ABD'nin amacı ÇKP'ye karşı küresel koalisyon

ABD'nin amacı ÇKP'ye karşı küresel koalisyon

Kimi "süper solcular" Çin'e özgü sosyalizme dudak bükse de, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetimi o sosyalist sistemi ve sistemin mimarı Çin Komünist Partisi'ni (ÇKP) "baş düşman" ilan etmiş durumda…

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, bu yılın başında, 20 Ocak'ta, "asıl tehdit ÇKP'dir" demişti ve ABD yönetimi o günden beri sürekli ÇKP'yi hedef alan açıklamalar yapıyor.

ÇKP NEDEN ABD'NİN HEDEF?

ABD'nin ÇKP'yi hedef alması, kuşkusuz kendi cephesinden oldukça mantıklı.

Zira ABD'nin üst düzey politika yapıcıları bilmektedir ki, bugün Çin Halk Cumhuriyeti ABD ekonomisine yetiştiyse, üretimde ve ticarette geçtiyse, altı kıtada büyük yatırımlar yapabiliyorsa, teknolojide büyük atılım sağladıysa, askeri alanda da makası hızla kapatıyorsa ve en önemlisi dünyanın dörtte biri büyüklüğündeki 1,4 milyar nüfusunun refah seviyesini her yıl artırıyorsa, bunun asıl sorumlusu ÇKP'dir.

ÇKP liderliğinde Çin Halk Cumhuriyeti, sömürge ve iş savaş döneminin büyük yıkımını onarmış ve 70 yılda ülkeyi ABD'yle yarışır hale getirmiştir.

EKONOMİ VERİLERİ

Aslında Çin Komünist Partisi önderliğinde Çin'in nereden nereye geldiğini en iyi ekonomi verileri göstermektedir.

Örneğin Çin'in satınalma gücü paritesine göre dünya ekonomisi içindeki payı 1980'de sadece yüzde 2,3 iken, bu oran 2017'de yüzde 18,3'e, yani yaklaşık sekiz katına yükselmiştir. Aynı tarihlerde ABD'nin dünya ekonomisindeki payı da küçülmüştür: 1980'de yüzde 24,3 iken, 2017'de yüzde 15,3'e gerilemiştir.

2006 yılında Çin'in üretimi 894 milyar dolar iken, ABD'nin üretimi Çin'in iki katıydı; 1,8 trilyon dolardı. 2015 yılına gelindiğinde ABD'nin üretimi 2,17 triyon dolara çıkabilirken, Çin'in üretimi ABD'yi geçti ve 2,57 trilyon dolara yükseldi.

Ticarette de durum benzer. Çin 1979 yılında sadece 13,7 milyar dolarlık mal ihraç edebilirken, 2017'de ihracat 2,28 trilyon dolara çıktı. Çin ABD'ye yılda 431 milyar dolarlık mal satabilirken, ABD Çin'e ancak 149 milyar dolarlık mal satabilmektedir.

ÇKP'NİN 6 HEDEFİ

Görüldüğü gibi Çin 70 yılda, olağanüstü bir büyüme gerçekleştirmiştir. Üretime dayalı bu büyümenin mimarı ÇKP ve onun uyguladığı Çin'e özgü sosyalizmdir.

Ve ÇKP, 6 hedef belirlemiştir.

Bu hedeflerin birincisi Çin'i 2050 yılına kadar müreffeh, güçlü, demokratik, kültürel açıdan gelişmiş, uyumlu, güzel ve modern bir sosyalist ülke haline getirmektir.

ÇKP ayrıca "önce insan" merkezli kalkınmayı sürdürmeyi, reformlara devam etmeyi, sosyalist hukuk devleti inşasını, ÇKP'nin emrinde güçlü bir ordu inşa etmeyi ve Çin'e özgü ülke diplomasisi ile yeni bir uluslararası ilişki tarzı geliştirmeyi önüne hedef koymuştur.

POMPEO LONDRA'DA ÇKP'YE KARŞI KÜRESEL KOALİSYON ARIYOR

İşte ABD bu büyük gerçeği, yani büyük Çin atılımın mimarının ÇKP olduğu gerçeğini gördüğünden, artık doğrudan ÇKP'yi hedef almaktadır.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, geçen hafta Londra'yı ziyaretinde konuyu yeninden gündeme getirdi ve baş tehdit ilan ettiği ÇKP'ye karşı "küresel bir koalisyon kurma" amacını ilan etti (21.7.2020).

Pompeo, Trump yönetiminin, "Çin tehdidini anlayan ve Pekin'i doğru düzgün davranmaya mecbur edene dek ÇKP'yi geri püskürtmeye hazır olan ülkelerle koalisyon kurmayı umduğunu" dile getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump da, kısa bir süre önce G7'yi G11'e genişletmeyi istediğini açıklamıştı. Trump, Batı kampındaki "en gelişmiş" 7 ülkeye Rusya, Hindistan, Güney Kore ve Avustralya'yı ekleyerek, aslında Çin'e karşı "daha geniş Batı" inşa etme stratejisi belirlemişti.

Ancak Moskova yönetimi Çin'i dışarıda bırakan bu yapıya itiraz etmiş, G20 mekanizmasının ihtiyacı gördüğünü savunmuştu.

ÇİN DÜŞMANLIĞI ABD'YE YARAMIYOR

Sonuç olarak ABD yönetimi seçim takvimi yaklaştıkça Çin'e karşı baskıyı artırma peşinde. Trump, Çin düşmanlığını yükselttiği oranda seçimi kazanacağını varsayıyor.

Ancak anketlere bakılırsa seçimi kazanma olasılığı gün geçtikçe azalıyor ve Çin'e karşı inşa etmek istediği bir büyük cepheyi de kurabilmekten uzak görünüyor.

Ticaret savaşında vites yükseltmesinin ise Çin'e verdiği zarar kadar ABD'ye de zarar verdiği gün geçtikçe ortaya çıkıyor.

Kısacası, Çin düşmanlığı Trump'a ve ABD'ye yaramıyor.

Mehmet Ali Güller

Daha fazla göster