Patronsuz bir uluslararası sistem

Patronsuz bir uluslararası sistem

Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in Birleşmiş Milletler'in (BM) 75. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma, içerdiği mesajlar nedeniyle oldukça önemliydi.

Özetlersek:

XI JINPING'İN 6 MESAJI

1. Xi Jinping, "Covid-19'un insanlığın karşı karşıya olduğu son kriz olmadığına" dikkat çekerek, "bütün ülkelerin el ele vermesi ve küresel zorluklara karşı birlikte mücadele etmesi" çağrısı yaptı.

2. Çin Cumhurbaşkanı "Herhangi bir ülke ile ne soğuk savaş ne de sıcak çatışmaya girme niyetindeyiz." dedi.

3. Xi Jinping, "Farklılıkları gidermek ve başkalarıyla olan anlaşmazlıkları çözmek için diyalog ve müzakereye devam edeceklerini" vurguladı.

4. Çin Cumhurbaşkanı "Sadece kendimizi kalkındırmaya çalışmayacağız ve biri kazanırken diğerinin kaybedeceği bir oyun oynamayacağız." dedi.

5. Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) mesaj veren Xi Jinping, "Hiçbir ülkenin tek başına küresel meselelere hükmetme, başkalarının kaderini kontrol etme ya da kalkınma konusunda bütün avantajları kendi elinde tutma hakkı yok. Dahası kimseye, her istediğini yapma, hegemonya kurma, zorbalık ya da dünyanın patronluğunu üstlenme konusunda müsaade edilmemeli." dedi.

6. Çin Cumhurbaşkanı "Ülkeler arasında ikili ilişkilerin 'güçlü yumruk sallamak' yerine kurallara, uluslararası hukuka ve karşılıklı taahhütlere dayalı olması gerektiğini" savundu.

ÇİN, ABD'NİN KURDUĞU KURUMLARDA AĞIRLIK OLUŞTURUYOR

Özetle Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping, merkezinde BM'nin olduğu uluslararası sistemi savundu.

Bu oldukça çarpıcı bir tablo: ABD, kurucu olduğu uluslararası sistemi tahrip ederken, Çin Halk Cumhuriyeti tersine o sistemi savunuyor!

ABD, Avrupalı müttefiklerini NATO'dan çıkmakla tehdit ediyor, Çin'in gölgesinde olduğunu iddia ederek Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ) çekiliyor…

Dahası ABD Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) kurallarına ve kendi kurduğu serbest piyasa ekonomisine karşı hareket ediyor. Tersine Çin, ABD'yi DTÖ'nün kurallarına aykırı hareket etmemeye çağırıyor.

Ve diğer yandan, Çin'in IMF ve Dünya Bankası içindeki ağırlığı artıyor…

Bu, ilk bakışta ters görünen durum, ABD hegemonyasının inişe geçmesiyle ilgili bir durum elbette…

Çin bir yandan ABD'nin kurduğu ve liderlik ettiği uluslararası kurumlardaki ağırlığını artırıyor ama diğer yandan da Shanghai İş Birliği Örgütü'nde (SİÖ), BRICS'te (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) benzerlerini ve alternatiflerini (yatırım bankası gibi) oluşturuyor.

DÜZENİ DEĞİŞTİRME VE DÖNÜŞTÜRME

Bunu çok kaba biçimde, "güçlenen Çin ABD'nin rolünü alıyor ve onun düzenini sürdürüyor" diye değerlendiremeyiz.

Zira Çin o düzeni adım adım değiştiriyor ve dönüştürüyor.

İşte Xi Jinping'in BM Genel Kurulu'ndaki mesajları bu değişime işaret ediyor.

1. "Biri kazanırken diğerinin kaybedeceği" bir düzene itiraz, ABD'nin 70 yıldır kendi çıkarları gereği dünyanın geriye kalanını kaybetmeye zorladığı mevcut düzene itirazdır.

2. "Hegemonya kurma, zorbalık ya da dünyanın patronluğunu üstlenmeye müsaade edilmemeli" diyerek, ABD emperyalizminin "jandarmalık düzenine" itiraz edilmektedir.

Bu sözlerin anlamı şu: ABD'nin "emperyalist küreselleşmesi" değil, dünya devletlerinin "dayanışmacı küreselleşmesi" önümüzdeki dönemde egemen olacak.

O "dayanışmacı küreselleşme" de, devletler arasındaki eşitlik, karşılıklı egemenliğe saygı ve uluslararası taahhütlere bağlılık anlayışı üzerinde yükselecektir.

Gerçekleşmesi halinde bu, uluslararası düzenin değişimi demektir.

Mehmet Ali Güller

Daha fazla göster