sarsıntılardan uzak Birleşik Krallık için alışılmış bir durum değil.

Son haftalarda Birleşik Krallık'tan "işsizlik" başlığı altında çok sayıda haber geldi. Pandemi koşullarıyla boğuşan yüz binlerce kişi işsizlikle karşı karşıya. Salgın nedeniyle dünya genelinde etkili olan ekonomik kriz, hükümetlerin girişimleri farklılık gösterdiği için her yerde aynı sonucu vermiyor.

HÜKÜMET "EVDEN ÇALIŞMA" UYGULAMASINA SON VERMEKTE ISRARCI

Birleşik Krallık'ta hükümet ve şirketler yurttaşların koşullarını zorlaştıran kararlara imza atıyor. Ev kiralarını ödemekte zorluk yaşayanların tepkisi hızla artarken ülkede birçok şirket binlerce işçiyi işten çıkarmaya devam ediyor. Şirketlerin işten çıkarma kararları karşısında sessizliğini koruyan hükümet, ülkede vaka sayısı tırmanışa geçtiği halde "evden çalışma" uygulamasına son vermekte ısrarcı. Aynı hükümet, şirketlere çalışanların maaşında yüzde 80 yardımda bulunmasına rağmen işten çıkarma kararlarına da kayıtsız kalıyor. Çok sayıda işçi, ofislere erken dönme konusunda endişeli. Çünkü halk, dünya genelinde salgından en kötü etkilenen ülkelerden biri olduklarının farkında. Bilindiği üzere Birleşik Krallık, krizin ilk aylarında Avrupa'nın en yüksek ölüm oranını bildiren ülkesiydi. Bu bağlamda, halkın pandemiyi kontrol etme konusunda hükümetin yeterliliğine şüpheyle yaklaşması gayet normal.

İŞSİZLİK MAAŞININ MİKTARINI İKİ ANA FAKTÖR BELİRLİYOR

Özellikle son iki haftadır çalışanlarına P45'leri gönderen iş yeri sayısında korkutucu bir artış gözleniyor. P45, Birleşik Krallık'ta iş yerinden ayrılırken verilen bir belge yani bir nevi çıkış belgesi. İşsizlik maaşına başvuruların oranı ise halen yüksek. İşsizlik maaşının miktarını belirleyen iki ana faktör var. Başvuruda "Ev sahibi misiniz, kiracı mı?" ve "Bankada birikiminiz var mı? Varsa ne kadar?" soruları kişinin alacağı işsizlik maaşını etkileyen iki ölçüt. Talep edilen evrakın pek de iyi incelenmediğini, hataların yapıldığını ve ağırlıklı olarak sözlü beyanın esas alındığını düşünürsek -ki, bu Birleşik Krallık'ta kolay görülecek durum değildir- işsizlik maaşı alanlar arasında ciddi bir uçurum yaşandığı görülüyor. Kıstasların farklılık göstermesi, vatandaşlar arasında hükümete duyulan güveni sarsıyor. Oysa, Birleşik Krallık'ta sistem neredeyse her alanda sorunsuz ve hızlı ilerler. Öyle kusursuz ilerler ki, özellikle Türkiye'deki sistemi çok iyi bilen bizler için o işleyiş oldukça şaşırtıcıdır. Burada her işi yakından takip etmek ve sorunsuz ilerlemesini sağlamak çoğu zaman biz vatandaşın göreviyken Birleşik Krallık'ta yaşayanlar bilir ki, sorun olmaz, olsa dahi vatandaşa mutlaka ulaşılır ve bilgi verilir. Bunları deneyimlemiş biri olarak, pandemi nedeniyle ülkede bu denli yanlış ve tartışılır kararlar alınması ayrıca sosyal devlet olmakla her daim övünen bir ülkenin vatandaşlar arasında eşitsizliğe yol açan uygulamalarına inanmak zor.

KİTLESEL İŞSİZLİK KAPIDA

Hızlı şekilde önlem alınmazsa Birleşik Krallık, 1980'lerden bu yana görülmemiş bir oranda kitlesel işsizlikle karşılaşacak. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC), İngiltere'nin turizm gelirlerinin bu yıl 22 milyar sterlin azalacağını bu durumda ülkede seyahat ve konaklama hizmetlerinde çalışan 3 milyon insanın işlerini kaybedeceğini açıkladı. Tabii ki sadece turizm sektörü değil, ülke genelinde son dönemde hava yolu şirketleri, otomobil, giyim, gıda, kafe zinciri gibi birçok şirkete bağlı mağaza kepenk kapatmaya hazırlanırken binlerce işçiye de işten çıkarılma kararları duyuruluyor. Örneğin, geçen hafta Marks&Spencers'da 7 bin kişinin işten çıkarılması, basında geniş yer bulurken İngilizler için de çok şaşırtıcıydı zira Marks&Spencer ülkenin en güçlü markalarından biridir.

"İŞ KORUMA PLANI" SONA MI ERİYOR?

Birleşik Krallık'ta ekim ayı sonunda iş koruma planı sona erecek. İşleri henüz normale dönmemiş olan binlerce iş yeri, çalışanlarını işten çıkarabilir. Eğer büyük şirketler iflas ederse ve binlerce insan geçim kaynaklarını kaybederse bunun bedeli ağır olacak. Dolayısıyla ekim ayı geldiğinde hükümet bir anda tüm desteğini bitirmemeli. Hükümetin bu süreçte işlerini kaybetmiş olanlar için yeni istihdam üretmesi gerekiyor. Bu kapsamda İşçi Sendikası Kongresi, İngiltere'nin ihtiyaç duyduğunu düşündüğü yeşil teknoloji alanında bir milyondan fazla istihdam yaratabilmek için bir plan hazırladı. Sağlık alanında da binlerce yeni istihdam yaratılabileceği de gündemde.

Öte yandan, Britanya'da evsizlik de ciddi bir sorun olarak öne çıkmaya başladı. Ülkede pandemi nedeniyle kiralarını ödeyemeyenlerin evden çıkarılmasını engelleyen geçici düzenlemenin süresi 23 Ağustos'ta sona erdi. 174 bin kiracıya ev sahipleri tarafından evlerini boşaltmaları için tahliye uyarısı gönderildiği ortaya çıktı. Basında yer alan haberlerde, bu sürecin sonunda 230 bin kiracının evsiz kalabileceği belirtiliyor.

Sistemin sağlamlığı ve kusursuz işleyişi ile her daim kendiyle övünen ve tabiri caizse pek çok ülkeyi ölçüsüz eleştirmekte liderliği kimseye kaptırmayan Birleşik Krallık, küresel salgında iyi bir mücadele sergileyemedi. Bu süreçte, hükümete yönelik eleştirilerin her geçen gün arttığı gerçeğinden yola çıkarsak önümüzdeki günler pek kolay geçmeyecek.

Tuğçe Akkaş

Daha fazla göster