Avrupa'da koronavirüs vakalarında rekor artış

Avrupa'da koronavirüs vakalarında rekor artış

Avrupa'da koronavirüs salgını, hızla yayılıyor. Son iki hafta içinde pek çok Avrupa ülkesinde rekor sayıda günlük vaka kayıtlara geçti.

Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ) gelen açıklamalar, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgın nedeniyle birçok ülkenin üst sınıra ulaştığı, hastanelerin dolmak üzere olduğu ya da kapasitesinin üzerinde çalışmak zorunda kaldığı konusunda uyardı. DSÖ Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan ise, Avrupa'da vaka sayılarında, hastaneye yatışlarda ve ölümlerde büyük bir artış olduğunu söyledi. Avrupa'ya baktığımızda özellikle Fransa, İspanya, İtalya ve Birleşik Krallık'tan gelen veriler oldukça dikkat çekiyor. Vaka sayılarındaki artış, yetkililerin yeni tedbirler almasına neden oldu.

AVRUPA ÜLKELERİNDE YENİ TEDBİRLER

Birleşik Krallık, yaklaşık 45 bin can kaybı ile Avrupa'da en fazla Covid-19'a bağlı can kaybına sahip ülke konumunda. Birleşik Krallık'ı, sırasıyla İtalya, İspanya ve Fransa izliyor. İngiltere Başbakanı Boris Johnson, aşıya güvenemeyeceklerini ve salgını yavaşlatmak için başka önlemlerin alınması gerekeceğini ifade etmişti. Covid-19 vakalarının hızla artması nedeniyle hükümet, geçen hafta başından itibaren kademeli yerel kısıtlama önlemlerini uygulamaya koydu. Ülkede günlük vaka sayıları son beş gündür 20 binin üzerinde seyrediyor.

İspanya'nın başkenti Madrid'de yoğun bakım yataklarının yüzde 40'tan fazlasının Covid-19 hastalarıyla dolu olduğu açıklandı. Öyle ki, hastanelerden basına yansıyan görüntüler neredeyse nisan ayındakileri andırıyor. 1 milyonu aşan vaka sayılarının her geçen gün hızla arttığı İspanya'da hükümet, Kanarya Adaları dışında ulusal çapta olağanüstü hal (OHÂL) ilan etti. Başbakan Pedro Sanchez yaptığı açıklamada, hükümetin planının OHÂL'i yaklaşık 6 ay boyunca uzatmak olduğunu söyledi. Hatırlatalım, İspanya'da Covid-19 nedeniyle ilk olarak 14 Mart-21 Haziran tarihleri arasında OHÂL ilan edilmiş ve bu süreçte halka mecbur olmadıkça sokağa çıkma yasağı getirilip, okullar, barlar, restoranlar ve mağazalar kapatılmıştı. Şimdiki OHÂL'de ise en önemli detay, ülke genelinde saat 23.00 ila 06.00 arasında sokağa çıkma yasağı getirilmesi.

Fransa'dan rekor vaka sayısı paylaşıldı zira son 24 saatte 52 bin 10 kişide daha Covid-19 tespit edilmesiyle salgının başından bu yana günlük en yüksek vaka sayısına ulaşıldı. Örneğin, Paris'te, hastaneler acil olmayan ameliyatları ertelemeye başladı ve izinde olan sağlık personeli geri çağrıldı. Halk Sağlığı Kurumundan yapılan açıklamaya göre, ülkede son 4 günde, Covid-19 vaka sayılarında "en yüksek seviyede artış" yaşanıyor. 

İtalya'da ise bazı bölgelerde gece sokağa çıkma yasağı getirildi. Vaka sayılarının son günlerde hızla artması üzerine hükümet, bar ve restoranların saat 18.00'da kapatılması; sinema, tiyatro ve spor salonlarının faaliyetlerinin durdurulması ve liselerde ağırlıkla uzaktan eğitime geçilmesi gibi yeni tedbir kararları aldı. Başbakan Giuseppe Conte, yeni kuralların 24 Kasım'a kadar geçerli olacağını belirtti.

