Çin Trump'ı mı, Biden'ı mı tercih ediyor?

Çin Trump'ı mı, Biden'ı mı tercih ediyor?

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Çin Komünist Partisi'ni (ÇKP) "baş düşman" ilan ettikten sonra, şimdi de Konfüçyüs Enstitüleri'ni hedef aldı…

Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, rakibi Joe Biden'i "Çincilikle" suçlamayı sürdürdü. Daha önce "Çin, ABD seçimlerini Biden'ın kazanmasını istiyor" ve "Seçimleri ben kazanamazsam, Çin ABD'nin sahibi olacak. Sonra da ABD'liler Çince konuşmayı öğrenmek zorunda kalacak" diyen Trump, son olarak "Ben olmasaydım Çin ABD'yi ele geçirirdi." dedi.

TRUMP'IN ÇİN KARŞITLIĞININ TEMELİ

Trump'ın bu Çin karşıtlığının iki temeli var:

Birincisi, ilan ettiği "Önce Amerika" stratejisine dayanıyor. Trump, o stratejiye göre Çin'e ticaret savaşı açtı nitekim…

Ancak bunun Trump'a özgü olmadığını, Trump'tan önceki başkanlar döneminde ABD'nin adım adım Çin'i kuşatma stratejisi geliştirdiğini önemle not edelim.

İkincisi, Trump'ın salgınla iyice gün yüzüne çıkan kötü yönetimini perdelemeye ihtiyacı var. O nedenle "çok tanıdık" bir şekilde seçim kampanyasını "düşman" üzerine kuruyor ve rakibini de "düşmanın adamı" ilan ederek seçmen gözünde itibarsızlaştırmaya çalışıyor.

TRUMP'IN ÇİN POLİTİKASI OBAMA-BİDEN'IN DEVAMI

Peki, Trump'ın iddiaları tümden temelsiz mi? Yani Çin, Trump'ın iddia ettiği gibi ABD seçiminde Biden'ı desteklemiyor mu?

Öncelikle, hiçbir ciddi devlet, bir başka devletin seçimine "açık taraf" olmaz.

Kuşkusuz bir devlet düşman ilan edilmişse, kendisini düşman ilan eden devletin kim tarafından yönetileceğinin üzerinde elbette durur. Ancak son tahlilde, bu ölçekte bir düşmanlığın, hele de küresel ticaret savaşı şeklinde sürüyorsa, bunun "şahıs değil devlet politikası" olduğunu bilir.

Nitekim yukarıda da belirttiğimiz gibi Trump'ın uyguladığı Çin karşıtı strateji, kendisinden önceki başkanlar döneminde başlatılmıştı zaten. Ve Çinci ilan ettiği rakibi Biden da, kendisinden önce Çin'i hedef alan strateji belirleyen ABD Başkanı Obama'nın yardımcısıydı zaten.

Dolayısıyla Çin, Trump da olsa, Biden da olsa, ABD'nin Asya-Pasifik stratejisinde temel bir farklılık olmayacağını bilmektedir.

Bunu şöyle de ifade edebiliriz: ABD gibi devletlerde, temel hedefler hatta o temel hedefi gerçekleştirmek için belirlenen stratejiler başkandan başkana değişmez. Zira stratejiler uzun vadelidir. Başkanlar o stratejileri ihtiyaca göre günceller ve aralarındaki fark, o stratejinin gereği olan politikalarda ve taktik hamlelerde olur en fazla…

Yani Trump yerine Biden seçildiğinde, ABD Çin'i hedef almaktan vazgeçecek değildir!

"ÖNCE AMERİKA" STRATEJİSİNİN KÖKÜ

Daha net anlaşılması için somut verileri özetleyelim:

Örneğin Biden'ın ABD Başkan Yardımcısı olduğu 2011 yılında, Obama yönetiminin Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, "ABD'nin Pasifik Yüzyılı" adlı bir belge ilan etmişti. Bu belgeye Japonya, Güney Kore, Avustralya, Filipinler ve Tayland, ABD'nin Çin'i hedef alan Pasifik stratejisi için kaldıraç ülkelerdi.

Obama yönetiminin 2012 tarihli "savunma stratejisi", ABD'nin "uzun dönemli askeri operasyonlarla ulus inşası" yaklaşımına son verdiğini ilan ediyor ve Çin'e karşı Hindistan, Güney Kore ve Japonya yayının dengeleyici olacağını saptıyordu. (Yani Trump'ın Afganistan'dan ve Irak'tan çekilme politikaları, aslında kendinden önce belirlenmiş stratejinin gereğiydi. Obama o stratejiye göre "kısmen" geri çekilmiş ancak şartlar nedeniyle bunu tamamlayamamıştı. Nitekim Trump da başkan olurken ABD askerlerini bu ülkelerden tamamen çekeceğini söylemişti ancak adım adım azaltabildi.)

Yani özetle Trump'ın Çin'i hedef alan politikaları, rakibi Biden'ın başkan yardımcılığı döneminde hazırlanan stratejinin devamıdır. Yani, Trump'ın "Önce Amerika" stratejisinin kökü, Obama döneminde hazırlanan "Amerika'nın Pasifik Yüzyılı" belgesinde ve savunma stratejisindedir.

TRUMP-BIDEN FARKI

Sonuç olarak ABD için Çin, küresel liderliğini hedef alan bir rakiptir, hatta düşmandır. Çin'in küresel ölçekte ekonomik ve siyasi ağırlığı artıkça, ABD emperyalizmi için alan daralmaktadır.

Dolayısıyla ABD'yi kim yönetirse yönetsin, Çin'i hedef almayı sürdürecektir. Fark, "yoğurt yeme biçiminde" olacaktır.

Çin açısından ise önemli olan, süreci hangi başkanla daha çok masada tutabileceğidir, "açık çatışmayı" hangi başkanla daha çok geciktirebileceğidir, hangi başkanla zaman kazanabileceğidir.

Biden ile Trump arasındaki fark, Çin açısından budur.

Mehmet Ali Güller

Daha fazla göster