Boris Johnson'dan “özgürlükleri seven bir ülke” tanımı

Boris Johnson'dan “özgürlükleri seven bir ülke” tanımı

İspanya ve Fransa başta olmak üzere Avrupa'da bazı ülkelerde ikinci dalga paniği yaşanırken özellikle Birleşik Krallık'ta geçen hafta üst üste yüksek vaka sayılarının açıklanması hükümeti harekete geçirdi. Ölümler, ne yazık ki, pandemilerin beklenen sonucu ancak bu deneyim aynı zamanda öğrenmek için bir fırsat. Covid-19 salgını ortaya çıktığından beri hükümetler de salgına dair çok şey öğrendi. Bunların başında salgınla mücadelede en iyi yolun test, filyasyon ve karantina olduğu geliyor. Öyle ki, bunlar yapılmadığı takdirde sonuçlarının neler olabileceği de artık çok net biliniyor. Birleşik Krallık özelinde bu zor derslerin çoğunun görmezden gelindiğini söylemek mümkün. Zira hükümetin yanlış politikası vaka sayılarında ciddi artışa neden oldu.

Örneğin Birleşik Krallık'ta gerçek semptom listesi artmasına rağmen testler hâlâ büyük ölçüde üç semptomdan birine sahip olanlara yapılıyor. Asemptomatik taşıyıcılar arasında enfeksiyonun yayılmasını kontrol etmenin önemli bir parçası olan filyasyon sistemi büyük ölçüde etkisiz. Test sisteminin ise kargaşa içinde olduğu görüşü hakim.

KORONAVİRÜS VAKA SAYISINDA REKOR ARTIŞ

Birleşik Krallık'ta son günlerde eleştirilen bir başka konu, okulların açılması. Okulların açılması endişeyi artırsa da velilerin büyük kısmı öncesinde gerekli tedbirlerin alınmadığını düşünüyor. Çocukların enfeksiyon nedeniyle ciddi bir hastalığa yakalanma olasılığı çok düşük olsa da, virüsü çevrelerindekilere bulaştırabilirler.

Eğitim Bakanı Gavin Williamson, okulların açılması ile ilgili konuşmasında, son birkaç ayın öğrenciler için ne kadar zorlu geçtiğini bildiğini belirterek, "Ancak çocukların okula geri dönmelerinin, sadece eğitimleri için değil, gelişimleri ve kendi iyilikleri için de ne kadar önemli olduğunu biliyorum." dedi.

Öte yandan, Eğitim Bakanlığı okullarda öğrenciler ve öğretmenlerin güvenliği için sosyal mesafenin mümkün olduğunca korunduğu bir "kontrol sistemi" uygulanacağını duyurmuştu. Ancak okulların açılacağı bilgisi paylaşıldığında sosyal mesafe ve maske kurallarının gözetileceği duyurulsa da, eğitim sendikaları, bazı ailelerin çocuklarını okula göndermeyeceğine dikkat çekmiş ve devamsızlık cezalarının geçici olarak durdurulmasını istemişlerdi.

BİRLEŞİK KRALLIK'TA YENİ KARANTİNA KURALLARI

Vakaların yeniden artmaya başlamasıyla hükümet bir dizi yeni önlem kararı aldı. Bu arada hatırlatalım, ülkede virüse karşı alınan tedbirlere halktan itirazlar geliyor. Son olarak Londra'da binlerce kişi sokağa inerek salgına karşı alınan tedbirleri protesto etti. Başbakan Boris Johnson, hükümetin aldığı kararları Avam Kamarası'nda açıklamış ve "Ne yazık ki salgında tehlikeli bir dönüm noktasına ulaştık. Eğer ilerleme kaydedemezsek kısıtlamalar 6 ay sürebilir." ifadelerini kullanmıştı.

Boris Johnson'ın, yeni tip koronavirüs (Covid-19) vakalarının "tehlikeli bir dönüm noktasına ulaştığı" gerekçesiyle aldığı kısıtlamalar kapsamında ülkedeki bar ve restoranlar geçen hafta cuma günü itibarıyla saat 22.00'da kapandı.