83 milyon nüfusuyla Avrupa'nın en kalabalık ülkesi Almanya'da da durum oldukça ciddi. Ülkede koronaya bağlı can kaybı 10 bini geçti. Günlük vaka sayısı ilk kez 15 binin üzerine çıktı. Başbakan Angela Merkel, halktan sosyal buluşmaları azaltmalarını ve mümkün olduğu kadar evde kalmalarını istedi. Özellikle Berlin'den basına yansıyan görüntülerde toplum içinde maske kullanımının halen yaygınlaşmadığı görülüyor.

Hollanda'da artan vakalar nedeniyle hastanelerde kapasite sorunu ortaya çıktı ve yoğun bakımdaki bazı Covid-19 hastaları Almanya'daki hastanelere nakledildi. Hollanda Ulusal Hasta Dağıtım Merkezi (LCPS) Başkanı Ernst Kuipers, Hollanda televizyonu NOS'a yaptığı açıklamada, yoğun vaka artışları nedeniyle hastaneler üzerindeki baskının arttığını dile getirdi. Hastaları Almanya'ya nakletmek dışında çok az seçenekleri bulunduğunu vurgulayan yetkili, aksi halde hastanelerin kapısını kapatmak zorunda kalacaklarını ifade etti.

Belçika'da ise, günlük vaka sayısının 11 bini geçmesi üzerine, hükümet çok önemli bir karar aldı ve silahlı kuvvetleri göreve çağırdı. Ordu, "Avrupa'da salgının yeni başkenti" diye adlandırılan Liege'de bir acil durum hastanesi kuracak. Özellikle Fransızca konuşulan Valon bölgesinde, durumun kontrolden çıkmak üzere olduğu belirtiliyor.

Yaklaşık 40 milyon nüfusa sahip olan Polonya'dan da vaka sayısının arttığı haberleri geliyor. Ülkenin en büyük stadyumu sahra hastanesine çevrildi. Bu arada, Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda da, yeni tip koronavirüse yakalandı. Vakalardaki artış nedeniyle ülke genelinde alınan yeni tedbirler önceki gün yürürlüğe girdi. Bu kapsamda, iki hafta süresince restoran, kafe ve barlar paket servisi dışında hizmet vermeyecek. 16 yaşın altındaki çocukların 08.00'dan 16.00'a kadar yanlarında bir yetişkinle dışarı çıkmalarına izin verilecek.

DÜNYA GENELİNDE COVID-19'A KARŞI 44 AŞI ADAYI KLİNİK DENEMEDE

Havaların soğuması ile vaka sayılarının özellikle ABD ve Avrupa başta olmak üzere hızla yükselmesi, insanlarda tedirginliği artırdığı gibi aşı konusundaki çalışmaların daha yakından izlenmesine neden oldu. DSÖ'nün son verilerine göre, dünya genelinde Covid-19'a karşı 44 aşı adayı klinik deneme, 154 aşı adayı ise klinik öncesi değerlendirme aşamasında bulunuyor. Klinik denemeleri yürütülen aşıların 10'u üçüncü, 14'ü ikinci, 20'si ise birinci aşamada insanlar üzerinde test ediliyor. Ancak, uzmanların da defalarca altını çizdiği gibi aşının tüm dünyaya sunulması ve yaygınlaşması kısa sürede mümkün değil. Dolayısıyla koronavirüsten korunmanın en etkili yolu halen, kapalı alanlarda bulunmamak, sosyal mesafeyi korumak, maske kullanmak ve temizlik.

AVRUPA KENDİNİ SORGULAMALI

Avrupa'da konu kurallara uyma ve disiplin olduğunda her zaman birkaç adım önde olan Birleşik Krallık ile Almanya gibi ülkelerde bile koronavirüse karşı insanların şaşırtacak derecede rahat davranması ve önlemlere tepki gösterip hatta protestolar düzenlemeleri, bulundukları kıta dışındaki ülkeleri pek çok konuda kolayca yargılayanları yeniden düşünmeye sevk etmeli. Zira, ülkeleri yöneten siyasi erklerin sıklıkla övündükleri alanlarda iyi sınavlar veremedikleri ortada. Dünyanın olağanüstü dönemden geçtiği bu süreç, şüphesiz Avrupa başta olmak üzere çok sayıda ülkeye iç dinamiklerini yeniden sorgulatmanın kapısını açacak. Ve Avrupa, eskisi gibi dünyanın geri kalanına örnek olamayacağını, aksine birden fazla konuda örnek alması gereken ülkeler olduğunu da fark edecek.

Tuğçe Akkaş

Daha fazla göster