ABD'nin geri adımı

ABD'nin geri adımı

Küresel liderlik mücadelesinin en önde gelen mücadele alanlarından biri 5G'dir. 5G'yi en çok ülkede kimin kuracağı, yeni dünyanın nasıl şekilleneceğinin de bir bakıma işareti olacak. O nedenle bu alanda kıran kırana bir mücadele var.

Fakat mücadele iki ülkeden hangisinin daha çok 5G kuracağı şeklinden çok, birinin kurmaya çalışması, diğerinin de önlemeye çalışması şeklinde sürmektedir.

ABD KENDİ YAPTIĞINI BAŞKASINDAN DA BEKLİYOR

5G neden önemli? Çünkü 5G, veri trafiğini yönetmek demek. O trafiği yönetenin para trafiğini de, güvenlik trafiğini de yöneteceği düşünülüyor.

Tabii bu daha çok Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) suçlaması: Kendisi yıllarca böyle yaptığı için, kendi teknolojisini başkasına sattığında ona karşı kullandığı için, başkasının da aynı şeyi yapacağını düşünüyor haklı olarak…

Bu elbette mümkün ancak "yeni bir dünya" kurulurken bunu önleyebilmek de mümkün!

Zira teknolojiyi sattığına karşı kötü amaçla kullanmak, süper devlet hastalığıdır; çok merkezli dünyanın kolektif yönetiminde o hastalık geride bırakılabilir…

ABD'NİN İKİ ÇIKMAZI

Girişte belirttik: ABD ile Çin arasındaki 5G rekabeti, iki ülkenin 5G kurması rekabeti şeklinde değil, Çin'in kurmaya, ABD'nin ise önlemeye çalışması şeklinde sürmektedir.

Çünkü 5G teknolojisinde Çinli şirketler açık ara öndedir.

Bu ABD'yi iki şeye yönlendirmektedir: Birincisi, kendi şirketlerini Çin'in 5G sağlayıcılarıyla rekabet edebilmeye teşvik etmekte; ikincisi de 5G için Çinli şirketlerle anlaşmaya giden "müttefiklerini" durdurmaya çalışmakta.

ABD bunun için en yakın müttefiklerini gerekirse tehdit de ediyor!

Son ve en önemli örneği İngiltere!

TRUMP JOHNSON'LA TARTIŞTI

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, müttefiki İngiltere'yi 5G konusunda uyardı ve safını seçmesini istedi! Pompeo, Londra merkezli HSBC bankasını da fırçaladı!

ABD, İngiltere, 5G, HSBC…

Aradaki bağlantıyı anlatabilmek için kronolojiyi izleyelim:

ABD yönetimi müttefiki İngiltere'nin sınırlı bile olsa Huawei'ye 5G altyapısı kurulmasında rol vermemesini istiyor; bunun ulusal güvenliği tehlikeye atacağını savunuyor ve Washington-Londra arasında istihbarat paylaşımına engel oluşturacağını iddia ediyor.

İngiltere buna rağmen şubat ayında Çinli teknoloji şirketi Huawei'ye ülkenin 5G altyapısında hizmet sağlayıcı olarak yer verme kararı almıştı. Bu kararın ardından Donald Trump'ın Boris Johnson'la telefonda sertçe tartıştığı İngiliz basınına yansımıştı.

Ancak buna rağmen İngiltere, Çin'in nükleer enerji santralleri kurma taahhüdünü sürdürmesini de göz önünde bulundurarak, Huawei'in 5G ağını kurmasına belli ölçülerde izin sağlayabileceğinin işaretlerini veriyor.

Nitekim Londra'nın bu konudaki temel yaklaşımı şu resmî açıklamasıdır: "Başbakan, piyasanın çeşitlendirilmesi ve az sayıda şirketin hakimiyetinin kırılması için benzer düşünen ülkelerin birlikte çalışmasının önemini vurguladı."

HSBC'NİN ROLÜ

HSBC Yönetim Kurulu Başkanı Mark Tucker, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile bu ayın başında gizli bir görüşme yaptı. Ancak görüşme 7 Haziran'da medyaya yansıdı.

Haberlere göre Tucker, Johnson'a özetle Huawei'nin ağ donanımını yasaklamaması gerektiğini, aksi takdirde HSBC'nin Çin'de misillemeye uğrayabileceğini söylemişti.

HSBC Hong Kong'da kurulmuştu ama Londra merkezli bir bankaydı. Üstelik Hong Kong'daki en büyük iki bankadan biriydi ve Çin'de de çok geniş iş sahasına sahipti.

HSBC'nin İngiltere Başbakanı'ndan talebi Washington'u köpürttü ve devreye ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo girdi.

POMPEO'NUN ŞANTAJI

Pompeo öncelike HSBC'yi hedef aldı. ABD Dışişleri Bakanı, HSBC'yi Hong Kong sorununda Pekin'e "biat etmekle" suçladı! (11.6.2020).

Pompeo ikinci olarak, son dönemde sıkça yaptığı gibi Çin Komünist Partisi'ni (ÇKP) suçladı. ABD Dışişleri Bakanı, ÇKP'yi İngiltere (Britanya) bankalarının Çin'deki işlerini Londra'ya karşı siyasi baskı aracı olarak kullanmakla suçladı.

Pompeo üçüncü olarak da doğrudan Londra yönetimine seslendi ve "safını seçmesini" istedi! ABD Dışişleri Bakanı, Huawei'den vazgeçmesi halinde Londra'nın yanında olacaklarını söyledi: "ABD, Britanya'daki dostlarımıza duydukları her türlü ihtiyaç konusunda yardım etmeye hazırdır. Bu yardımlar güvenlikli, dayanıklı nükleer enerji santrali inşa etmekten yurttaşların mahremiyetini koruyan güvenilir 5G teknolojisi geliştirmeye kadar uzanır."

ABD'NİN GERİ ADIMI

Ancak bu şantajlara, bu tehditlere rağmen bir de teknoloji dünyasının kendi gerçekleri var. O da şu: 5G altyapısı kurmak konusunda Çinli Huawei lider konumda ve ABD bunu engelleyebilecek durumda değil.

Huawei'ye dünya çapında ambargo uygulamaları bunu engellemedi nitekim…

O nedenle ABD bu konuda geri adımlar atmaya mecbur ve de atmaya başladı: Örneğin ABD Ticaret Bakanlığı, Amerikan şirketlerinin Huawei ile iş yapmasına yönelik kısıtlamaları, 5G standartlarında birlikte çalışabilmelerine izin verecek şekilde değiştirmek durumunda kaldı! (16.6.2020).

Kuşkusuz bunda ABD'nin kaçınılmaz olarak Huawei'in teknoloji seviyesinden yararlanma ihtiyacı var öncelikle…

Mehmet Ali Güller