Polisin sıkı denetim yaptığı eğlence mekânlarının kapanmasıyla özellikle Londra sokaklarının boş kaldığı görüldü. Öyle ki, Covent Garden, Soho, Oxford Street, Leicester Square gibi kentin en hareketli noktalarının ıssızlığı oldukça şaşırtıcıydı. "Şaşırtıcı" diyorum çünkü tedbirlere uyma konusunda tabiri caizse direnen İngilizler ancak bu kararla evlerinde kalmayı kabul etmiş görünüyorlar. Ki, şunu da ifade etmek isterim kurallara riayet etme konusunda çok hassas olan hatta uymayanları sert şekilde uyarmaktan hiç çekinmeyen İngilizlerin salgın konusundaki umursamazlıkları karşısında şaşırmamak elde değil.

MUHALEFETTEN HÜKÜMETE ELEŞTİRİ

Muhalefetten, İngiliz hükümetine "stratejisi olmadığı" yönündeki eleştiriler sürüyor. Muhalefetteki İşçi Partisi lideri Keir Starmer, hükümetin etkili bir test sistemi geliştiremediğini söyleyerek, "Aylar önce hükümeti bu konuda uyardık ancak hükümet bizi dinlemedi." diye konuştu.

Başbakan Boris Johnson'a bir tepki de İtalya'dan geldi. Zira, Johnson'ın, ülkesindeki Covid-19 oranlarının İtalya'dan daha yüksek seyretmesinin nedenini "özgürlükleri seven bir ülke" olmasıyla açıklaması İtalya'nın tepkisini çekti. İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, "Biz de özgürlükleri seviyoruz ama ciddiyeti de önemsiyoruz." derken, sakin üslubuyla tanınan Cumhurbaşkanı Mattarella'nın Boris Johnson'a yanıtı İtalyan gazetelerinin manşetlerinde yer aldı.

KARANTİNA CEZALARI NELER?

Yeni tedbirlere tekrar dönecek olursak, 6 ay sürecek yeni önlemlere uymayan işletmelere 10 bin sterlin para cezası verilecek. Hükümet, özellikle bar ve restoranları hedef alan yeni kısıtlamalarla son aylarda daha çok gençler arasında yayılan koronavirüs vakalarını düşürmeyi amaçlıyor. Yeni önlemler kapsamında ayrıca maske takma zorunluluğu perakende mağazaları, taksiler ve konaklama sektörü için de geçerli olacak. Stadyumların 1 Ekim'de kısmen yeniden açılmasına ilişkin plan ise hayata geçmeyecek. Düğün törenlerine katılacak kişi sayısı da 30'dan 15'e düşürülecek.

"ÖZGÜRLÜKLERİ SEVEN ÜLKE"

Yeni tedbirlerin, ülkedeki vaka sayısına etkisini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Eğer, Johnson'ın ifade ettiği gibi tedbirler altı ay sürerse işte bu evlerine sığamayan İngilizler için gerçekten çok zor bir süreç olacak. Noel yaklaştıkça Londra başta olmak üzere ülkeyi saran heyecan yeni önlemler nedeniyle bu yıl kendini pek gösteremeyecek. Sağlık Bakanı Matt Hancock, kurallara uymanın vaka sayısını düşüreceğini dile getirerek, düşüş görüldüğü takdirde Noel'den önce tedbirlerde değişiklik yapılabileceğini kaydetti. Belki de -bir süreliğine bile olsa- kurallara uyma çabası, İngilizlerin Boris Jonhson'ın altını çizerek söylediği "özgürlükleri seven ülke"de normalleşme yolunda adımlarını hızlandırır ve böylece Noel heyecanını her zaman olduğu gibi bu yıl da gönüllerince caddelere taşıyabilirler.

Tuğçe Akkaş

Daha fazla göster